"Mela.. uyanman gerek artık güzelim." Bora'nın huzurlu sesi gülümsememe sebep oluyordu. Yavaşça gözlerimi açıp Bora'ya baktım, en güzel gülümsemesini takınmıştı yine. Yanağımı okşuyordu, kalbim hızlanırken aynı zamanda yanaklarımda ısınıyordu. "Günaydın meleğim." dudaklarım kurumuştu, dilimle dudaklarımı ıslatıp Bora'ya sarıldım. "Saat kaç?" "Öğlen 3'e geliyor, 1 gündür uyuyorsun neredeyse." şaşkınca baktım Bora'ya ve yataktan kalkmaya çalıştım. "Ağır ol bakalım, yataktan kalkmak yasak. Yemek yemen gerek." bacağıma baktım, tabi ya.. en son ameliyathanedeydim. Ben.. kaçırılmıştım. Yaşadıklarım tekrar aklıma gelince gözlerim yanmaya başladı, dudağımı dişledim ağlamamak için. "Berat.. o nasıl?" dedim merakla, en son kafasını çok kötü taşa çarpmıştı. "Aşağıda odasında.. merak etme bir şeyi

