İkinci Bölüm

628 Words
### **Karanlıkta Başlayan Aşk - Bölüm 2** Zeynep, ofisinde oturmuş, masasının üzerine yayılmış dosyalara bakıyordu. Müşterisiyle yaşadığı anlaşmazlık, onu mahkemelik olmaya zorlamıştı. İç mimarlık projesinde yaşanan bir yanlış anlaşılma, büyük bir hukuki soruna dönüşmüştü. Şirketi, ona en iyi avukatı tutmuştu: Ömer Arslan. Zeynep, Ömer'in ismini duyduğunda kalbi hızla çarptı. O gece, karanlık asansörde tanıştıkları adam, şimdi onun avukatı olacaktı. Aklına o gece düştü, Ömer'in sesi, sakinliği ve o karanlıkta hissettikleri... Ancak o günden sonra bir daha görüşmemişlerdi. Zeynep, Ömer'in onu hatırlayıp hatırlamayacağını merak ediyordu. --- ### **Mahkeme Salonunda Karşılaşma** Mahkeme günü geldiğinde, Zeynep, takım elbisesiyle salonun kapısından içeri girdi. Kalbi hızla çarpıyordu. Salonun diğer tarafında, Ömer dosyaları inceliyordu. Zeynep'i gördüğünde, gözleri hafifçe genişledi. O gece, karanlık asansörde tanıştıkları kadın, şimdi onun müvekkiliydi. Ömer, Zeynep'e doğru yürüdü ve elini uzattı. "Merhaba, Ömer Arslan. Sizin avukatınız olacağım," dedi, sesi profesyonel ve sakin. Zeynep, elini uzattı ve tokalaştılar. Ömer'in eli sıcak ve güven vericiydi. "Zeynep Yılmaz. Tanıştığımıza memnun oldum," dedi, sesinde hafif bir titreme vardı. Ömer, Zeynep'in gözlerine baktı ve o geceyi hatırladı. Ancak profesyonelliğini koruyarak, "Dosyanızı inceledim. Endişelenmeyin, bu işi halledeceğiz," dedi. --- ### **Gerilim ve Çekim** Mahkeme başladığında, Ömer, savunmasını yaparken Zeynep'i etkilemişti. Zekası, kararlılığı ve sakinliği, onu bir kez daha hayran bırakmıştı. Zeynep, Ömer'in her hareketini izliyor, onun sesine kapılıyordu. Ancak mahkeme arasında, Ömer'in soğuk ve mesafeli tavrı, Zeynep'i şaşırtmıştı. O gece, karanlıkta konuşan sıcak adam neredeydi? Ömer, profesyonel bir mesafe koymuş, Zeynep'i sadece bir müvekkil olarak görüyor gibiydi. Mahkeme sonrası, Zeynep, Ömer'e yaklaştı ve "Teşekkür ederim, çok iyi bir savunmaydı," dedi. Ömer, hafifçe başını eğdi. "Sadece işimi yapıyorum," diye cevapladı, sesi soğuk ve mesafeli. Zeynep, bu tavra içerlemişti. "O geceyi hatırlıyor musun? Asansörde mahsur kaldığımız gece?" diye sordu, gözlerinde bir umut ışığıyla. Ömer, bir an duraksadı, ardından "Evet, hatırlıyorum," dedi. Ancak daha fazla bir şey söylemedi. Zeynep, bu soğukluğa anlam veremiyordu. İçinde bir öfke ve hayal kırıklığı birikmişti. "Peki, neden böyle davranıyorsun? O gece konuştuğumuz gibi değilsin," diye çıkıştı. Ömer, Zeynep'in gözlerine baktı ve içinde bir şeylerin kıpırdandığını hissetti. Ancak geçmişinin gölgesi, onu geri çekiyordu. "Zeynep, bu sadece bir iş. Duyguları karıştırmamalıyız," dedi, sesi sert. Zeynep, bu sözlerle sarsıldı. "Peki, öyle olsun," diye mırıldandı ve oradan uzaklaştı. --- ### **Yan Karakterler Devrede** O akşam, Zeynep, en yakın arkadaşı Elif'le buluştu. Elif, Zeynep'in halini görünce endişelendi. "Ne oldu sana? Gözlerin dolmuş," diye sordu. Zeynep, olanları anlattı. Ömer'le yaşadığı gerilimi, onun soğuk tavrını ve içinde biriktirdiği duyguları paylaştı. Elif, Zeynep'i dinledikten sonra, "Belki de onun geçmişinde senin bilmediğin şeyler vardır. İnsanlar bazen duvarlar örer, kendilerini korumak için," dedi. Zeynep, bu sözleri düşündü. Belki de Ömer'in bir nedeni vardı bu tavrı için. Aynı zamanda, Ömer de en yakın arkadaşı Can'la bir barda oturmuş, Zeynep'ten bahsediyordu. Can, Ömer'in halini görünce, "Kadın seni etkilemiş gibi görünüyor," diye şakayla karışık söyledi. Ömer, iç çekti. "Evet, ama geçmişimi biliyorsun. İnsanlara yaklaşmak benim için zor," dedi. Can, Ömer'in omzuna hafifçe vurdu. "Belki de bu kez farklı olabilir. Zeynep, senin için iyi bir şans olabilir." --- ### **Tutkulu Karşılaşma** Birkaç gün sonra, Zeynep ve Ömer, davayla ilgili bir toplantı için ofiste buluştular. Toplantı sırasında, ikisi de birbirlerine karşı olan çekimi hissettiler. Ancak ikisi de bunu belli etmemeye çalışıyordu. Toplantı bittiğinde, Zeynep, Ömer'e döndü ve "Ömer, seninle konuşmamız gerekiyor," dedi, sesi kararlı. Ömer, Zeynep'in gözlerine baktı ve içinde bir şeylerin kıpırdandığını hissetti. "Tamam, konuşalım," diye cevapladı. İkisi de ofisin boş bir köşesine geçti. Zeynep, Ömer'e doğru yaklaştı ve "Neden benden kaçıyorsun? O gece hissettiklerimiz gerçekti, biliyorsun," dedi, gözlerinde bir ateş yanıyordu. Ömer, Zeynep'in yakınlığı karşısında nefesi kesildi. "Zeynep, bu doğru değil. Ben... senin için iyi değilim," diye mırıldandı. Zeynep, Ömer'in yüzüne baktı ve "Karar verme hakkı bende," dedi. Ardından, Ömer'in dudaklarına kendi dudaklarını yapıştırdı. Ömer, bir an şaşkınlıkla donakaldı, ancak kısa sürede kendini Zeynep'in tutkulu öpüşüne kaptırdı. İkisi de o an, tüm engelleri aşmış, duygularına teslim olmuştu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD