Her sabah olduğu gibi yine üzerimde bir ağırlıkla uykudan sıyrılırken gözlerimi araladım. Güneş yeni doğuyordu anlaşılan çünkü hafif bir karanlık vardı. Üzerimdeki baskının elbette Demir olduğunu biliyordum ama farklı bir baskı ya da tutuş mu demeliyim o da vardı. Başımı hafifçe eğdiğimde uyku mahmuru gözlerim gördükleriyle bir anda cam gibi açıldı. Bacağının biri benim bacaklarımı sarmıştı. Kolunun biri başımın altından geçmiş diğer ise üzerime uzanmıştı. Tek farkla. Eli boşa değildi. Sol göğsümle doluydu. Geceliğin tek omuzu dirseğime kadar inmiş açıkta kalan göğsüm ise onun sıcak iri ve nasırlı avucu içinde yerini almıştı. Bir an nefesimi tuttum. Ah be adam sen ne yaşıyorsun gece bilmiyodum ki. Üzerime attığı bacağı yüzünden erkekliği bacağımın kalça kısmına baskı yaparken sabahları

