KUZEY'İN AĞZINDAN... Elindeki çanta Egemen'in kafasına her inişinde içimin yağları eriyordu. Hâlâ utanmadan Yıldız'ın peşinde, yamacında dolaşıyordu. Yüzsüzlük bir kalıp olsaydı kesinlikle ama kesinlikle Egemen'in üstüne yapışırdı. "Seni got kafali seni! Kover beni artuk! Nedu yapuştun galdun bağa?" Anlamını bilmediğim kelimeler ortalıkta 4 dönerken acaba güzel bir şey mi söylüyor yoksa hakaret mi ediyor anlamıyordum. Gerçi böyle bir sinir anında insanın ağzından kesinlikle güzel sözcükler çıkmazdı. Bu yüzden muhtemelen hakaret ettiğini düşünüyordum. "Yıldız dur az daa!" "Duramam daa! Bir daha çıkma ula karşıma!" Gözlerinde her zaman çaba gördüğüm Yıldız şu anda iğrenerek bakıyordu. Onca yılına, onca emek verdiği yıllarına, uğruna akan onca gözyaşına acıyordu. İşte hayat ne yazık

