TANRILAR SUNAĞI 75

1177 Words
Tohumların ayrılması işleminin ardından sırasıyla çürütme, kurutma, kırma ve ezme işlemleri gerçekleştirilir. Bu işlemlerde kırma keten için ayrı işlem, döküntü keten için ayrı işlem uygulanır. İki işlemde de biçme, tohumların ayrılması, çürütme, kurutma, kırma ve ezme işlemlerinden sonra aşağıdaki işlemler gerçekleştirilirdi. Bunların nasıl yapıldığı konusunda detaya gelince hiç bir fikri yoktu bu yüzden kış gelmeden kaba da olsa keten kumaş elde etmek için deneme yanılma yolu ile ilerleyebilirdi. Raksa ile elleri dolu Kabileye dönen Dion dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. "Dion odunun kalmadıysa sarı kamış yakmana gerek yok sana biraz verebilirim." Orta yaşlı adam acıyarak ikiliye baktı. Dion durumun yanlış anlaşılmasından dolayı sırıtarak açıkladı. "Odun topladım. Yeterli kadar var Hines bunları Raksa istedi. O yüzden aldım biraz. Bırak oynasın" Hines durumu iyice yanlış anlamış gibi daha da kızardı. "Oh" Raksa adamın garip tavrına ne kadar baksa da ne olduğunu anlamadı ancak daha sonra dedikodular hızla kabileye yayıldı. "Raksa çocuk istiyor" Dion'un ağzından çıkan oynamak aslında bu amaçla söylememişti ancak daha önce bir çift sarı kamıştan yatak yapıp birlikte olmuşlar. Eşin gururla anlattığı şey o gün hamile kalmaya yardımcı olmuştu. Kabile de üstü örtülü olarak sarı kamışla oynamak olarak bu terimi kullanmaya başladı. Dion bir bekar olduğu için bu detaylara dikkat etmemişti. Bu yüzden çift kolaylıkla yanlış anlaşıldı. Kısa süre içinde çocuk istedikleri şeklinde bir yanılgıya neden oldu. Raksa elinde ki sarı kamış dedikleri keten otunu Dion'un yardımı ile dövdü ıslattı ve çürümeye bıraktı. Kalan sarımsak soğanları mağaranın bir tarafına koydu. Yemek için oyulmuş taş tencerenin içine önce etleri parça parça kesip haşladı ardından suyu çekince bir adet soğan ve bir kaç diş sarımsak ekledi. Yemeği Dion yada diğerlerine bırakırsa haşlanmış yada ızgara et yemek zorunda kalacaktı. Etin üzerinde ki yağ parçalarını taş tencere attı cızırtı sesi ve koku Dion'un dikkatini çekti. Koku beklediğinden daha hoş ve lezzetli geliyordu. "Ne yapıyorsun?" Raksa soruyu cevaplamak istemese de yemekten ötürü keyfi yerindeydi. "Gerçek bir yemek" Hoş yaptığı şey standartları altında olsa da bu koşullar altında yapabileceği en iyisiydi. Yemeğe biraz kaynamış su ekledi. Tuz koyup pişmesini bekledi elinde ki eski yemek için olan tahtadan oyulmuş kasetlere pişen sulu et yemeğinden koyup Dion ve kendine aldı. Dion merakla bir kaç yudum suyunu içti. Parlak gözleri Raksa ya bakarken ibadetle doluydu. Raksa baharatdiz yemeği yerken diyon kadar tepki vermedi ancak geldiğinden beri yediği meyvelerden sonra sıcak yemek olarak fena sayılmazdı. Dion ilk kaseyi hızla bitirip ikincisini aldığında mağara girişinde birinin öksürük sesi geldi. Kabilenin şamanı Hui yanında Akai ile gelmişti. Mağarada ki lezletli koku nedeniyle yutkunmadan edemedi. "Ne yiyorsunuz Dion?" Dion Hui'nin sorusuna yanıt vermek için ağzına doldurduğu yemeği hızla yutkunmaya çalıştı. İki yanağı şişkin bir sincaba benziyordu. 'Raksa yemek yaptı.' Daha sonra onlara ikram etmek için taş tencereye yöneldi ancak içinde çok az miktar kaldığını görünce ikilimde kaldı. Hue ve Akai onun ikilemini görmüş gibiydi. Ancak Raksa yemek konusunda cimri değildi. Bulduğu büyük kaselere kalan yemeği bölüp uzattı. İki kadın yemeğe eşlik ettiğinde Akai'nin gözlerinde Raksa'ya bakan farklı bir bakış ortaya çıktı. Raksa bu kızın Dion'a olan sevgisini fark etmiş gibiydi ancak durum galiba Akai için anlaşılmazdı. Dioan ona olan abi sevgisi dışında Akai'nin de Dion'a sevgisi abisine aşırı düşkün olan kızlar gibiydi. Hayran olduğu ve düşkün olduğu birinin başka bir kadın ile görmekte rahatsız olması kendisinin dünyasında yaygın aşırı kardeş sevgisine benziyordu. Dion için herşey net görüngede Akai için büyüme çağına göre bu biraz bulanık olmalıydı. Bu sayede yeni şeyler öğrendiği bu yabancı kardeş sevgisinde bir saldırgan tavra bürünmediği için onları ayırmak yada Akai'ye karşı savunmaya geçmediği için Akai bir şekilde Raksa'yı farkında olmadan kabullenmeye başlamıştı. Ancak ilk çağ insanlarının basit zihinleri nedeniyle bu çok hızlı gerçekleşmişti. Akai ve Hue yemeği bitirdiğinde onlara homurdanarak bakan Dion'un yanında daha fazla kalmak istemedi. Kaçamak şekilde ellerinde getirdikleri meyveleri bırakarak kaçtılar. Raksa Dion'un gözlerinde acı ile taş tencereye bakması ile ilgilenmedi. Kürk yığına gidip uzandı. Bugün çok yorucu geçmişti. Dion yemeğini kaybetmesinin acısını kısa bir süre tuttu.Bundan sonra yemekler yapıldığında misafir kabul etmemeyi aklına koydu. Talihi yüksekti aldığı eş göze hoş emde yetenekli çıkmıştı. İyi yemek yapıyor. Daha önce bir eş hakkında beklentileri olmayan Dion yeni kriter oluşturdu. 'İyi yemek yapabilen eş' Gözler kürkün üzerinde rahat bir şekilde uzanan Raksa'yı bulduğunda hafife titredi. İkinci kriter zihninde hemen yer etti. 'Aynı zamanda göze hitap etmeli.' Aklında göze hitap etme teriminin sadece Raksa'nın oluşturduğu görünüşten ibaret olması ne yazık ki diğer kadınlar için acı bir sonuçtu. Çünkü bu düşünce çok sığ ve tekildi. Dion da Raksa'yı takip etti. Gece Dion bir süre sessizce uzandı daha sonra elleri hareketlenmeye başlayarak kadının üzerinde gezindi. Raksa bacağına kayan eli elinin tersi ile itip sırtını döndü ancak durum daha kritik hale geldi. Zira kalçasına sert bir şekilde bastıran kabarıklık her an kürkü delip geçebilecek şekilde zorlamaya başladı. Raksa'nın yüzünde siyah bir tabaka oluştu. Bu kudurmuş adam! Öfke ile arasında mesafe bırakmaya çalıştığında belinden tutularak sertçe çekildi. Sırtına değen sert kaslar Raksa'nın da gerginleşmesine neden oldu. Hayır daha bir gün önce mevcut olan yoğun antreman zamanını hatırlayınca irice açılan gözlerinde ki irisler büyüdü. Yaarın yapması gereken bir dolu işi düşündü. Mağara temizlenmeli yatak düzenlenmeli ketenler ip haline getirilmeli ve daha fazla toplanmalı. Bunları ağrıyan bel altı ile yapabilmek imkansız! Raksa büyük bir öz veriyle tüm saldırıları savuşturdu. Sonunda Dion işgal edemediği bedene acı ile baktı. Her ne kadar hareketli olmaya çalışsa da Raksa tarafından yorgun olduğu bahanesi ve yemek tehtiti ile durduruldu. Yemek! bu büyük bir sorun yediği yemeği düşününce ondan mahrum kalmak istemedi ancak şuan yanında yatan yemediği yemeğe baktığında... Nedense bu yemek ondan daha ağır basıyordu ancak kadının sert reddine karşılık acınası bir hal aldı. Yemek mi yok sa yanında ki yemek mi? İkilem gece boyunca Dion'un zihnini işgal etti. Sonunda daha fazla dayanamayarak gün doğmadan önce uyuyan kadının kürk eteğini yukarı çekip acı çeken erkekliğini kalçalarına yapıştırarak kadını kendine çekti. Uyku semse Raksa aydığı saldırının şoku ile alla bullan bir kafa ile gözlerini açtı gördüğü şey iki alev elev yanan altın gözlerdi. Karanlık mağarada biraz ürpertici ancak fazlasıyla baştan çıkarıcı. Dion'un başının üstünde çıkan tüyle kulaklar seğirdi. Belini sıkıca tutan ellerin tırnakları uzayarak kızın tenine hafife bastırdı. 'İstiyorum..' Hırıltılı ses tüm kontrolünü kaybetmek üzere olan bir alfadan geliyordu. Kurt dönüşümünün başında gibiydi. Raksa uyku sersemliğinden hızla ayıldığında çoktan adamın bedeninin altındaydı.Tek eliyle kızın eli başının üstünde tutuldu. Dion pençesi ile kürkü hızla parçalayarak hafif gün doğumuna yakın gelen ışığın altında bedenin kusursuz güzelliğini gözler önüne serdi. Soğuktan ürperen göğüsler dikleşmiş. Beyaz süt teni kıvrımlı bir şekilde bacaklarının arasında yenilmeye hazır kuzu gibi duruyordu. Dion hassas burnu nedeniyle tüm kabilede mevcut olan ağır kokuyu kızdan alamadı. Hafif toprak kokusu altında kızın tenine ait hoş koku iç gıdıklayıcı bir şekilde dönüşüm etkisi ile daha da belirgindi. Raksa'nın sırtında ki dövme ısınmaya ardından uyuşmuş şekilde binlerce iğnenin batma hissini yaratmaya başladı. Ufak korku yerini teslimiyete bırakmadan önce sadece bir kaç saniye sürmüştü. Gün doğumundan sonra Raksa kısıtlı zamana rağmen hırpalanmış bir şekilde hala durmayan adamı zorla üzerinden itmeye çalıştı. Adamın sıcak nefesi altında titredi. 'Artık du..ur' Ancak sözler pekte etkili olmadı. Bu adamın daha hızlanmasına ve Raksa'nın konuşamayacak durumda inlemesine neden oldu. Dışarıda toplanan avcılar Dion'un mağarası yönüne baktı. İçlerinden en yaşlısı yüzünde deneyimli bir gülümseme gösterdi. 'Bu gün dion gelmeyecek'
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD