Bizim çocuklara mesaj attım. Lavin in yine aynı konuyu açmasını istemiyordum. Hatta gitme konusunu da açmasını istemiyordum. Dönemin bitmesine sadece 15 gün kalmıştı. Şu an durmuş beynimle Lavin le konuşmak iyi fikir değildi. Yengem zaten gidip aileme bir şeyler çıtlatacaktı. Gerçi Lavin i sevdiği ve iyi sır sakladığı için bu ev meselesi olmayacaktı ama Lavin i öveceği ve gelin aşkıyla yanıp tutuşan annemin bu konunun üzerine gideceği kesindi. Bir yalan nelere neden olabiliyordu. Lavin sevgilim olsaydı. Ona doğruları söylemiş olsaydım. Aile fertlerimden en azından birinden onay alması ne kadar güzel bir haber olurdu. Gerçi annemden geçmek zordu. Sadece Hilal e yaptığı şeylerle annemin hayalindeki gelin olamazdı. Ama yine de tavrı karakteri ile göz doldururdu. Gerçi Lavin benimle sevgili olsaydı ailem karşı olsaydı da hiçbir şey değişmezdi. Böyle şeyler düşünmemek en iyisiydi. Lavin i kazanmadan kaybetmiştim.
Eve geri dönmek için yola çıktığımızda Rüya aradı. Sanki haberi yokmuş gibi yengem gitti dedim. Sonra da Lavin e döndüm.
' Çocuklar gelmek istiyor. Senin için bir sakıncası var mı ' dedim. Kıza yalan söyledim diye pişman olup hala yalan söylemeye devam ediyordum.
....
Lavin e alışveriş teklif ettim. Daha doğrusu bana eşlik etmesini. Alışveriş sonrası eve geldiğimizde hepsi kapının önündeydi. Böyle arkadaş dostlar başına. Eksiksiz gelmişlerdi. İçeri geçtik. Lavin siz hasret giderin diyerek aldıklarımızı hazırlamaya mutfağa geçti. Eliz ona yardıma gitti.
' Ne oldu hayırdır. Hasretime dayanamadın mı ' diye pişmiş kelle misali gülen Cem e elimin tersiyle bir tane vurdum. O da dibime yapışmasaydı şimdi böyle iki büklüm olmazdı.
' Zaten sinirlerim allak bullak '
' Elin ağır hayvan herif. Ne oldu. Yengen yanlış bir şey mi söyledi. '
' Söyledi. Hemde öyle bir şey dedi ki '
' Ne dedi oğlum çatlatma insanı' diyen Rüya ya acı içinde baktım.
' Kaçırma bu kızı dedi. Lavin e de annemin baktığı kızlardan bahsetmiş ortalığı kızıştırmak için'
' Bunda kötü ne var. '
' Lavin tutturdu ailene cem le ilişkini açıkla. Kızlara umut vermesinler diye '
' Gidip söyleyecek değil ya neyi bu kadar dert ediyorsun ' diyen Ertan kolumun mesafesinde olmayınca ikinci kez Cem e vurdum.
' Bana ne vuruyorsun şerefsiz. '
' Sende Ertan a ilet. Sana yakın. Gidip söyler mi bilmiyorum. Yengem yarı yıl tatilinde Lavin i davet etti. Lavin de kabul etti. '
' Bunu mu dert ettin Gurur. Buluruz bir bahane. Olmadı anneme söylerim Lavin e tatilde daha fazla iş verir. Zaten soruyordu yazın da çalışacak mı son derece başarılı diye. Onunla hazırlamak istediği bir koleksiyon var. Erkenden başlarlar '
' ben artık Lavin e daha fazla yalan söylemek istemiyorum. '
' Açıkla o zaman Gurur. '
' açıkla demesi kolay. Bu sadece sana hoşlanıyorum diyemedim gayim dedim demek değil ki artık. Kız bu nedenle benimle aynı evde kalmayı kabul etti. Bana bu nedenle güvendi. Sen bana güvenirken ben seni kandırdım nasıl derim. '
O sırada bir kırılma sesi duydum. Ardından Eliz in ' dur sakın basma. Her yer cam olmuş' demesini. Yerimden fırladım. Yerlere saçılmış çerezler cam kırıkları ve üzerinde Lavin in kanlar içinde ayağı vardı. Bu kız neden terlik falan giymiyordu. Lavin i ani bir hamle ile kucağıma aldım. Lavin i öyle gören herkes ayaklanmıştı. Koltuğa bıraktım. Rüya ' hastaneye gidelim ' dediğinde tam tekrar kucağıma alacaktım ki Cem ' Gurur seyretmek yerine müdahale etsene. Tampon falan yap. Ben mi öğreteyim sana. Hastaneye kadar kan mı kaybetsin kız ' demişti.
İnsanın sevdiği yara alınca kendinin kim olduğunu bile unutuyordu. Lavin in ayağının altına yastık koydum. Yukarı kaldırdım.
' Odamda ilk yardım çantası var. Dolabın içinde. Biriniz getirin. Kızlar yanında cımbız olan var mı'
Eliz hemen çantasından cımbız uzattı.
' Sadece ufak bir kesik ' diyen Lavin ilk kez konuşmuştu. Yaranın etrafını temizledim.
' Camı çıkarırsam kanama artacak. Lanet olsun. Nasıl bu kadar dikkatsiz ve umursamaz olabiliyorsun Lavin'
' Senin kaza diye bir şeyden haberin yok sanırım' diyen Lavin in sesi en az benim kadar yüksek çıkmıştı.
' Oğlum mezun olmak üzeresin. Dikiş mi atamıyorsun ' diyen Ertan a döndüm.
' Hastanede miyiz Ertan '
Ertan beni yakamdan tutup kaldırdı.
' Askerlere de artık dersin bu lafı. Aklını başına al. Sadece hastenede mi müdahale edeceksin hayatın boyunca '
Tamam yeri geldiğinde çatışma ortasında bile müdahale edecektim ama Lavin asker değildi ki o çok narindi. Uyuşturmadan dikiş atacak halim yoktu. Üstelik damarı kesmiş olacaktı ki yerdeki kan miktarı hızla artıyordu. Eliz den cımbızı aldım. Camı çektim. Ve üzerine baskı uygulayarak yarayı sıkıca sardım. Lavin i kucağıma aldım. Ertan çoktan arabanın anahtarını almış kapıyı açmıştı. Doktor olacak olan bendim ama kafası çalışan onlardı.
....
Lavin in ayağına iki dikiş atıp bir süre üzerine basmamasını söylediler. Yine kucağıma alacaktım ki
' Gelirken de taşıdın Gurur. Seni daha fazla yormak istemiyorum. ' dedi. Ertan mı taşısın istiyordu yani. Yok canım. Sadece yük olduğunu düşünüyordu. Onu kimsenin taşımasına izin vermezdim. Ona da Ertan a güveniyordum ama ne gerek vardı.
' Ne yorması. Tüy kadar hafifsin '
Gülümsedi.
' Kadın ruhundan en iyi sen anlarsın tabi ama tüy kadar hafif olmadığımı hatta standart ölçülere göre fazlam olduğunu biliyorum. Mümkünse en azından çıkışa kadar sandalye bulabilir misin '
Beynimi bağışladığım tekrar tescillenmişti. Umarım bağışladığım yer hor kullanıp tek kişiye vermezdi. Eskiden sahip olduğum zeka kesinlikle üç kişiyi zeki yapmaya yeterdi. Ama şimdi hastanede tekerlekli sandalye olduğunu bile aklıma getiremiyordum. Lavin i kucağıma alma fikri aklımı başımdan almıştı. Tamam evden çıkarken ve hastaneye girerken kucağımda taşımıştım ama o an bunun güzelliğini düşünecek halde değildim. Tekerlekli sandalye getirdim. Lavin i arabaya kadar götürdük. Binmesine yardım ettim. Yolda Ertan bir pastane önünde durdu ve tatlı bir şeyler almamı söyledi. Sonuçta Lavin kan kaybetmişti.
Lavin i arabadan eve taşırken kalbim duracak gibiydi. Onu eve bıraktıktan sonra Cem le birlikte çıktık. Ev yemekleri yapan bir yerden yemek aldık. Bunu da Cem akıl etmişti. Bir kez daha anladım ki ben Lavin i çok seviyordum. Kırk yıllık doktor olsam bile ona müdahale edemezdim. Hatta evlensek doğumda bayılan kocalardan olurdum. Ya da en baştan baba olmaktan vazgeçebilirdim Lavin in canı yanmasın diye.
....
Eve dönünce çocuklar bir ihtiyaç olursa arayın diyerek gittiler. Lavin ayağa kalktı.
' Ne yapıyorsun '
' Tuvalete gideceğim Gurur. Oraya da gelecek değilsin ya. Gaylikte bir yere kadar. Kız olsan bile oraya almam. O kadar uzun boylu değil. '
' Kapıya kadar taşıyayım en azından '
Lavin biraz düşündü.
' ilk gün olduğu için ve senin gibi bir doktor adayını bile telaşlandıracak kadar derin olduğu için kabul ediyorum. ' demesiyle Lavin i kucağıma almam bir oldu.
Kollarını sıkıca boynuma dolayıp gözlerimin içine baktı. Bir an gözümde üzerinde bembeyaz bir gelinlik ile evimize girişimiz canlanmıştı. Gözlerimi kapatıp açtım yoksa Lavin i yatak odasına götürebilirdim.
Lavabodan geldiğimizde Lavin bir şeyler yedi. Yorgun olduğunu uyumak istediğini söyledi. Odasına taşıdım. Elleri hala boynumdaydı. Yatağa yatırdığımda gözlerimin içine bakıyordu. Nabzım maraton koşmuş gibi yükselmeye başladı. Lavin gözlerini gözlerimden ayırmadı.
' Ne kadar güçlüsün. Kolların çok geniş. Hiç korkmuyorum beni düşürürsün diye. '
Kollarını boynumdan çektiğinde içimi bir ürperti sardı. Sanki kollarının yeri hep orasıydı. Lavin konuşmaya devam etti.
' Teşekkür ederim Gurur. Her şey için. '
' Teşekküre gerek yok. Kim olsa aynı şeyi yapardı. '
Gülümsedi.
' Ben aynı şeyi yapamazdım '
' Yapardın. Çok güzel bir kalbin var. Çok daha fazlasını yapardın. Ben ne yaptım ki '
Lavin resmen kahkaha attı.
' Ben seni nasıl taşıyayım Gurur. '
Elini koluma uzattı. Kolum birden alev aldı. Dizlerim beni taşımayacak gibi hissediyordum. İzin bile alamadan yatağın kenarına oturdum. Lavin elini biraz daha yukarı kaydırdı. Kaslarımın üzerine koydu. Galiba oturmak iyi bir fikir değildi.
' Sadece kasların bile benim ağırlığım kadar vardır herhalde. '
Gülümseyerek ' Abartma' dedim. Hafifçe kaslarımı okşadı.
' Sorun olmazsa kazağını çıkarır mısın bir dakika. '
Lavin ne yapıyordu. Şaşkın baktığımı görünce devam etti
' Sadece merak ettim karnında kolların kadar sert mi '
Ben bugün neyle sınanıyordum. Kazağı çıkardım. Lavin yatakta doğruldu. Ve karın kaslarımı elledi. Bütün kan yine tüm hızıyla aşağılara doğru akmaya başlamıştı.
' Vay be. Gerçekten taş. Çıtayı yükselttin. Ben şimdi bir erkeği nasıl beğeneceğim. '