Nil aynada kendini son kez süzdü. Üzerinde bej rengi, şık bir pantolon ve ona uyumlu zarif bir bluz vardı. Altında ise her zamanki gibi topuklu ayakkabıları… Rahat ama şık görünüyordu. Sonuçta bir büyükelçi kızı olarak her zaman en iyi şekilde görünmeye alışkındı. Ama Savaş ve Çağdaş’ ın nereye götüreceği belli olmuyordu. Gerçi bu kez baştan askeriye demişlerdi. O yüzden pantolon tercih etmişti. Yanında duran Gül ise onu baştan aşağı süzüp derin bir iç çekti. "Sen cidden akıllanmıyorsun değil mi? Geçen sefer de topuklu giymiştin. Burası bir balo salonu değil Nil, askeriyeye gidiyoruz!" Nil aldırış etmeden çantasını omzuna attı. "Ne yapayım? Spor ayakkabı giymek bana göre değil. Ayrıca bu kadar abartacak bir şey yok. Sadece oturup bekleyeceğiz. Seni parkura sokarsa derdine yan. " Ama Gü

