Tanıtım.

478 Words
Ben Dilan. 21 yaşındaydım. Kocam Hüseyin Ağa vefat eder etmez, aşiret beni Kocamın yeğeni Ferhat ile zorla evlendirmişti. Bugün ise gerdek gecemizdi. “Sen bana yasaksın,” dedi Ferhat Ağa. “Dilan bizden olmaz.” Ona doğru bir adım daha attım, aramızdaki mesafe iyice azaldı. “Sana dokunmak istiyorum,” dedim. Kelimeler ağzımdan dökülürken içimde bir şey kırılıyor, bir şey filizleniyordu. “Sen amcamın eski karısısın,” dedi. Ama o sözleri söylerken gözleri bana bakıyordu. Ve o bakışta yasak değil, arzu vardı. Sanki kendini durdurmaya çalışıyordu fakat başaramıyordu. “Ferhat Ağa, bizi evlendirecekler. Amcan öldüğü için beni sana verecekler. Bu gerdek gecesini tamamlaman gerekiyor.” “Olmaz olmaz…” dedi. Ferhat Ağa’nın elleri havada kaldı. Bana dokunmak istiyordu ama aynı zamanda çekiniyordu. Kahretsin. Bu gece, eğer gerdek gecesini tamamlamazsa; buradan ölümüm çıkacaktı. Kollarım boynuna dolandı. Dudaklarımız birbirine çok yakındı. Gözlerim gözlerindeydi. O an ikimiz de dünyayı unuttuk. “Neden?” diye sordum. “Sana her baktığımda amcamı göreceğim,” dedi. 21 yaşındaydım ve ilk kez birisine bir şeyler hissediyordum. “O öldü, aşiret bizi evlendirdi. Benimle şimdi olmazsan eğer, ölüm emrimi verecekler.” “Dilan Dilan Dilan,” dedi iç çekerek. Ferhat Ağa eğildi, dudakları dudaklarıma değdi. Öpücük yumuşaktı, tedirgindi. Sanki ilk kez öpüşüyor gibiydi. Dudaklarım dudaklarında gezindi. Dili dudağımın kenarını öptü ve dudaklarım aralandı. Dilim onun diliyle buluştu. “Yapamıyorum,” dedi. Öpüşme derinleşti, vahşileşti. Elleri belimden sırtıma kaydı, parmakları tenime işledi. Beni kendine daha sıkı bastırdı. Göğüslerim göğsüne yapıştı. Nefeslerimiz birbirine karıştı. “Töreyi dinle,” dedim. “Ben onun en sevdiği yeğeniydim, şimdi ise karısı benim karım…” “O bana hiç dokunmadı ki… Sen de biliyorsun, beni ailemden korumak için benimle evlendi,” dedim. “Dilan yapma.” Bir elim ensesindeydi, saçlarını kavradım. Diğer elim sırtında geziniyordu. Onu daha yakına çekmek için. O da aynısını yapıyordu, belimi kavramıştı. “Dilan,” diye fısıldadı. “Durmalıyız.” Ama durmadı. Tekrar dudaklarını dudaklarıma bastırdı. Bu kez daha ateşliydi. Dudaklarımı emiyor, dişleriyle hafifçe ısırıyordu. İnledim ağzının içine. Bu inlemeyi duyunca daha da hırslandı. Beni duvara yasladı, vücudu vücuduma yapıştı. Sertliğini hissettim karnımda. Elleri bluzumun düğmelerine gitti. Aceleyle çözmeye çalıştı. Parmakları titriyordu. Ben de ona yardım ettim. Bluzum omuzlarımdan sıyrıldı, yere düştü. Sütyenimle kaldım karşısında. Göğüslerim ortaya çıkmıştı. “Sen bana emanetsin ve ben şimdi seni becerecek miyim Dilan?” diye sordu. “Ferhat Ağa…” “Özür dilerim ama yapmayacağım. Bu evlilik hiçbir zaman gerçekleşmeyecek. Aramızdaki şey tamamen sahte olacak.” “Tüm Urfa konuşacak,” dedim. Bir anda bir bıçak çıkardı, kolunu kesti. Kanını beyaz çarşafa döktü. “Aşağıdakiler kanlı çarşaf isteyecekler, bunu onlara verirsin… Diğer türlü biz yapamayız Dilan çünkü sen benim için her zaman yengem olacaksın.” “Ferhat Ağa…” “Yengeme karım diyemem Dilan. Bu evlilikten beklentin olmasın. Bir daha asla öpüşmeyeceğiz. İyi geceler,” deyip kapıdan çıktı. && URFA’DA ZORUNLU BİR EVLİLİKTEN DOĞAN AŞKIN HİKAYESİ. Ferhat: 32 yaşında. Dilan: 21 yaşında.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD