TANRILAR SUNAĞI 65

200 Words
"Bir hafta içinde bu yirmi bir." Yetişkinler küçümseme ile dillerini tıklattılar. Sonunda mağaraya geri dönmüştü. Yirmi birinci yüz yılda yaşayan biriydi. Teknolojik bir çağ ancak gerçek benliğine ait anılar bu bedende ki farklı anı yüzünden bölük pörçüktü. Saçma derecede düşüncesiz bir adama eş olarak verildi. Seçim hakkı bile tanınmadı. Bir haraç olduğu için ancak eş olarak seçilen kişiyi yenerse gerçekleşek durumu durdurabilir eğer onun için seçilen eşi kabilede en güçlü savaşçılardan biri olmasaydı(!)Bir tür turnuva düzenleyerek karar verilmişti. "Dion o pis köpek! " Karda uyandığı gün kabilesinden ayrıldıktan sonra kaçtığı ilk seferdi. Kaçışa en yakın olduğu durumda bu kendisi değil Raksa'nın başarılarıydı. Yenilgi duygusun acı tadıyla dişlerini dudaklarina geçirdi. Şimdi dünyalar arası Seyehat mi etmişti? Ya da ruhu mu demeli. Kendisine yabancı gelen kızıl saçlar mavi gözler dolgun dudakları ile çok güzeldi. Bu çağda böyle bir yerde harcanması çok yazıktı. Raksa o gece kendini kurtaracak hiç bir şey bulamadı. Dion mağaraya geldiğinde kürk yığını içinde ki kıza arzulu gözlerle baktı. Sonunda kendine eş kazanmış tam bir erkek olacaktı. Mağaranın soğukluğundan etkilenmeden kızın çırpınışlarını durdurdu. Yüzünü kürk yığınına bastırarak arkasına geçti. İki beyaz top şeklinde kalçasını bir süre izleyip dokundu . Artık kendini tutamayacak durumuna gelince kızın bacaklarını açıp erkekliğini itti.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD