EVCİLİK

1302 Words
Sabaha kadar doğru düzgün uyuyamadım. Lavabo bahanesiyle kapılarına yaklaştığımda saat gecenin ikisiydi. Ve fısıltıları geliyordu. İçerde idam fermanım bile imzalanıyor olabilirdi. Daha yeni tanışmışlardı ve benden başka ortak konuları yoktu. Resmen sabahı zor ettim. Rüyamda elinde balta ile ' Madem yalan söyledin ben gerçekleştirmene yardım edeyim' diyerek peşimde koşan bir adet dünya güzeli Lavin bile görmüştüm. Sünnetimde bile bu kadar korkmamıştım. Parça parça uykumda gördüğüm hiçbir rüya hayra alamet değildi zaten. Sabah üzerime tırmanan bir adet hilal ile güne başlamak ne kadar güzelse odadan çıkmak o kadar tedirgin ediciydi. Ama mecburdum. Hilal elimi tuttu. Odadan çıktık. Yengem ve Lavin gülüşerek kahvaltı hazırlıyordu. Lavin bana günaydın derken kaşlarını çattı. Kesin yengem bir şey demişti. Ama Lavin şimdi sormazdı. Yengem gider gitmez kendimi bir yerden atsam iyi olurdu. Son zamanlarda bunu fazla dile getirdiğimi fark ettim. Ama üstün zekam hala bana geri dönmemişti. Hatta bazı sınavlarda yapamadığım sorular olmuştu ki bu benim başıma çok nadir gelirdi. Kendime deha derken hava atmıyor aslında bir gerçeği dile getiriyordum. En azından eskiden. Lavin Hilal in yemesine yardım etti. Yengem İstanbul a gelme nedeni olarak gösterdiği arkadaşına gitmek için evden ayrıldı. Yalan sayılmazdı. Eskiden görüştükleri bir aileydi. İstanbul da görev yapmaya başlamıştı. Ama abimin işleri nedeniyle sünnete gelememişlerdi. Yengemde onu bahane etmişti. Ya da teftiş arasından çıkarmak istemişti. Bırakmayı teklif ettim ama kabul etmedi. Lavin den kaçış yoktu. İstanbul a gelmişken vapur sefası ve biraz alışveriş yapmak istiyordu. Havanın soğuk olmasını bahane ederek Hilal i bizimle bıraktı ve gitti. En azından ölümüm kanlı olmayacaktı. Yani Lavin Hilal e böyle bir trajedi yaşatmazdı. .... Yengem gittikten kısa süre sonra büyük ihtimalle yengemin öğretmiş olduğu gibi Hilal çikolata diye tutturmaya başladı. Hilal çikolata gerçekten severdi ama fazla yeme izni yoktu. O da bütün aile gibi sağlıklı beslenmeye alıştırılıyordu. Selma nın abisi asker olduğu için ve zaten çocuk gelişimi okuduğu için bu konularda ailemize uyum sağlamakta sorun yaşamamıştı. Gerçi abim Selma yı çok sevmişti ve her zaman babamın otoritesi ile aralarında siper olurdu ama gerekte olmamıştı. Lavin Hilal i muhallebi yapmaya ikna etti. Beni de pirinç unu almaya gönderdi. Bu kızın bu kadar şey bilip bana hiçbir şey yapmamasını kıskanmaya başlamıştım. Siparişleri alıp geldiğinde Hilal en sevdiği çizgi filmin başladığını söyledi. Tabletimi istedi. Lavin laptoptan açtı. Laptopu sehpaya koydu. Ve meyve doğradı. Hilal hiçbir zaman telefon tablet gibi elektronik eşyalarla oynayan bir çocuk değildi. Sadece bir şey izleyeceği zaman veriyorduk ama böylesi daha iyi olmuştu. Lavin in kaş göz işaretiyle mutfağa geçtik. Korktuğum zamanlar başlıyordu. ' Bence Cem i çağırmalısın. En azından yengenle tanışmış olurlar. ' Bu kadar hızlı giriş yapması tedirgin etmişti. Ağzımı mı arıyordu. ' Böyle pat diye olur mu ' Aferin gurur sonuna kadar inkarspor. ' Söyle demiyorum. Zaten konuşman gereken ilk kişi Selma değil. Ama en azından öğrendikleri zaman yengen tanıyor olur. Cem iyi biri. Yengenin de böyle bir konuda destek olacağını düşünüyorum. ' Lavin yapmadım de güzelim. Bu konuda yengemin ağzını aramış olamazsın değil mi. Olmamalısın. ' Hazır değilim Lavin. ' Lavin bir yandan muhallebi yapmaya başlamıştı. Aniden bana döndü. Öfkeli gibiydi. ' Ne demek hazır değilim Gurur. Kaç yaşına gelmişsin. Bunlar bir günde olan şeyler değil. ' ' En azından üniversitenin biri bitmeden mesleğimi elime almadan olmaz. ' Sonra zaten kimbilir nerede görev yapacaktım. Lavin anlamadan gerçeği bilmeden çekip gitmek en iyisiydi. ' Ailenle bir an önce konuşmalısın Gurur. Annen okul bitecek diye senin için kız bakıyormuş. Hiç kimseyi boş yere umutlandırmaya hakkın yok. Gayet yakışıklı birisin. Mutlaka beğenen birileri vardır ailenin çevresinde. Seni anlıyorum kolay değil ama böylesi doğru da değil. ' Yengem beni resmen yakmıştı. Lavin in ne tepki vereceğini denemek için söylediği kesindi. Evet annem gelinini kendi seçmek isterdi ama önce bize söylerdi. Eğer beğenmezsek kızın gururu incinmesin diye düşünürdü. ' Aslında haklısın ama mümkün değil. Abim kıskançtır. Cem i arkadaşım olarak tanıtırsam abimle yengem sorun yaşar. ' Yengem İstanbul a tek başına gelmişti. Son derece rahat bir şekilde de gezmeye çıkmıştı. Lavin bunları göre göre bu yalana inanır mıydı. Ama aklıma başka bir şey gelmemişti. ' Anladım. Sorun yaşamasınlar tabi ki. Sen ailem tutucu demiştin değil mi. Unuttum ben onu. Kusura bakma. Böyle karışıyorum bilip bilmeden. ' Yüzü düşmüştü. O kadar güzel kalbi vardı ki. Hayatında hiç görmediği belki görmeyeceği bir kızın hayali yıkılırsa diye düşünmüştü. Üstelik bana kusura bakma diyordu. ' Kusura bakacak bir şey yok Lavin' ' Benim annemin de babamın da evlilikleri böyle değil. Yani emin değilim ama galiba değil. O yüzden bilemedim. Aileni sen tanırsın tabi. ' Ama yapma bunu güzelim. Yalan söylemek yeterince ezip geçiyor kalbimi bir de böyle utandırma. .... Lavin Hilal e muhallebiyi götürdü. Hilal muzlu olduğunu görünce Lavin e sarılıp öptü. İnsan bazen Hilal olmak istiyordu. Yedikten sonra oyuncak bebek sordu. Alıp gelmeyi teklif ettim ama kabul etmedi. Lavin in hali boğazımda düğümdü hala. ' Guyuy amca sen baba ol. Layin abla sende anne. Madem oyuycak bebeğimiz yok o zaman bende bebek olayım. Zaten bebek gibi güzelim dimi amca' ' Sen çok daha güzelsin' Ağzımdan çıkan ilk doğru için bir dakikalık saygı duruşu. Kesinlikle bunu hak ediyor. 'Layin abla da çok güzel değil mi ' Lavin e baktım. Gözlerinin içine. ' Çok güzel. Çok ' Lavin gözlerini kaçırdı. ' Guyuy amca sen şimdi işe gideceksin. Ama geri geleceksin tamam mı. Bugün göyev yokmuş. Hiç yokmuş. Askey abileye bakıp gelecekmişsin. Bizde yemek yapcaz şakacıktan ' Asker kızıydı. Bu küçük haliyle görev biliyordu. Belli ki babasını özlüyordu. Kafamı olumlu anlamda salladım. Konuşamamıştım. Tamam ben asker olmayacaktım. Ama asker sayılacaktım. Üstelik doktor olacaktım. Birlikte hayat kuracağım insan hem doktor hem asker eşi olarak yalnızlığa alışmak zorundaydı. Ben Lavin e bunu yapamazdım. Yapmamalıydım. Zaten aile özlemi vardı. Bir de kucağında çocukla eşinin yolunu beklememeliydi. Hilal in öpücüğü ile kendime geldim. ' Güle güle babacığım. Çabuk gey. Annem öcley bende öcleyim. Hadi sende öp anne. Babam gidiyoy. ' Lavin le yine göz göze geldik. Lavin yine gözlerini kaçırdı. Bugün bu ikinci kez oluyordu. Yanağımda hissettiğim ateş gerçekten Lavin in dudaklarıydı. Nabzım bir anda tavan yaptı. Ben az önce ne diyordum. Şey. Acaba kökünden kessem ve aileme söyleyemiyorum beni evlatlıktan reddederler desem sahte bir evlilik teklif etsem kabul eder miydi. Onunla her şeye razı olurum gibi hissediyordum şu an. ' Hadi amca. Gitsene. ' Ayağa kalktım. Hilal e baktım. ' Nereye gideyim ben ' Durmuştu. Beynim durmuştu. Kan akışı falan yoktu. Tıp bilgim falan hikayeydi şu an. Böyle bir şey mümkün değil diyordu tıp ama gayet yaşıyordum işte. ' off amca. Hiç bişiy bilmiyorsun sende. Odadan çık. Biyazdan geyi gel' ' Tamam diyip çıktım. Derin derin nefes aldım. Bu kız bana çok fazlaydı biliyordum. Ama yine de çok seviyordum. Bütün olmazlarım birden uçup gitmişti. Kapıdan onlara baktım. Lavin benim çocuklarımın annesi olsaydı ben her gün böyle evcilik oynayabilirdim. Hilal ve Lavin ne yemek yapalım diye konuşuyordu. Lavin in Hilal kadar yemek bilmemesi bile tatlıydı. Yemekleri de ben yapardım ona da razıydım. Niye hiç şansım yoktu. Hilal in çağırmasıyla yanlarına gittim. Hayali tabaklarda hayali kuru fasulye yedim. Hayatımda yediğim en lezzetli yemekti. Ruhum doymuştu. O sırada telefonum çaldı. Arayan yengemdi. Onları havaalanına bırakıp bırakamayacağımı sordu. Abim pazartesi göreve gidecek uzun bir süre gelmeyecekti. Gitmeden ailesini görmek istiyordu. Lavin i telefona istedi. Lavin tabi ki dedi. Kalktı. Eşyalarını topladı. Arabaya yerleştirdim. Hilal Lavin i bırakmamıştı. Hep birlikte yengemi almaya gittik. Ordan da havaalanına. Yengemin teftişi bitiyordu. Rahat bir nefes alacağım sırada yengem kulağıma ' Bu kızı kaçırma' dedi. Sonra da Lavin le sarıldılar. Okullar tatil olduğunda mutlaka beklediğini söyledi. Lavin de mutluluk duyarım dedi. Ve yengem son dakika golünü attı. ' Duydun Gurur. Okul tatil olur olmaz Lavin i bize getiriyorsun. ' ' Evet amca getiy' Hilal Lavin e sarılıp defalarca öptü. Beni öptüğünden çok daha fazla. O da haklıydı. Beni öpmekten çok daha güzeldi Lavin i öpmek. Okulun tatil olmasına sadece iki hafta vardı. Ve yengem bu davette kesinlikle ciddiydi. Daha önce söylemiş miydim bilmiyorum ama şimdi kesin ayvayı yemiştim. İki asker ve iki asker eşi arasında Lavin ve ben.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD