UKRAYNA

1148 Words
Ayna da ki boş ifademe baktım. Güzel miydim? Keskin ela gözlerim, tek çizgi dudaklarım, dalgalı kaşlarım, kendinden uzun kıvrık kirpiklerimle ne kadar bakılır bir yüzdüm? 170 boyunda, sıkı bir bedene sahibim, güzellik standartlarına uygun bir kız olduğumu biliyorum ama hepsini mezara götürme planım hala aktifti. Belki bir sene önce sorulsaydı, belki bende birine aşık olur evlenebilirim derdim ama şu an erkeklere çok tahammülü olan bir kız değildim. Gece yine sinirle bedenim kaskatı olmuş duş alarak gevşemeye çalışmıştım. Gece ki o adamı öldürürdüm ama almam gereken bir intikam vardı. Bir erkek hayır dan neden anlamıyordu? Zengin olduğu için kendine güveniyordu. Benden şikayetçi olmuştu pezevenk. Ona bir sebep yokken saldırdığı mı belirtmişti. Bana ulaşamayınca İlker komutanı arayıp bilgilendirmişlerdi. Sabah şarj olan telefonu açınca İlker komutan dan 20 cevapsız arama görünce acaba bir gelişme mi oldu diye açtığım telefon ile hayal kırıklığına uğramıştım. Boş boş işler yüzünden ifadeye çağrılıyordum. Neyse ki İlker komutan benim için olayı halletmişti. Başımı çok kez beladan kurtaran adam bunu yine yapmıştı. Ona yük olmak istemesem de yüktüm. En kısa zamanda onu azat etmem gerektiğini biliyordum. Ben istemesem bile o bir şekilde beni açtığım belalara bulaşıyordu. Üzerime giydiğim takımın ceketini düzeltip müştemilattan çıktım. Bahçeye inince biraz temiz hava aldım. Kısa süre sonra zaten Axton göründü. Yanıma yaklaşınca "Günlük kıyafet giysen daha iyi olurdu" dedi. "Neden?" diye sorunca "Koruma olarak dikkat çekersin" dedi. Kaşlarım çatıldı. "Sizin yanınızda ucuz kıyafetlerimle daha tuhaf dururum" dedim. Bir süre bana baktı. Onun tek takıma verdiği 30 bin tl ile ben bir kaç senelik kıyafetimi alıyordum. "Neyse bin" dedi. Aynı arabada gitmeye alıştığımız için bindim. Büyük cüssesiyle yanıma oturdu. O oturunca nedense derin bir nefes aldım. Erkeklere tahammülüm bu kadardı işte. (?) Havalimanına o şekilde gittik. İnince bekleme salonuna girdik. Ama aklıma saçma sapan bir soru takılmıştı. "Şimdi ben kolay merak eden bir insan değilim bay Axton ama sizin özel uçağınız yok mu?" diye sordum. Telefon da olan bakışları bana döndü. Tek kaşı havada "Olmalı mı?" diye sordu. "Bilmem" dedim "Para ısrafını sevmem" diyerek telefona döndü. Para ısrafını sevmiyormuş. İnanmam mı lazımdı? Neyse ne, bana ne. Biletlerimiz bize verilirken korumalar geride kaldı. Sadece ikimiz yolculuk edecektik. Bu beni şaşırtmıştı açıkçası. Eliyle önünü işaret edince sert bir soluk bırakıp yürümeye başladım. Uçakta ki yerimizi alırken bana cam kenarını vermişti. Normalde sıra numaralarımız tam tersi olsa da beni cam kenarına yolladı. Kendi bilirdi. Axton'dan devam. "Sen koruma mısın abla?" diye soran çocukla bakışlarım yanda oturan küçük 6 7 yaşlarında ki kızı buldu. Kız bize gülümseyince Asena'nın başıyla onu onayladığını anladım. "Yanında ki yakışıklı amcayı mı koruyorsun?" diye sordu beni göstererek. Yanımdan bir boğaz temizleme sesi geldi. "Evet güzel kız" dedi. "Büyüyünce bende polis yada koruma olacağım" diyen kızla kaşlarım çatıldı. "Bence sen çok tatlı bir kızsın, daha sakin bir meslek seç" dedi Asena. Küçük kız omuzlarını sallayıp "Olmaz senin gibi olmak istiyorum" dedi. "Kızım insanları rahatsız etme" diyen annesiyle kız annesine döndü. Bende geriye yaslanıp gözlerimi kapattım. Uçak inince uçaktan indik. İleri doğru yürürken "Bekle" diye bir ses duyuldu. Kızın aksanlı konuşması melez olduğunu gösteriyordu. Asena ile aynı anda arkamıza döndük. "Bir şey mi oldu?" "Sana sarılabilir miyim?" diyen kız ile bakışlarım Asena'yı buldu. Pür dikkat kıza bakarken ne düşündüğünü kestirmek imkansızdı. "Ta-tabi" diye kekeledi. İnsan ilişkileri çok zayıftı. Duygularını bastırıyordu. Kız ona doğru koşunca Asena eğilip onun için kollarını açtı. Kız kucağına gelip ona sarılınca Asena karşılık verdi. Kızın annesi mahçup şekilde yanımıza yaklaştı. Küçük kız Asena dan ayrılınca kadın "Kusura bakmayın, üniformalı olanlara hayran" dedi. "Sorun yok" diyen Asena ile kadın bize gülümseyip küçük kızla birlikte yürümeye başladı. Ben Asena'ya dönüp bakınca yüzünde tebessüme yakın buruk bir ifade vardı. Derin bir nefes alıp ifadesini kısa sürede topladı. Bakışlarımız birbirine değince boğazını temizleyip önden yürümeye başladı. Kendimi derin bir nefes alırken bulup onu takip etmeye başladım. Yüzünde ki ifade bildiğim bir ifade olduğu için beni geçmişime götürdü. Bende kısa sürede kendime gelip Asena ile bizim için gönderilen arabaya doğru yürüdük. Burda da hatırı sayılır bir koruma ordum vardı. Önce Asena'nın binmesini sağlayıp ardından ben bindim. Yolculuk biraz uzun sürecekti. Yaklaşık 1,5 saatlik yolculuğun ardından annemin malikanesine geldik. Ben arabadan indim. Asena bir tur etrafı süzerken ben yürümeye başladım. Malikanenin kapısı bizim için hemen açılmıştı. Bir süre sonra güzel annemin yüzü görününce bana gülen kadına aynı gülüşle karşılık verdim. "Hoşgeldin Axton" diyerek bana sarıldı. Bende onu kucakladım. "Hasta olduğunu duydum" dedim. Benden ayrılıp "İçerde konuşalım" dedi. Arkama dönerek "Sana bir misafir getirdim" diyerek arkamda ki kadını gösterdim. Asena konuşulanları anlamıyordu, çünkü annemle kendi dilinde konuşuyordum. Türkçe bilmiyordu. Annem Asena'yı baştan sona süzerek "Bu kız biraz ürkütücü değil mi?" diye sordu. "O bir asker" dediğim zaman annemin kaşları çatıldı. "Şaka mı bu?" "Seninle uzun uzun sohbet edeceğiz" dedim. Annem başını sallayıp içeriye doğru yöneldi. Bende Asena'ya döndüm. "İçerde bekleyebilirsin" dedim. "Sizin konuşacaklarınız vardır" diyerek beni reddetti. Başımı sallayıp içeriye oturma odasına geçtim. Oturma odasından bahçeyi net şekilde görüyordum. Annemin yanına oturup "Seni Türkiye'ye götürme vakti geldi" dedim. "Gelmeyeceğimi biliyorsun Axton. Ben artık yaşlandım, ülkemde ölüp burda gömülmeyi istiyorum" dedi. Sinirli bir soluk bıraktım. "Savaş var anne artık burda kalmanı istemiyorum" dedim. "Savaş iki lider arasında yakında bitecektir" dedi. Bakışlarım Asena'yı takip ederken "Bitince gelirsin o zaman" "Senin de savaş içinde olduğunu görüyorum" dedi. Şaşkın bakışlarım onu buldu. "Nasıl?" "Türk kızını diyorum" dedi. Bakışlarım yeniden bahçeyi buldu. Arkası bize dönüktü. "Benim için tek önemli kadın sensin" dedim. "Ben yerimi biliyorum Axton. Senin tüm manevi ihtiyaçlarını karşılamayacağımı da biliyorum" dedi. "Konu neden bana döndü Sofia hanım?" diye sordum sitemle. "Çünkü bakışlarında o ilk gördüğüm savunmasız bakış var. Kendinle savaşmayı bırak" diyince tüm ömrüm gözlerimin önünden geçti. "Bu konuyu kapatabilir miyiz?" "Senin için yemek hazırlattım, benim yemeklerimi özlemişsindir" dedi bana saygı duyarak. "Senin elinin lezzetini özledim" diyince güldü. Oda kadındı, bir iltifat edince hemen gülüyordu. "Artık yemek yapamıyorum ama tarifleri birebir hizmetçilere yaptırıyorum" dedi. "Misafirimi çağırayım hep birlikte yiyelim" dedim. "Çağır bakalım mafya bey" diyerek bana gönderme yaptı. Mafya ve asker! Aynı cümlede bile tuhaf duruyorlardı. Ayağa kalkıp dış kapıya yöneldim. Kapıyı açıp "Asena" diye bağırdım. Keskin bakışları beni buldu. Bana doğru yürüyüşünü izledim. "Gel yemek yiyeceğiz" "Rahatsız etmek istemem kimseyi" dedi. "Sana lavaboyu göstereyim ellerini yıka istersen" diyerek konuyu bitirdim. Ben içeriye yönelirken beni takip ettiğini biliyordum. Onu ortak lavaboya götürdüm. Uzun saatlerdir yollarda olduğumuz için ihtiyaçlarını gidermesi gerekiyordu. Ben kenara çekilince o içeriye girdi. Kapıyı kapatınca az ileri gidip onu bekledim. Kısa süre sonra çıktı. Onu yemek salonuna götürdüm. Annemi görünce biraz kasıldı. "Annem Sofia" "Memnun oldum" dedi ona bakarak. Anneme çeviri yapıp "Korumam Asena" dedim. Annem de başıyla onaylayıp. "Bende memnun oldum" dedi. Çeviriyi Asena'ya yaptım. Ona gösterdiğim sandalyeye oturdu. Göz ucuyla yiyeceklere bakınca "Merak etme inek yada koyun eti dışında et yemem, annem yemekleri ona göre yaptırdı" derken yüzüme bakıp başını sallayıp önüne döndü. Yemek annemle sohbet ederken geçmişti. Genel olarak havadan sudan ve işlerden konuştuk. Yemek bitiminde Asena'ya kalacağı odayı gösterdim. " Rahatça dinlen bu gece bir yere gitmeyeceğim" dedim. Başıyla beni onaylayıp kapısını kapattı. Derin bir nefes alıp merdivenleri inerek annemin yanına döndüm....
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD