Exon bir süre kararsız bakışlarla çocuğa baktı daha sonra kucağında ki çocuğu yavaşça yere bırakıp farklı beyaz bir tuvali aldı. Çizdiği resmi kenara koyup onu yerleştirdi. Onu yere bıraktığı için hoşnutsuz kırgın bakışlı çocuğu tekrar kucağına almak için yaklaştı.
Çocuk durumdan hoşnut hemen kollarını açtı ardından yağlı boya olan fırcayı tutup tuvali boyamaya başladı. Çarpık çizim güzel değildi üstelik Exon'un kaşlarını çatacak kadar berbat görünüyordu. Telefonda konuşan Arvin tüm süreci izlerken eğlendi.
Exon'un gözlerinde ki acı dolu bakışlar daha önce düz çizgi olan dudaklarının kenarını kıvrılmasına neden oldu. Exon sonunda dayanamamış olsa gerek iç çekti.
Bu belki de Exon'un en büyük tepkisiydi.
Çocuğun eli durdu gözleri Exon'a soru sorar gibi baktı. Exon'da çocuğa baktı.
Bir dakikalık bakışmadan sonra çocuk Exon'un yanağına sulu bir öpücük kondurup kollarından aşağı indi.
Exon afallamış bir şekilde çocuğu bırakıp eliyle yanağını örttü ancak kırmızı kulaklar Arvin'in gözlerinden kaçmadı. Göze çok hoş gelen görünüşe kıkırdadı. Oğlu gerçekten aktifti. On yıldır saçını bile okşamadığı üvey kardeşini öpmüştü.
Arin ile odadan çıktıktan sonra kapıda ki kilitleme sesini duydu.
Bu uzun süre daha odaya alınmaması gerektiğini ima eden bir tavır olsa da Arvin çizgiyi geçen oğlu olduğu için hoş karşıladı.
Düşüncesi oğluna kayınca tuvalde ki çocuğun resmi aklına geldi gözleri karardı.
Resim tamamlanmasa da bu şekilde çizilmesi bir şeyi gösteriyordu. Bahçede oğlunu gözleyen kimse yoktu.
Bir çocuk havuza o kadar yakınken hiç bir yetişkin bu durumu uzaktan izlemezdi.Exon resme bakarken eski durgun tavrı kayboldu.
"Sistem biraz önce Arvin'in telefon konuşma kaydını çıkar"
Sistem cızırtı dolu sesten sonra kaydı Exon'un beyninde oynattı.
"Havuzlu bahçeye gizli kamera yerleştirin. Evdekilerin haberi olmadan yapın. Havuzun çevresi dahil geniş görülebilir alan olsun"
"Evet efendim"
Koruma komutu aldıktan sonra Arvin'in kararsız sesi tekrar duyuldu.
"Arin'in odası dahil salon ve Exon'un oda girişine de yerleştirin"
Konuşma buradan sonra iş ile ilgili konuya doğru kaydı.
Exon'un gözleri parladı. Tuval ikinci amacını yerine getirmişti. Tamamlamak için tuvali aldı. Issız bir bahçeyi ve güneşin ışıklarını resmettikten sonra son dokunuşlarını yaptığında hava kararmıştı.
Akşam yemeğinde aşağı indiğinde Ellan bu kızın varlığından rahatsız olarak sözlerini esirgemedi.
'Herkes seni bekledi yemeği birlikte yememiz önemli'
Sözler ne kadar düşünceli anlayışlı çıksa da altında yatan anlam herkesi bekletip odasında kalması onlara saygı duymamasını ima ediyordu. Arvin daha önce yemeğe erken inmesi için Exon'u uyaran kişiydi ancak bugün ki etkileşim sonunda sessiz kaldı.
'Önemli değil yerine geç'
Exon sessizce Dadıdan uzak durarak diğer tarafa geçti. Yolu büyük anlamda uzatmış olması Arvin'in daha önce dikkatini çeken ancak umursamadığı anıyı hatırlattı.
Exon insanlardan uzak dursa da bu kadar bariz bir tavır kimseye takılmadı. Ancak dadı zamanında Arvin'e bakmış olan yaşlı kadındı. Göze hoş gelmeyen şeyi aklında tutarak sessiz kaldı. Oğluna yemeğini yedirmeye devam etti.
Yemek biter bitmez Exon hızla kendi odasına dönüp kapıyı kilitledi. Duş almak için odasında ki banyosuna gitti. Arvin Exon'la konuşmak için gelmişti ancak kilitli kapı ona sınırı çizmiş gibiydi. Kendi evinde bu odaya girememenin verdiği rahatsızlıkla odasına döndü.
Bir hafta sessizce geçti. Dadı her fırsatta Arin'e vurmaya Ellan ise sözlü taciz ederek dışarı çıkmaya devam etti.
Exon okula hergün gitmez sadece sınavlar için giderdi. Final sınavı için vereceği beste kağıtlarını ve bitmiş üstü örtülü tuvale baktı.
Bu iki bitmiş ürün dışında bir şey daha yapmaya karar verdi. Exon'un tutumu nedeniyle şarkı söyleyemez oyunculuk yapamaz senarist olamaz ancak bu resim ve müziği engellemezdi.
Sonunda Exon'un kişiliğine ters düşmeyecek bir müzik bestesine karar verdi. Zihninde binlerce dünya gezmiş bir insanın birikimi vardı. Bu dünyaya geldiğinden beri bir çok ölüm denemiş birinin geçmişi ona verilmişti. Kazandığı bilgiler bu acı çekerek ölmenin verdiği tek ölümdü.
Sabah kapının kilidini açıp kapıyı aralık bıraktı. Piyanonun başına geçip çalmaya başladığında işe gidecek olan Arvin yerinde durdu. Müziği dinlemek adına merdivenlere yöneldi.
'Sabah sabah gürültü çıkarsada art niyeti yok aslında ' Konuşan Ellan'dı. Sözleri savunmak adına çıkmış görünse de temelde her sabah gürültü çıkardığından şikayet ediyordu.
Arvin sözlerin altında ki anlamı düşünecek durumda değildi. Müzik daha net gelmeye başladığında merdivenlerden yukarı çıkmıştı bile.
Bu müzik öncekinden başka bir şekilde his vermişti. Özlem duygusu yoğundu. Masum birinin zindanda zincirlenip küçük pencerenin dışında ki gökyüzüne baktığı anı resmediyor gibiydi. Müzik o kadar akıcı ve iç acıtıcı bir şekilde ilerliyordu ki Arvin hissetmediği tatmadığı acıyı izledi.
Teninde var olmayan yaraların sızısı ve hapsedilmiş olmanın verdiği bunalım bir şey yapamamanın çağresizliği ağızda metalik kan tadı gibi oluştu. Arvin hem müziğin durmasını istedi hemde devam etmesini. Müzikte ki kişi hücreden çıkmak için hiç bir çırpınış göstermedi. Gözleri küçük pencereden gök yüzüne baktı. Müziğin eşliğinde uçan kuşların cıvıltısını ve sonunda asla özgürlüğü elde edemeyen mahkumun acısı ile bitti.
Arvin rahatsızlıkla odaya girdi. Exon'un soğuk duygusuz yüz ifadesi altında gözlerinde ki hafif parıltı dikkatini çekti. Sulu gözler ağlamak ister ancak ağlayamıyor gibiydi.
'Bu...bugün okula gidecek misin?'
Aslında başka bir şey sormak istedi. Evdeyken böyle mi hissediyorsun? Bu müziği neden yaptın? Ancak cevabı duymak istemedi.
Exon başı ile hafifçe onayladığında küt siyah saçlar sallandı.
'Hazırlan seni götüreceğim.'
Exon yeni çaldığı parça dahil bitmiş tuvali alarak ayağa kaltı. Üzerinde bahçivan pantolonu vardı. İçinde ki beyaz tşört teninin açıklığını daha da vurgulamış kadığıda çizilmiş bir insan gibi görünmesine neden olmuştu. Üç boyutlu yüz kusursuz güzel ancak münzeviydi. Yaşadığını hissettiren tek şey parlak siyah gözlerdi. Uzun kirpiklerle çevrelenmiş. Gözlerin varlığını gizlemek adına her kırptığında titreyerek görüşü engelliyordu.
Arvin Exon'u tutup şevkat gösterme isteğini zor tuttu. Bu üvey kardeşi daha önce de bu kadar kırılgan mıydı?
İkili evden çıkıp arabaya geçene kadar Ellan bakımlı tırnaklarını avcuna batıracak kadar sert sıkıp zoraki bir tebessüm göstermişti.
Bu iş yavaş ilerleyemez. Kapıyı kapatır kapatmaz dadıyı bulmaya gitti.
'Ne yap et bir an önce çocuğun O yabani kız yüzünden şiddet gördüğünü Arvin'e göster yoksa parayı unut anladın mı beni!'
Ellan dadıya bağırıp öfkesini kustuktan sonra ancak biraz sakinleşti.
'Endişelenme Hanımım ben..ben daha fazla yapacağım!'
Burada iki kişi çocuğu taciz etme konusunda önemsiz bir şeymiş gibi konuşuyordu.
'Hımph öyle olsun ben dışarı gidiyorum akşam yemeğinden önce evde olurum!' Öfkeli gözler dadının zoraki sırıtan yüzünden ayrıldı kapı sertçe çarpılmadan önce yarım saat içinde Ellen üzerinde ki kıyafetleri değiştirmişti.
Şimdi diz kapağına kadar uzayan etek yerine mini parıltılı bir etek bol tşört yerine dar bir straplez giymişti.
Son moda kıyafetlerine uygun el çantası ve yüksek topuklularla evdeki arabayı alıp ayrıldı.
Exon arabada sessizce oturdu. Rolüne uygun bir şekilde herhangi bir duygu göstermedi. Araba okul kapısına vardığın da şoförün açtığı kapıdan sessizce indi.
"Exon!"
Neşeli bir ses duyunca Exon'un ifadesiz yüzünde gözleri hafifçe parladı. Arvin gözlerinden bu ayrıntı kaçmadı üvey kardeşi hakkında bildiği o kadar az şey vardı ki ona seslenen adamın Exon tarafından oğlu gibi onaylandığını fark edince rahatsız oldu.
"Sınavlar için mi geldin?"
Exon soruyu kafasını sallayarak onayladı