"Ya iz yoksa?"
Yaşlı Hui dobra bir şekilde gülerek yanıtladı. Kabilede Raksa'nın kaçma çabalarını bilmeyen yoktu.
"İz yoksa eş olamazsınız demek"
Bu sefer ize bakmaları için Raksa gönüllü olarak kürk yığınından kendini öne itti.
"Lütfen bakın"
Eski asabiliği kaybolmuştu.
Yasli Hui ile gelen kız kıkırdadı.
"Kıyafetlerini çıkar"
Raksa'nın yüzü tekrar karardı. Bu ne saçmalık? Zaten üzerinde ki deri kıyafet pek bir şey örtmüyordu.
"Yaşlı Hui bedenini görmesi lazım izin nereden çıktığını bilmiyoruz göğüsünde olabilir sırtında olabilir..."
Açıklama yapan kız yüzünden Raksa tekrar öfkesini bastırarak deriden yapılma kıyafetini çıkardı. Vücudunun ön yüzünde bir şey yoktu. Arkasını dönmesini istediler. Raksa için bu daha kolaydı.
Beklenti ile arkasını dönüp utancını gizlemeye çalıştı.
" Oh..."
Raksa şaşkın tepkiden hoşnut ihtiyar Hui'ye beklenti dolu bir şekilde döndü.
"Kırmızı ay... Kutsandınız tebrik ederim"
Hui'nin cevabı daha yumuşak bir ses tonuyla gelse de Raksa için başından aşağı soguk su etkisi yarattı. Tanrı ona en ufak bir şans vermeden elinde ki küçük umut kırıntılarını da itinayla topluyordu.
Elini yumruk yapıp sıktı.
"Kanlı ay?"
İhtiyar Hui ile gelen kız geniş gülümsemeyle Raksa'ya baksa da Raksa kızın hayal kırıklığı ile dolu gözlerini gorebiliyordu.
"Kanlı ay, kurt atası tarafından ay şeklinde gösterir hilal şeklinde izin var ve kırmızı renk ölümden sonraki yaşamı da ele alır."
Raksa açıklamaya tuhaf bir şekilde baktı.
"Yani?"
Kızın sepeti tutan eli hafifce titredi.
"Yani yaşam ve ölüm bir anlamına gelir. Eğer Dion ölürse sende ölürsün. Eğer sen ölürsen Dion'da ölür"
Bu ne saçmalıktır. Raksa sözlerine bir gram bile inanmadan başını salladı.