TANRILAR SUNAĞI 68

232 Words
Şimdi kaçmaya çalışırsa Dion tarafından daha fazla dikkatle korunacağına hatta mağaraya kilitleneceğine emindi. Bu tarz batıl inançlar basit topluluklar tarafından katı bir şekilde korunurdu. Sonunda kaçsa bile gideceği bir yer yoktu. En azından geldiği dünyayı anlayana kadar kaçma planını bırakmaya karar verdi İkili yemesi için getirdikleri yabani meyve ve sebze dolu sepeti bırakıp çıktılar. İzin nerede olduğunu bile sormamıştı Raksa. Ani duygusal değişimler yüzünden yorgun hissederek kürk yığınına geri uzandı Hui'nin daima yanında gezen hoş ses tonuna sahip kızın adı Akai'ydi. Av hayvanlarının düşlerinden yapılma kolyesi gücünü ve ihtişamını gösteriyordu. Kabilenin şefinin kızı olarak kabilede ki herkes bundan gurur duyardı. Akai'nin ses tonu bir çok kişiyi yatıştıracak etkiye sahipti. Kabilenin insanlarının bazı özel güçleri vardı. Buna temel güç deniliyordu. Akai'nin sesi onun temel güçlüydü. Savaş için kullanılmasa da halkı yatıştırıp yaralıları ya da esirleri sakinleştiriyor hafif bir güven duygusu veriyordu. Dion onu bir kız kardeş olarak görmesi belki de Akai'nin en büyük şansızlığıydı. Dion hariç kabilede herkes Akai'nin ona olan tutkusunu bir şekilde anlamıştı. "Kıştan önce ki son av. İyi hazırlanmak gerecek!" Şefin kısa konuşmasında isteği alan halkı kurtlar gibi uludular. İki kısa bir uzun Raksa bu ulumanın artık av için olduğunu biliyordu. Yenilgi ile mağaraya baktı. Kış sert geçecek onun diğerleri gibi dönüşerek sıcak kalacağı bir postu yok bu yüzden iyi hazırlanmalı. Kendi dünyasında ki bilgileri kullanmaya çalışarak mağarayı daha yaşanabilir yapmak istedi. Dion uluduktan sonra onu başından tutup sertçe öptü.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD