TANRILAR SUNAĞI 66

213 Words
Sabah Raksa bacaklarının arasında yanma ve acıyla uyandı. Dion'un mağarada olmadığına emin olduğunda kalkmaya çalıştı ancak çabası tekrar kürk yığını içine düşmekle sonuçlandı. İnleyerek olduğu yere uzanıp mağaranın tavanına baktı. Çok beklemesine gerek kalmadı. Mağaraya giren yaşlı bir kadın ve kızın sesi geldi. "Dion'un eşi uyanık mısın?" Raksa homurdanarak suratını buruşturdu. Onun bir adı vardı(!) "Adım Raksa!" Tüm gece Dion'u alt etmeye çalışırken adam bunu bir tür kur olarak algılayıp sabaha kadar durmamıştı. En son Raksa göz yaşları içinde durması için yalvarmak zorunda kalmıştı. Şafak vaktinden bu yana fazla uyuduğunu düşünmüyordu. İhtiyat kadın kaba bir şekilde güldü. "Dion'un eşi Raksa izi görmeye geldim" Raksa absürt bir şey duymanın utancı içinde kendini kürk yığınına doğru geri çekti. Dün yapıp yapmadığını kontrol etmek için vücudunda izlere mi bakacaktı? Ne tür bir saçmalık (!) Raksa bağırmak üzereyken yanında ki kız yumuşak sesi ile araya girdi. "Yaşlı Hui. Onu korkutma." Gözleri Raksa'nın üzerine düştü. "Kurt kabilesinde eşler birleştikten sonra dolunay onları çift olarak işaretler onu görmek için geldik." Raksa nasıl bir izden bahsettiklerini bilmese de uyandığında bir iz görmediğine emindi. Parlak gözlerini yumuşak sesi olan kıza dikti. Kahve saçları at kuyruğu şeklinde bağlanmış. İki karamel göz rengine rahipti. Teni ne koyu ne beyaz bir şekilde sahilde bronzlaşmış gibi görünüyordu. Raksa kızın güzel olduğunu kabul etmek zorunda kaldı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD