UÇMA HİSSİ

1356 Words
En iyisi konuşmaktı. Sustukça hayal gücüm ele geçiriyordu ve hiç masum hayallerim yoktu bu durumun içinde.. 'sende sokma Lavin. Paraya değil insana değer veririm. Dostlarım en büyük servetim. Onları seninle paylaşıyorum. Cebimdeki kağıtların bir anlamı yok. ' ' Çok hızlı giriyorsun hayatıma Gurur. Çok çabuk güvenimi kazanıyorsun. Beni üzme olur mu. Bak benim üzülecek gücüm kalmadı. İncitme beni. Sar sarmala sakla gerekirse. Burası bu ev bizim sığınağımız olsun olmaz mı. ' Ah be güzelim seni kimler incitti böyle. ' Öyle değil mi zaten. ' ' Sende bir şey hissediyorum. Ben eve sadece uyumak için gelirdim. Şimdi okuldan çıkıp eve geliyorum. ' ' Evimize. ' ' ev önemli değil Gurur. Evin içinde ne olduğu seni ne beklediği önemli. Yoksa duvar eşya değil mesele. Onlar ısıtmıyor evi. Sen ısıtıyorsun ama. Şimdi belki diyorsun ki bu kız başıma bela mı olacak. Geldi yatağıma sarıldı birde saçma sapan konuşuyor üstelik. Sarhoşun mektubu okunmaz ama ayık olsam da benzer seyler düşünüyorum. Gerçek dostluk ilk kez bana bu kadar yakın gibi.' ' Bazen insanların birbirine güvenmesi sevmesi için uzun zamanlara ihtiyaç duyulmaz Lavin. Sen burda böyle iyi misin ben iyiyim. Gerisini boşver. ' Sen iste yuva yapayım ben sana kalbimi. Ömrümü yoluna adayayım. Dostluğum ne ki. ' Gay olmasan hayatta yatamazdım böyle. Bu kadar kısa zamanda. Doğru kelimeleri bilmiyorum şu an . Bazen sana nasıl hitap edeceğimi bilmiyorum. Aslında bu konuda çok bilgim yok. Kız arkadaş gibi diyeceğim ama belki garip ve yanlış olacak. Ama vardır ya bir arkadaşın her şeyi anlatabilirsin anlarda seni. Öyle bir şey işte. Dost bile az geliyor. Kanka mı desem ben sana' Aşkım fena olmazdı aslında kocacığım da olur. Senin dudaklarından çıksın kocişime bile kurban olurum. Ama bu dediklerin.. .... Lavin konuşmaya kız arkadaş mevzusu üzerinden devam etti. gerçekten canıma kastediyordu. Kız arkadaş mı. Karşı cinsler de samimi arkadaş oluyor Lavin. Onlarda birbirini anlıyor demek istedim diyemedim.. Biraz daha sohbet ettik. Lavin gitti. Ailesinin ihmal ettiği yaralı bir çocuk olduğunu öğrenmiştim. Bundan şikayetçi değildi. Annesinin ikizleri vardı. Babasının bir oğlu. Kardeş gibi görmeyi deniyordu. Ama pek başarılı değildi. Bunun suçunun onda olmadığını fark etmiştim. Kendini hatalı evlilikten dünyaya gelen hatalı çocuk olarak tanımlıyordu. Lavin in kokusu sinmiş yatakta huzurla uyudum. Kıymetini bilmeyen herkesin yerine bilirdim ben onun kıymetini. Tanıdıkça daha çok aşık oluyordum. Ve her zerresini hak ediyordu. Ona yalan söylememi hak etmediği kadar. Gözümü açtığımda ona her şeyi itiraf etmeyi düşündüm. Onu tamamen kaybedecek olsam bile böyle kandırılmayı hak etmiyordu. Yatakta dönüp durdum kararımdan emin olana kadar. Ama onu salonda görünce vazgeçtim. Kahvaltı masasına oturmuş önünde son derece açık bir bardak çay vardı. Bir kaç tane zeytin. ' Günaydın. Çay az kalmış. Biraz açık oldu ama ister misin koyayım bir bardak. Hadi geç otur kahvaltıya. ' İki okul arasında koşarken alışveriş yapmamıştım. Hoş yapsam da bir şey değişmiyordu ki. Lavin mümkün olduğunca benim aldıklarıma dokunmuyordu. Öğrenci evi kuralları diyordu. Ama kendi son kalan yiyeceğini bile paylaşıyordu. Bu kurallar niyeyse bir tek bana işliyordu. .... 'Dışarda kahvaltı yapalım mı' ' Derse geç kalıyorum. ' ' Arabayla bırakırım ben seni. Aynı zamanı kahvaltıya harcamış oluruz. ' ' Kusura bakma ama otobüsler senden hızlı gidiyor gurur cuğum. ' ' Ehliyetin var mı ' ' Var neden sordun trafik canavarı olma potansiyeli mi gördün. Bence sen fazla kuralcısın. Ama merak etme önümüzdeki yirmi yıl bir arabaya sahip olacağımı sanmıyorum. Sokakta güven içinde yürüyebilirsin ' Anahtarı Lavin in avcunun içine koydum. Sonuçta güzel kızımın da annesiyle yakında tanışma zamanı gelmişti. ' Şaka yapıyorsun ' ' İnip bakalım şaka mı değil mi ' Sanki şapkasını çıkarıyor gibi yapıp önümde eğildi. ' sevgili patronum emrinize amadeyim. ' Güldüm.. ' O zaman lütfen beni önce kahvaltıya sonra okula götürün Lavin hanım. ' ..... 5 dk sonra... Aşağıya inip arabaya binmemiz üç dakika Lavin i beni pişman olma sınırına getirmesi sadece iki dakika sürmüştü. Kızımın gözyaşlarını sahiden görmüyor muydu. İki dakikada üç hatalı sollama yapması bile yeterliydi ama Lavin gaz pedalı ile seviyesiz bir ilişkiye başlamıştı bile. ' Sıkı tutun gurur. Uçuşa geçiyoruz ' ' Lavin şehir içindeyiz güzelim. ' Biraz yavaşladı. ' haklısın. O zaman şehir dışına gidiyoruz seni kaçırıyorum. Çünkü ceza yiyemem. Ödeyemem. ' ' Derse gidecektik. ' ' Hiç okul ekmedim demeyeceksin değil mı' Seni tanımadan önce ekmemiştim. Ama seni görmek için ekmişliğim var diyemedim. ' Bana süt çocuğu muamelesi yapıyorsun ' ' Suç bende değil. Her gece süt içen sensin. ' İyi de ben bunu son derece gizli yapıyordum. Midemin içkiden geldiği halin tek ilacı süt çünkü. Bir ayda ömrümde görmediği kadar içki gördü. 'Süt iyidir. Bence sende içmelisin. ' ' Sevmem. Hiç alışamadım. Zaten bebekkende içmemişim. Annem genç yaşta göğüsleri sarkmasın diye mama ile büyütmüş. ' ' O nasıl bir saçmalık. ' ' Endişe etme. İkizleri emzirdi. Gayet sağlıklılar. Gerçi sütten keser kesmez slikon taktırdı. ' Sevdiğim kızla annesinin göğüslerini konuşmam mı daha beterdi. Lavin in kendini bu kadar önemsiz bulması mı. Ben onu düşünmüştüm hiç tanımadığım sözde kardeşleri şu an umrumda bile değildi. Niye kendini bu kadar yok sayıyordu. ...... ' Arabanın bir adı var mı ' ' ne' ' Erkekler arabalarını çok severler. Gerçi senin için geçerli mi bilmiyorum. ' Beş dakika kızım ya beş dakika unutamaz mısın? ' Bir adı yok.' ' ben koyabilir miyim' ' evet. ' Çocuklarımızın adını da sen koyabilirsin güzelim. ' Adı lav olsun. Böyle lav gibi akıyor yolda. ' Otobana çıktı. Ve gaza bastı. En kötüsü hala konuşmaya devam ediyordu. ' Beğenmedin mi. ' ' Beğendim. Lav olsun. ' Emniyet kemerimi kontrol ettim. ' Mükemmel bir his. Sanki uçuyoruz. ' Camı sonuna kadar açtı. Hava soğuktu. Arabanın içi buz gibi oldu ama umrunda değildi. Bir kolunu arabadan çıkardı. Direksiyonu tuttum. ' Ne yapıyorsun Lavin' ' Tek elimle direksiyon tutabilirim. Sakin ol. Sende çıkarsana kolunu. Rüzgarın tenine çarpışını hisset. ' ' Ben böyle iyiyim. ' ' Sen uçak mühendisliği okumuyor muydun. ' ' Evet. ' ' Kesin daha yavaş giden uçaklar icat etmeye çalışırsın. ' ' Öyle bir hayalim yok. Zaten güvenli olmazdı. ' ' Her şeyi ciddiye alıyorsun. Yorulmuyor musun. Keşke seni alıp bir kaç gün bütün sorumluluklarından kaçırabilsem. ' ... ' İstersen hafta sonu bir yerlere gideriz. ' derken çok güzel gülüyordu. ' İkimiz mi. ' ' hayır hepimiz. Seni sevgilinden ayıramam. ' ' Gideriz sen istersen ' ' Part time bir iş buldum. Biraz para kazanayım. Ama ancak alman usulü olursa gidebilirim. ' ' nasıl bir iş ' ' Önemli bir şey değil. Bir kaç saatlik bir şey. Bak şurada bir yol üstü lokantası var. Standartlarına uygunsa orda bir şeyler yiyebiliriz. ' Ona yine hayır diyemedim. Ve sabah kahvaltısı olarak menemen yedim. Üstelik soğanlı. Menemen soğansız olur dediğim için üzerine bir de azar yedim. Yine de güzel bir gündü. Çünkü Lavin çok güzeldi. Kendini okula bırakıp arabamı iade ettiğinde kızımdan defalarca özür diledim. Gerçekten çok hor kullanılmıştı ve buna alışık değildi. Okuluma gittim. Akşam eve geldiğimde Lavin şort demeye bin şahit minicik bir şeyle salonun ortasında oturuyordu. ' Hoş geldin. Sen gerçek bir kurtarıcısın. ' ' Sen ne yapıyorsun. ' Yani neden kalbime kastediyorsun. ' Kadın olmanın zor olduğunu daha önce duymadın mı. Ağda yapıyorum. Ama arkaları alamıyorum. Sen ağda yapmayı biliyor musun. ' ' Hayır hiç anlamam. ' ' Hadi ya sen nasıl gaysin. Kıllı mı geziyorsun. ' Tamam kıl yumağı halinde gezmiyordum ama tamamen tüysüz de değildim. Özellikle göğüs kısmındaki kılları hiçbir kuvvet aldıramazdı bana. Yazları görüntü kirliliği olmaması için bacaklarımı aldırdığım doğruydu ama metroseksüel sayılmazdım. ' Lazer epilasyon güzelim. ' ' Üç kıl için bir dünya para alıyorlar. Neyse ben sana öğretirim. ' ..... Lavin in öğretme çabaları elimin titremesi nedeniyle epey zorlu geçti. Sonunda ne yapalım olduğu kadar diyerek yere boylu boyunca uzandı. Bacağının alt kısmına yapıştırdım. ' Ben iyi kötü aldım oraları sen üstleri alsan yeter. ' Bacakları mükemmeldi. Uzun bembeyaz. Ağdayı yapıştırırken o kadar temas etmek zorunda kalmıştım mi fena halde uyarıldım. Hayatımda bu kadar istek duyduğum baska bir an olmamıştı. Kot olduğuna aldırmadan yırtıp geçecekti nerdeyse pantolonu. Ve Lavin sanki kasıtlı yapar gibi yukarıyı da diyordu. Şortun hizasına kadar gel yoksa kötü görünür. Ne kötü görünmesinden bahsediyordu. Mümkün değildi ki. Arada dolaba gidip kendime soğuk bira getirdim. İçimdeki yangın belki sönerdi. Lavin in üzerine atlamadan. Lavin in sabah söylediği uçma hissi böyle bir şey olmalıydı. Bedenim adeta uçuşa geçmişti ve istikamet Lavin görünüyordu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD