konağın ağır havasını bir anda dağıttı. Tozlu bir jipten inen Mahmut Bey ve eşi, omuzlarında evlat acısının verdiği o bitkinlik ama gözlerinde Leyla’ya kavuşmanın getirdiği buruk bir sevinçle içeri girdiler. Leyla, merdivenlerin başında bir an duraksadı. Kalbi sanki göğüs kafesini delip çıkacakmış gibi çarpıyordu. Peçesinin ardındaki gözleri hemen annesini aradı. Onu gördüğü an, bir haftadır içine hapsettiği tüm o feryatlar boğazına dizildi. Hızla merdivenlerden indi, siyah çarşafının etekleri taş basamaklarda hışırdayarak savruluyordu. Annesine sarıldığında, dışarıdaki dünyanın tüm acımasızlığı yok oldu. Annesinin üzerine sinmiş olan o tanıdık ev kokusu, Arabistan’daki çocukluğu, Selma ile paylaştıkları sırlar... Hepsi bir anda geri geldi. İki kadın, avlunun ortasında birbirine kenetlen

