"Berat dur düşeceğim!" Berfu Berat'ı öldürecekmiş gibi bakıyordu. Hep birlikte Uzungöl'e gelmiştik. Berat sürekli ikiziyle uğraşıyordu, Bora ve ben de el ele rahat rahat geziniyorduk. Berna Orhan abi Oya Ozan Sidar abi Halil abi Dicle küçük ağa hep birlikte arabadan inip göle doğru yürüyorduk. "Burası neden bu kadar araplarla dolu?" dedi Dicle etrafa bakarak. Malesef ki yerli halk her tarafı araplara satmıştı ve her yerde arapça yazılar yazıyordu. "Herkes daha fazla para kazanabilmek için her yeri araplara satmış malesef. Eskiden daha güzeldi buralar ama şimdi her yer turist." Uzungöl her zaman yağmurlu olurdu, bu yüzden şemsiye ve yağmurluk almıştık. "Hadi fotoğraf çekilelim hep birlikte." dedi Oya heyecanla ve hepimizi yan yana dizdi. Bora'ya baktım, o da bana bakıyordu. Oya fotoğrafı

