TANRILAR SUNAĞI 93

541 Words
Hans'a ait kütükleri tek tek elinde ki eski keser ile budamaya başladı. Dışarıdan kolay bir iş gibi görünse de güç gerektiren bir iş olduğu için Calista oldukça zorlandı. +1 puan aklına gelince onu sessizce bir fark yaratmasını umut ederek güce koydu. "Hans bu çocuk da nereden çıktı?" Yaşlı bir adam elinde ki bastonun ucunu Calista'ya uzattı. "Bu pis çocukları alırsan köyde daha fazla türemeye başlayacaklar. Bir an önce ondan kurtul benden sana söylemesi" İhtiyarın acımasız eleştiri Calista'nın kulaklarına çalındı. Sessizce işine devam ederken o adama hava muamelesi yapmak zor değildi. "Sadece yemek karşılığında işime yardım ediyor beleş bir şey vermiyorum. İyi niyetini anlıyorum Muhtar Fonde" İyi niyetmiş... Yaşlı adam sadece kirli bir çocuğu köy çevresinde görmek istemiyordu. Calista için bu köy sadece bir duraktı. En yakın kasabaya gidip bir an önce iş imkanı ve para bulmalıydı. Gerçekten de Karga onu toplumun en alt seviyesinde başlatmıştı. "Himp.. Sen bilirsin!" İhtiyar homurdanarak konuyu değiştirdi. "Son dönemlerde yakın köylerde çocuklar kayboluyor bir şey görürsen haber etmeni söylemeye geldim. En son Barones Collen'in iki çocuğu ortadan kaybolunca ortalık karıştı. Başlarına ödül koymuş çocuklarını getiren kişiye yüz altın verilecek" Hans bir süre sessiz kaldı. "Ya kaçıranlar bu ödül için kurtarmış gibi yapıp götürürlerse?" Hiçte mantıklı bir plan gibi durmuyordu. Bir çok hırsızın onun aklına geldiyse aklına geleceğine emindi. Dahası bu konuda bir soylunun çocuklarını kaçırmanın sonunun iyi bitmeyeceği ortadaydı. "Ah bu konuda endişelenme doğruluk ve dürüstlük tapınağından bir din adamı çağırmışlar. Biliyorsun onlar sözlerin doğruluğunu ortaya çıkarabilir." Doğruluk ve dürüstlük tapınağı adı üstünde doğruluğu ve dürüstlüğü savunan bir tapınak değil daha çok anlaşmaların ve konuşmaların yerine getirilmesi için önemli anlarda kiralanan ölüm yemini güçlerine sahip bir tapınaktı. Yapılan herhangi bir sözleşmeden caymak sonucu para ile telafi edilemeyen ağır bedellere neden olurdu. Hans bu sefer daha büyük şaşkınlık içinde onayladı. "Tapınaktan bir din adamı çağırmak ödülden daha pahalıya mal olmuş olmalı" İşin en büyük yanı böyle bir tapınaktan din adamı kiralamak en düşük bedel olarak 200 altından başlardı. Ve sayı isteklere göre git gide artardı. Muhtar Fonde onaylayarak gözleri kirli bir şeye bakmak istemiyorcasına Calista'yı görmezden gelip ayrıldı. Adam iyi bir şey olmasa da haberler fena değildi. Hızla para kazanma yolunu bulmuş gibi enerjiyle kütükleri budamaya devam etti. Bu kütükler bittikten sonra yakınları araştırabilir bir kaç çocuk kaçıran eşkıyanın icabına bakabilirdi. Bu konuda kendine güvenme sebebi hangi bitkinin ne gibi zehirli etkiye sahip olacağı bilgisini görebildiği rehber sayesindeydi. Geceye doğru Hans kızın çalışmasına bakarak iç çekti. Gerçektende dış görünüş ile ortaya çıkan farklı bir konuydu. Bir sokak çocuğundan beklenmeyecek dürüstlük ve iş samimiyeti hoşuna gitti. Ödül: Çörekx2 +1 Dayanıklık. Bildirim ile Calista budadığı kütüklerden başını kaldırdı. Sonurum gücü şimdilik yeterli. Hans elinde ki bir kaç bez parçası ile geldi. 'Bunları alabilirsin Josef artık giymiyor oldukça küçükler.' Oğlu josef'in eski kıyafetlerini uzattı. Kızın çıplak ayaklarına daha fazla dayanamayarak bir çift dayanıklı deri ayakkabıları da ekledi. Calista verilen tüm ödülleri kısa bir teşekkür ile aldıktan sonra gitmeden önce duraksadı. 'Bay Hans eğer bana küçük bir parça sabun verebilirsen kasabaya gittiğimde oğluna göz kulak olabilirim' Hans kızın isteğine sırıttı gerçekten de biraz önce bir yanılsamaya kapılmıştı. Tğm sokak çocukları sonuçta aynıydı. Minnettarlık yerine daha fazlası için aç gözlülük gösterirdi. Ancak yenide reddetmedi. Arta kalan küçük kabuğu kıza verdiğinde yüzünde kızgın bir ifade gösterdi. 'Oğluma bakmana ihtiyacım yok ondan uzak dur!'
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD