Demir Arslan anlatımından Uzun ve yorucu bir günden sonra yatağıma uzanıp, yeşil gözlü felaketimi düşündüm. Günler sonra özlediğim gözlerine, tenine ve kokusuna bugün biraz bile olsa hasret gidermiştim. Dün akşam, kanepede koynumda yatırmam, daha önce, hayatımda hissetmediğim kadar huzurlu hissettirmişti. Bedeni kollarımın arasındayken, eksik parçamın tamamlanmış olduğunu hissediyordum. Sanki ben yapbozdum, Zümra ise yapbozun en önemli parçasıymış gibiydi. Yerinden acımasızca sökülen kalbimmiş gibi hissediyordum ama bu hisler çok saçmaydı. Böyle hissetmemeliydim. Biz yasaktık ve yasaklar çiğnenmez. Yavaşça açılan kapı ile gözlerimi aralayıp, küçük adımlarla içeriye giren Zümra'ya baktım. Birkaç saniye ürkek bir aslan gibi sessizce başucumda dikilip yüzümü inceledi. Muhtemelen uyanık o

