TANRILAR SUNAĞI 84

993 Words
Bir günlük yolculuk sonunda dinlenmek için kamp kuruldu. Yerde süzülen araçlar park haline geldi. Hızla bir kaç mikro çadırlar aktifleştirildi. Her ne kadar yetişim yapıp güçlenen bir gezegen olsa da teknoloji de çığır açan duruma gelmişlerdi. Ortada yakılan ateşin etrafında askerler yerlerini almış bir kaç gece nöbetcisi dışında rahatladı. Raijin ateşin başında rahat bir şezlonga oturdu. Kavrulan etten bir parça kesti. "Buraya gel" Raijin tüm gününü tilki ile harcadı. Hatta aracın içinde kucağından tuvalet dışında hiç indirmedi.Bir günün sonunda tüm sadık yardımcıları artık tilkinin majeste için önemini bilecek kadar yetkindi. Soğuk ve her hangi hataya tahammül edemeyen üçüncü Prens bu evcil hayvanın etrafında gözleri nezaket izi taşıyordu. Xion onu çağıran adama sonra da tuttuğu ete baktı. Bir an yemek için gururunu kenara atıp atmaması gerektiği konusunda terettüt yaşadı. "Eğer gelmezsen sabaha kadar yemek yok." Tilkinin şikayet dolu gözlerini görünce sırıttı. "Yumurta çalabileceğin bir ağaç yok" Xion çalmadım! Avladım! Bağırmak istedi ancak tuhaf bir miyavlama şeklinde ses çıkaracağı için pes ederek istemeye istemeye adamın yanına gitti. Ağızına verilen küçük parçaları tek tek yuttu. Oldukça lezletliydi. Özellikle çiğ yumurtadan sonra. Raijin küçük tilki yavrusunun verdiği etleri yutmasını izlerken kıkırdadı. "Yavaş ye daha var" Xion adamın yüzüne bir pençe geçirme isteğini zor zapdetti. Yemekten sonra çadıra gectiklerinde şu dolu küvete atılıp iyice yıkandı. Nemi emen biyoteknolojik havlularla kurutuldu kabarık tüy yumağına döndü.. Toz ve kirden arınmış tüyleri gri görünümünü kaybedip bembeyaz parlak görünümüne döndü. Uykusu nedeniyle genişce esneyip yatağın ayak ucuna yattı. En azından yatmak istedi. Büyük güçlü ince parmaklar onu kavrayıp kollarına çekene kadar. Xion ısırma dürtüsünü zabdeterek durmadan kıkırdayan adama bir kaç saniye şikayet dolu bir şekilde bakıp gözlerini yumdu. Uyurken prensin adamanlarının yaşadığı şoktan habersizdi. Prens bugün bir den fazla tilki yüzünden gülmüş müydü? Tüyleri diken diken oldu. *** Sabah gün ışığında Xion aç karnı ile uyandı. Yatakta rahatça yatan adamın giysilerini dişlerinin arasına alıp çekiştirdi. Uyandırmak için verdiği çaba adamın onu tutup kucağına çekmesi ile sonuçlandı. Tüm yaşadığı zülm karşısında sonunda kendini tutamayarak adamın elini dişlerinin arasına alıp ısırdı. Soğuk altın iki cift yılan gözü üzerine dikildi. Yaptığı eylemi ölüm korkusu ile anında durdurup hafif diş izi olan eli bir iki defa yaladı. Adamın gözlerinde ki ürpertici bakış yumuşadı. Dikey göz bebeği elips şeklini aldı. Biraz önce öleceğini düşündü! Çok korkutucu! Binden fazla dünyayı gezen biri için bile fazlasıyla korkutucuydu. Raijin tilkinin korkusunu görünce gülümsedi. Başını hafifçe ovdu. "Yaramazlık yapma... " Konuşma yüzünden oluşan tuhaf ortam dışarıda ki sesle kesintiye uğradı. Xion gelen kişi için şükranlarını sundu. "Efendim rapor Generalin oğlu Teon ormanın güneyinde bulundu" Bu adam kayıp mı olmuştu? Xion merakla tilki kafasını Raijin'in gövdesinin üzerimden kaldırdı hatta farkında olmadan ön partisini göğsünün üzerine koyup kendini biraz daha yukarı çıkartıp kulaklarını dikti. Raijin tilkinin merakından hoşnutsuz bir şekilde küçük yavruyu tutup çarşafın içine attı. Sebepsizce rahatsız hissetti. Davranışını fark ettiğinde gözleri irice açıldı. Az önce bir tilkiyi mi kıskanmıştı? Bir kaç saniye boyunca çarşafın içinden çıkmak için debelenen yumruk büyüklüğünde ki kabartıya baktı. Çarşaftan çıkan kabarık kuyruk poposuyla beraber sallandı. Sonunda poposunun üzerine oturup patisi ile çarşafı çıkarabildi. Çok yorulmuş eda ile iç çekip haksızlığa uğramış gibi bakan sulu gözlerini Raijine dikti. Raijin tüm süreç boyunca yavru tilkinin çabalarını izledi. İçinde ki tatsız duygu kaybolmuş yerine hoşnut bir ifade almıştı. "Dikkatinizi bana verin" Xion giden adamın arkasından tuhaf bir ifade ile bakıp kafasını yana eğdi. Başka birini düşündüğü için sevgilisi tarafından cezalandırılmış gibi hissetti. Tabi adam bir hayvandan hoşlanacak kadar sapkınsa normal. Hoş üçüncü prensin normal olmadığı söyleniyor. Üstelik onunla en başından bir hayvanla değilde normal bir insanla konuşur gibi konuşuyordu. Kafasını iki yana sallayıp düşüncelerini uzaklaştırdı. Hikayeyi takip etmek için çadırdan hızla çıktı. Tahminine göre şuan Teon'la ormanda açlıktan ölmeden önce karşılaşıp yemek yedikten sonra ki süreçti. Yarım gün sonra üçüncü prensin adamlarına rastlayıp onlara katılarak başkente dönmüşlerdi. Teon arabası kurcalandığı için ormanda bozulan araçla kalakalmıştı. Prens sınır teftişinden dönerken orman üzerinden geçiyordu. "Majeste'ye denk gelmek benim şansım Nezaketiniz için teşekkür ederim" Raijin önemsiz bir şeymiş gibi elini salladı. İzlendiğini fark etmiş gibi arkasına döndü. Tilkinin dikkatli bakışlarını görünce eğlendi. "Yemek yemek istiyor musun?" Xion onaylamak için başını salladı. Raijin cevaptan memnun olarak elini uzattı. "O halde kucağıma gel" Bir gün sonunda Üçüncü prensin tavrına alışan askerler ve yardımcısı yüz ifadelerini hala koruyabiliyorlardı ancak Teon'un gülümsemesi aniden flört ediyor gibi görünen bir insan bir hayvan yüzünden çatladı. "Ma-Majes..." Sözsüz kaldığı bir nokta gerçekleştiği için cümlesine devam edemedi. Tilki yavrusu prensin kucağına atlamış bu da yeterli gelmemiş gibi elini yalamıştı. "Hayvan-insan?" Teon'un meraklı bakışları Raijin tarafından engellendi. Tilkiyi göğüsüne gömüp ters bakışlarla baktı. Bakışlarından ürkek Teon bir kaç adım geri attı. "Sadece merak" Raijin daha fazla Teon'un yanında kalmadı. Tilkisi çok acıkmış olmalıydı! Xion aslında böyle bir şey yapmak istemedi. Sadece eğer bu adamı dinlemezse acımasızca cezalandırılacağını düşündüren bakışları yüzünden fazlasıyla istekli davranmak zorunda kalmıştı. Neden prensin az önce ki tavrını sevgilisinin onu ne kadar sevdiğini göstermek isteyen bir adam gibi hissettirmişti? Ilk defa hayvan vücuduna girdiği için duygularının karmaşık olabileceğini düşündü. Yanılmış olmalıydı. Bazı şeylere fazla anlam yüklemeye başlamış olmalıydı. O şuan evcil hayvan olarak görünüyordu. Bir çok insanın küçük yumuşak sevimli şeylere zafı vardı. Üçüncü prensin ilgisi de bu yüzden olmalıydı. Sadece o aşırı sahiplenici... Xion çağresizce iç çekip başkente kadar dayanmayı tercih edebilirdi. Kahvaltı akşam yemeği gibi aynı şekilde küçük parçalar halinde Raijinin elleriyle onu tek tek beslemesiyle son buldu. Karnı şişkin oluncaya kadar yeyip esnedi. Uzun pembe dili ile ağzını yalayıp yemek kırıntılarını temizledi. Gözleri yarı kapanmış şekilde üçüncü prensin kucağına kıvrıldı. Teon tilkinin rahat tavrına aşırı şaşırmıştı. Üçüncü Prens canavar insan'dan doğma biri olarak canavar doğası nedeniyle etrafında her zaman kanlı şiddetli bir hava bulunurdu bu yüzden yakınındakiler daima gergin ve diken üstünde olurdu. Ancak yavru bir hayvan insan bu derece rahat davranmıştı. Tilki yavrusunda özel bir şeyler görmek istercesine araştıran bakışlarına üçüncü prensin eli ile set çekildi. "Sağlıklı ve uzun bir yaşam için senin olmayana göz dikmemelisin" Teon ağır baskıdan irkilerek şaşkın gözlerini prense dikti. "A-anlıyorum" Şuan tilkiye baktığı için tehtit edilmişti! Gerçekten üçüncü Prens normal biri değildi. Söylentilerin abartı olduğunu düşünüyordu artık emin doğruydu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD