TANRILAR SUNAĞI 91

665 Words
Karka heykeli daha fazla dayanamayarak bağırdı [Bekle dur dur!] Hayatında ilk kez bu kadar detaylı ve yüzsüz istekleri görüyordu. [Bunlar çok fazla karşılığında verebileceğin bir adak var mı?] Akasya geçmişini öğrendikten sonra bir şeyden emindi. Artık peşinden koşabileceği birşey yada vazgeçemediği bir amacı kalmamıştı. 'Sana geçmiş hayatımda ki bedenimi vereceğim. Birde geçmişimde ki anılarımı bana sadece bu dünyaya gelen gezgin olduğumu Tanrılar sunağından eski hayatımda tutunacak bir şeyim kalmadığımı için tüm anımı bedenimi hayatımı verip bu dünyada ikinci bir şans ile başladığımı hatırlatmam yeterli. Anılarımı ve kuleyi tırmanırken kazandığım puanları vereceğim yeterli mi?' Karga sessizliğe bürün bir süre sonra sesi çıktı. [O halde sana dünyada bir soylu olarak doğmama izin veremem. Bu verdiklerin karşılığında bir kaç şey deha istiyebilirisin. Senin geçmişin sokak çocuğu olacak] Akasya bu kadarını bekliyordu. 'İkincil meslek olarak altın bir güç istiyorum. ' Karga bağırdı [Çok aç gözlüsün insan!] Akasya bir süre sessiz kaldı. 'İlk yeteneğimi oldukça güçlü istedim onu kamufilaj edecek bir yetenek lazım. Canavar eğitmenine ne dersin?' Karga kıkırdadı. [Hayal Et derim!] Akasya karganın tepkisinden bu yeteneğin gerçekten altın bir yetenek olduğunu anlayınca iç çekmeden edemedi. O halde ikinci öncelik nerede olursan ol para kazanacağın ve taktir göreceğin bir yetenek olmalı o zaman gözlerini karganın heykeline dikti. 'Bana ilaçlar yapabileceğim bir yetenek ver yetenek büyüme potansiyeli olsun senden altın bir istek istemiyorum değil mi?' Karga bir süre sessiz kaldı. İstediği iki yetenekte altın karta giriyor ancak büyüme potansiyeli olursa gözlerinin önünde çıkan üç altın yetenek kartına baktı. 'Tanrısal doktor, Dahi hap ustası, Göksel simyacı' Tanrısal doktor her türlü hastalığı iyileştiren formüllere sahip altın bir yetenek Karga hemen eledi. Dahi hap ustası ise küçük bir hap ile bir çok güçlendirme dahil iyileştirme yeteneklere sahip olunan bir yetenek eğer gönderdiği dünyada hap ortaya çıkarsa sansasyonel olacaktır. Onu da düşünmeden eledi. Simyacı ise ne tam bir doktor ne de tam bir simyacı göksel ünvanı alan bir yetenek olmasının sebebi alt dünyadalardan birinde ihtişamla parlaması. Üst dünyada bu yetenek aslında zar zor altın olmuştu rütbesi direk menekşeye düşebilir. Bunun en büyük nedeni simya içinde rün ve tılsım gibi bir çok konu olması yıllar boyunca üzerinden çalışmalar yapılmadan zirve seviyeye gelememesi bu mesleği oluşturan alt dünyada ki simyacı bile 10 seviyelik yetenekte sadece altıncı seviye kilidini açabildi. Büyüme yeteneği yani kızı dolandırmıyor istediği büyüme yeteneği olan bir şifa yeteneği veriyordu sonuçta simyacı da ilaçlar ve bitkilerle iyileştirme iksiri üretmişti. Sonunda fazla kaybetmeyeceğine karar vererek. yeteneği Akasyaya verdi. [Tamam sana Göksel simyacı yeteneği vereceğim altın bir yetenek ve cadı yeteneğini bunun karşılığında gönderdiğim dünyada ne bir ebeveyn nede bir akraba kan bağın olan kimse olmayacak sokak çocuğu olarak geçmişin en düşük seviyede olacak. Cadı için ne yazık ki yetenekler on üç yaşında uyandığı için seni bir yıl erken göndereceğim. Ah unutmadan gözlerini Akasya'ya dikti Adın ne olsun istersin sonuçta sana kimse ismini vermeyecek?] Acımasız kelimeler Akasya'yı rahatsız etmedi. Onun yerine dikkatlice düşündü. Yeni hayat için yeni isim. 'Benim adım Calista De Catres olacak' [Sokak çocuklarının ve sıradan halkın soy adı olmaz] Akasya omuzlarını silkti. 'O halde yok olmuş bir ülkenin asillerinden soyundan gelen biri olayım?' Karga hoşnutsuzluk homurdandı. 'Bunun için verebileceğin bir adak kaldı mı?' Akasya sessiz kaldı. O haklıydı. Şuan hiç bir şeyi kalmamıştı. 'Tamam dediğin gibi sadece adım Calista ancak soy adım olursa gelecekte lütfen De Catres yapın birde lütfen çok güzel ya da çok çirkin yapma beni sıtandartın biraz üstüne yapabilirsiniz. Soylu olursam ileride utanmak istemem sonuçta seni seçtim ve senin müridinim. ' Karka onaylarcasına bir ses çıkardı. 'Neden güzel olmak istemiyorsun?' Akasya iç çekti. 'Elmas bulan köylü cahilliği yüzünden ölüme mahkum olur. Çok güzel olan bir sokak çocuğunun sonu asillere yada genel eve satılan bir köle olmaz mı ? Bu bana şans değil şansızlık getirir' Karga gür bir kahkaha atarak gülerken Akasya'nın üzerinde mor ve Altın ışık kayboldu. 'İleride utanmak istemem sonuçta sen benim müridimsin' Karga heykeli kaybolup yerini ürpertici bir görünüş aldığında Akasya çoktan dünyaya gönderilmişti. Küçük kızın gittiği yaşam arasını yayan heykel kanatlarını açtı. [O kızı görünüşünle kandırmak iyi mi Hiçliğin Tanrısı?'] Ancak Yaşam Tanrısına herhangi bir cevap gelmedi. '
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD