Bulunduğu kabile iki yüzü geçkin kişinin bulunduğu küçük bir sürüyü. Buna rağmen çok iyi biliyor ki Kurt kabilesi yüz kişi olsa da savaşamazlar. Yiyecek kıtlığı var bu yüzden onu terk etmişlerdi.
Adam omuzunda taşıdığı kızı kürk yığınına firlatmadan ikikez düşünmedi.
"Bu gece çiftleşeceğiz hazırlan!"
Kaba kelimeleri geride bırakarak mağarasından çıktı.
Kapının önünde bekleyen iki kişiye "Bu sefer mağaradan çıkmadığına emin olun"
Emrini verdi.
Biraz önce kaçma denemelerinden birinde daha başarısız olmuştu.
Raksa iki eliyle yüzünü kapatıp çığlık atma dürtüsünü engellemeye çalıştı.
Raksa bu dünyada uyandı uyanalı aynı şeyleri yaşadı.
Dion daima onu pençesinin altına aldı(!)
Bal sarısı parlak gözler alayla doluydu.
Homurdanarak yerden kıvrıldı. Dönüşüm geçirmemenin aşağılayıcı utancı ile eliyle normal bir insan gördüğünde kanını donduracak parlak sivri dişlerini gösteren kurtun yüzünü itti.
"Bırak beni!"
Yenilgisini kabullenen kızı kurt postu bozulup insan figürüne dönüştüğünde yerden alıp omuzuna çuval gibi attı.
"pis köpek!"
Dion bu kelimeyi başkasından duysa onu parçalardı ancak kızın sadece poposuna sertçe şaplak atmakla yetindi.
"Kes sesini!"
Çevredekiler bu olaya alışmış bir uyuşuklukla şahit oldular.
"Raksa gene meydan mı okudu?"
Bir diyeri küçümsemesini gizlrmeden konuştu.
"Bu kaçıncı sefer sayan var mı?"
Ayaklarının dibinde eti parçalamaya çalışan kurt yavrusu et ile mücadelesini bıraktı. insan görünümüne dönüşerek zeka ile parlayan gözlerle yetişkinleri yanıtladı.