TANRILAR SUNAĞI 71

208 Words
" Kürk yataktır. Hasta olunca yatarız uyumak için yatarız dinlenmek için yatarız en uzun süre üzerinde yatarız bu yüzden tuzu deriye serptim. Tuz serpmemin nedeni işte en kıymetli adaktır! Güçlü koruma için kıymetli hediye!" Akai şimdi net anlamış gibi başını Raksa'ya ibadetle bakan gözlerle salladı. " B-Bende yapabilir miyim? " Raksa eğer insanların çürüyen kürkde yatmasına engel olduğu anlamına geliyorsa dolaylı yoldan onları hastalıktan koruyacağına kanaat getirdi. " Neden olmasın. Ölen sevdikleri akrabaları olan herkes yapabilir" Bu çağ da kesinlikle herkesin bir tanıdığı ölmüştür. Yaşam uzunluğu 45-50 olan bir çağ ve 50 yaşına kadar yaşayan kişi yüz yaşını geçmis birine verilen tepkiyi alıyordu. Akai mutlu olup ayrıldığında Raksa da mağaraya geri döndü. Şimdiden yorgun hissetti. Yalanlar doğru bir şey için söylenirse yalan sayılmaz değil mi? Kabilenin durumu ve aldığı bedenin geçmiş yaşamını düşününce yemek olarak eti su ile haşlamak dışında hiç bir yemek yok ve mağaralar taştan olduğu için ne kadar içeride ateş yakarsan yak soğuk içinde kalmaya mahkumdun. Üstelik bazı günler odunun az olmasından kaynaklı sadece yemek için ateş yakılıyordu. Çıplak ayaklarda hiç bir koruma yoktu. Akai ilkel çağın zor şartları altında iç çekti. Geçmiş ile ilgili silik anılar onu daha da çok zorladı. Sanki çok önemli bir şeyi unutmuş gibiydi. Hatırlamaya çalışmak baş ağrısına neden oluyordu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD