TANRILAR SUNAĞI 89

811 Words
Farklı bir sistem üzerine gittiğinde kendini bulduğu dünya bu sefer farklıydı ancak önceki gezdiği dünyalarda hatırladığı hatıraların bir kısmı geldi. Onun adı Akasya ve o kendi dünyasında uzun süredir bir oyun oynuyordu. Oyun bağımlısı denilecek kadar uzun süre boyunca bu oyunla günlerini geçirdiğini hatırladı. Bir şekilde oyunun içindeydi. Ancak nasıl bir oyundu ve neden bu oyunun içine düşmüştü? Kendi yaşadığı dünyanın da bir oyun olup olmadığından şüphelenecek kadar gerçekçi dünyalarda gezindi. . Ve nedense her dünyada sadece bir adam onu takip ediyordu. Eğer oyun karakteri ise her dünyaya onunla birlikte girmesi çok saçma olurdu. Bu sefer içinde bulunduğu dünyanın sesini duymayı bekledi. Ancak onun yerine beyaz bir alan ile karşılaştı. [7.kata hoş geldiniz] [Bu kattan itibaren dünyanın yeni bir hayata başlayacaksınız] [Lütfen bir top seçiniz] Gözlerinin önünde ortaya çıkan küçük farklı renklerde ki toplara bakarken beyaz alan içerisinde insan sesleri duyulmaya başladı. "Oh ben mavi alıyorum" "Kırmızı!" Küçük çocuğun pembe renkli topu kapmasını izlerken gözleri en yakınında olan mor renk topa takıldı. Çıkan Sistem sesine uygun topu tuttu. "Hayır onu ben alacaktım!" Seslerden sonra görünüşleri ortaya çıkmaya başladı. Yaklaşık otuz kişinin bulunduğu beyaz alanda yaşlı çocuk genç her yaşta insan bulunuyordu. [7.Kat icerisinde sizler misafir olarak yaşayacaksınız. Ev sahiplerine karşı lütfen hoş görüldü ve dikkatli olun] Sistem sesi bozulduğunda beyaz alandan yok olmaya başladı. [Transfer başladı.] [Gezginler dünyaya aktarılıyor. Güzel bir deneyim dilerim] Akasya sonunda dünyayı anlamaya başladı zihninde beliren bilgiler baş ağrısı ile birlikte geldi. Aldığı mor renkte ki top hızla özümsenerek kayboldu yerine Mor bir ışık şekline dönüşerek kalbine doğru aktı. Çevre bir kez daha değiştiğinde Güzel kadın erkek ve mitolojik yaratıkların bulunduğu heykeller içinde buldu kendisini. [TANRILAR SUNAĞINA HOŞ GELDİNİZ] Gür ses kaybolduğunda hemen yanında her dünya da onu takip eden adamı gördü. Adamın altın gözlerinde tehlikeli bir gülümseme belirdi. Nedense Akasya birden bu adamın ondan daha çok şey hakkında bilgi sahibi olduğunu düşündü. Yakışıklı ancak yüzünde ki soluk ten hastalıklı görünüme sahipti. Taş heykeller diğer adıyla sunakların olduğu yerden gözleri bağlı elinde terazi olan küçük bir heykel çıktı ardından robot sesten ziyade mistik kulağa hoş gelen ve insanı büyüleyen ses çıktı. [Gezginler hepimiz bizler tarafından testlerden başarıyla geçerek görevleri yerine getirdiniz. Verdiğimiz görevler bazıların anılarını bazılarının özgürlüklerini yada iradesini engelleyerek sunuldu ancak bu şartlar altında kuleyi tırmanarak azminizle başarılarınızı gösterdiniz. Bulunduğunuz yer tanrılar sunağı. Burada dilediğiniz gücü edinebilir sizlerin yaşaması için gönderdiğimiz dünyada zenginlik ve refaha kavuşarak kendi hiyalerinizi oluşturabilirsiniz.] Ses kaybolduğunda hemen yanında ki adam Sunağa yaklaşarak dev kılıç tutan bir heykele yöneldi. Heykel onun varlığı ile ışıldamaya başladı. 'Sana diğer dünyada ki bedenimi veriyorum karşılında bana gücünü ver' Adamın sözleri ile on kişilik kalabalık hareketlendi kıpırdandı. 'Aptal mı bu?' 'Buradan çıkamayacak ölse bile geri dönemez ve gerçekten öldüğü anlamına gelmeyecek mi?' 'Ah inanamıyorum! ama o zaman çok gülcü olmaz mı?' Farklı kafalardan çıkan sesler sonunda sarı ışık adamın üzerine yansıdı. 'Tanrım o altın! Altın rütbede güç!' 'Altın rütbe mi?' Akasya'nın merakı diğerlerinin küçümsemesini kazandı. 'Bak güçler beyaz yeşil mavi kırmızı mor ve Altın olmak üzere sıranır. Bu aynı zamanda kişinin yaşamında ki talihini de gösterir. Bunu bilmeyecek kadar ne yaptın görev esnasında?' Akasya tüm görevi hafıza kaybı ile geçtiğini söyleyemediği için sessiz kalmayı seçti. Cevaplayan küçük kıs küçümseme ile onu süzdü. 'Bu prenses sana iyi davranıp lütfunu gösterecek. ' Pembe rengi topu alan kızdı. 'Tanrılar sunağı bileti bir çok evrende farklı kanallar aracı ile sizlere sunulur mesela oynadığın bir kart oyunun da yada similasyonda giriş hakkını elde edersin. Kazandığın bilet ile kuleyi tırmanırsın. Kule bir çok kattan oluşur başta ilk katları oyuna bağlı kalır ancak sonlara doğru bir çok senaryo içinde ki başarıların dikkate alınır. Katları bitirdiğinde finalde tanrılar sunağı vardır. Arzu ettiğin güçleri elde edersin. Bu güçler başarı puanların dikkate alınır. Demin ki adam zaten yüksek bir başarı puanına sahip bunun üstüne bedenini vererek burada fedakarlıktan ötürü yüksek bir mevkide hayata başlayacak belki bir krallığı prensi fan olabilir. Şimdi anladın mı?' Akasya kızın küçümsemesine rağmen açıklaması sayesinde tüm saçma dünyalarda ki mücadelelerini hatırladı. Yani onlar sadece bir senaryo muydu? O halde bu bileti neden almıştı ? Geri dönmek? Geri dönmeyi dileyebilir miydi? Bu ihtimal mevcutsa buradan en az birinin bile bunu düşünmeyeceğine inanmıyordu. 'Peki buradan dünyasına geri dönmeyi dileyebilir mi?' Kız bu sefer gerçekten de gözlerine yansıyan bir küçümsemeye sahipti. 'Tanrılar sunağı biletini kazanmanın ilk koşulu kendi dünyada seni bağlayacak bağlarının olmamasıdır. Yani aile arkadaş sevgili bunlardan hiç biri hiç bir insana karşı bir duygu hissetmez ve kendini dünyadan kopuk bir şekilde bilet için kendini adarsan elde edebilirsin. Neden geri dönmek isteyesin ki?' Akasya soğuk su ile ıslatılmış gibi hissetti. donuk beyni bir kaç saniye çalışmadı. O tüm dünyada geçmişini sevdiklerini hatırlamaya çırpınırken aslında unutulacak bir şey olmadığı zaten öyle bir şeyin olmadığı gerçeği ile yüzleşti. Bu diktiği evde yaşayacak kimse olmayacağı bilgisi gibiydi. Ömerü boyunca evi için para kazandı ancak evini bitirir bitirmez öldü. Onu şok eden gerçekten sarsılmamak elde değildi. Akasya'nın sessizliği ve durgunluğu kıza sıkıcı gelince dikkatini sunakta ki adama verdi.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD