8.Bölüm

1157 Words
Gözlerimi açıp kendimi başlığa yasladığımda çırılçıplak olduğumu fark edip ayaklandım. Birden ayaklanmam ile başım dönmeye ve midem bulanmaya başlamıştı. Derin nefesler alıp yataktaki çarşafı almak istesem de gelmeyen çarşaf ile yanımda yatam Enes ile şoka girdim. Bir anda yere düşüp sırtımı duvara yasladım. Çekiştirme ile uyanam Enes yatağın diğer tarafında döndüğünde boş olduğunu görünce kaşlarını çatıp doğruldu. Komidinden aldığı telefona baktığında saat biri gösteriyordu. Duyduğu hıçkırık sesiyle duvara yaslanmış Ayçayı gördü. Umursazca yataktan kalkıp iç çamaşırını yerden aldı ve üstüne geçirdi. Ayçaya dönüp-Ağlaman bittiyse hadi herkes evine dedi. Ayça duyduklarına inanamıyordu. Yutkunup titreyen sesiyle - Sen ne diyorsun ? Neden? dedi sonunda.. Enes pantolununu da üstüne geçirip-Uf salak misin nesin , sence eğlendik, beraber olduk evli evine köylü köyüne dedi. Ayça duyduklarını idrak edemeyip ayağa kalktı -Biz beraber olmuşuz? dedi inanamayarak. Enes eline geçirdiği gömleği giyip -Ee olduk daha doğrusu sen ayık değildin ama güzel geceydi. Bir kere de ayık olduğunda yaparız . Ama sıkıldım şimdiden senden, biraz unutayım seni sonra ikinci bir tür yaparız dedi sonunda göz kırpıp. Ayça titreyen sesiyle- Hayatım bitti benim, sen ne saçmalıyorsun, baygınken neden beraber oluyorsun? Suna'yı çağır bana çabuk diyerek Enes'i itti. Enes sinirle karşındaki kızın kollarından tuttup - Söylediğin gibi senin hayatın banane hem Suna buldu seni bana bütün gece boyunca da dokunmama birşey demedin şimdi mi namuslu kesildin diyerek kızı itti. Ayça duyduklarına inanamıyordu. Bu işte Suna da vardı. Kendisi bir piyondu. Arkadaşları için bulunan bir piyon. Gözünden yaşlar akarken daha fazla çıplak kalmak istemeyerek yerdeki kıyafetlerini hızla giyinmeye başladı. Enes çalan telefonu açıp cevapladı. - Evet baba biliyorum geç kaldım. Saat bir farkındayım trafik var yoldayım peki diyerek kapatmasıyla Ayça hızla Enes'in elindeki telefonu aldı. Gördüğü saate inanamıyordu. Normal de evde olması gereken saatti. Geç kalmıştı. Hızla odaya göz atıp çıktı. Panikle ayağındaki topuklularla koşturmaya başladı. Kendini dışarı attığında sorunlarını sonra düşünmek için eve gitmeye karar vermişti . Panikle nasıl ışınlanacağını düşünürken korna sesiyle zıpladı. Ali siyah arabasının penceresinden kafasını uzatıp-Atla bırakayım seni dedi. Ayça bir daha görmek istemese de eve gitmek için kabul etmişti. Arabaya binip okul kıyafetlerini bıraktıkları butiğe gitmesi gerektiğini söyledi ve sustu. Ali merakla -Neden bu kadar sessizsin? dedi. Ayça sinirle bir kahkaha attıp- Neden mi sessizim, sen ve arkadaşların hayatıma sıçtınız daha ne olsun ne istiyorsunuz aa pardon seninle de yatmadım. Hepinizfen nefret ediyorum. Senden nefret ediyorum. Arkadaşından diye bağırdı. Duydukları ile ani bir fren yapan Ali -Neden bahsediyorsun sen? Ben sana dokunmadım bile dedi kaşlarını çatarak. Ayça sinirle dudaklarını ısırıp -Lütfen eve yetişmem lazım geç kaldım. Evden de kovulmayayım. Lütfen dedi. Ali arabayı çalıştırıp yola koyulunca -Bak yola koyuldum anlat olanları bana dedi merakla. Ayça derin nefes alıp -Neyi bilmek istiyorsun bilmiyorum . Arkadaşlarınla kurduğunuz tuzak Suna , Enes ve sen güzel sistem kızları Suna ayarlasın sizde beraber olun çok akıllıca tebrik etmek lazım. Ee kızlarda korkudan kimseye demesinler dedi sonunda gözyaşlarını tutamayarak. Ali kaşlarını çatıp -Arkadaşlarım ne boklar yiyorlar ben pek bilmem , başımı kaşıyacak az bir vaktim var bir de arkadaşlarımın ne işler çevirdiğini ilgilenemiyorum anladın mi bana bak ben onlardan değilim dedi. Ayça okula yaklaşınca rahat bir nefes alıp - Ne fark eder ki ailem öğrenince ki elinde sonunda öğrenecek orta da kalacağım , belki de öleceğim . Senden de nefret ediyorum , ondan da ne fark eder dedi. Arabanın durmasıyla Ali'nin cevabını beklemeden butiğe girip üstünü değiştirdi. Hızla çıktığında kapıda bekleyen Ali ile şaşkınlıkla-Git buradan bir daha gelme diyerek gidecek iken.. Ali -Evine bırakayım geç kalırsın dedi. Ayça giderek geç kaldığını fark edip bindi. Ali sürer iken -Ben bilmiyordum. Bilmemde onlar arkadaşlarım doğru ama kimlere ne yaptığını bilmem . Ama eğer bir sorunun olursa bana gel yardım etmek isterim dedi. Evine yaklaşınca köşede durunca Ayça kapıyı çarpıp- Sizden tek istediğim bir daha ne sen ne de arkadaşların yanımda yöremde dolaşmayın yeter diyerek hızla evine gitti. Evin kapısını çalınca kapıyı açan annesi -Nerdesin sen aklım sende kaldı ? dedi. Ayça - Özür dilerim arkadaşlarla sohbet ederken saatin farkına varmadım diyerek içeri girdi. Bir haftadır sessizce okuluna gidip gelen Ayça ne yapacağını düşünüyordu. En sonunda üniversiteye gidip kariyer yaparak bu durumdan kurtulabileceğini buldu. O yüzden sıklıkla ders çalışıyordu. Göze batmıyor, çevresine uyum sağlıyordu. Ama sessiz olmasıyla başlayan kuşku yumağı bir hafta boyunca daha fazla dolandı. Ailesi , arkadaşları hatta öğretmenlerinin bile dikkatini çekmişti. Sofrayı hazırlamışlardı. Yemek için babasını bekliyorlardı. Kapının kırılacak gibi çalınmasıyla oturduğu koltuktan hopladı. Annesi -Hayırdır inşallah? dediğini işitti. Kapının açılmasıyla duvara vurulması bir oldu. Babasının -Nerde o ahlaksız nerde? diye bağırışıyla... Kalbi korku ile atıyor elleri titriyordu. Sonunda görüş acısına babasının girmesiyle korkuyla yutkundu. Babası hızla saçlarına yapışıp-Geçen cuma akşamı nerdeydin? dedi bağırarak. Bağırdıkça anlındaki damarla belirginleşiyor , burun delikleri açılıp kapanıyordu. Ayça sesi titreyerek-Ben diyebildi. Babası saçını daha fazla çekip - Dediler inanmadım yapmaz dedim okuldan kaçmaz dedim. Dediği sıra annesi -Yapma kız yapmaz öyle şey akıllı akıllı okuluna gidip geliyor dediğinde .. Babasın -Sus yalancı sende bunu ortağısın ama önce ben ne döndüğünü öğrenip namusumu temizleyeyim sıra sana da gelecek dedi. Kızının saçları çekip-Söyle kiminleydin ne yaptın söyle yoksa günah benden gider diye bağırdı. Ayça korkusu ağır basada yalan söylemeliydi yoksa babasının ne yapacağını kestiremiyordu -Ben anneme de dedim arkadaşımla proje ödevi der demez babasın yanağına tokat atmıştı. Aldığı darbeyle yere kapaklanmıştı. Babası -Sen beni salak mi sandın kameradan gördüm motora bindin hem de okul kıyafetlerin bile değil ne b.k yediğinde malum yarın seni Halil'e verip postalatacağım namusum da temizlenir ne laf ne söz dedi. Daha çok kendi kendine söyleniyordu. Ayça duyduğu Halil ismi ile neye uğradığını şaşırdı. Yanlış duymuştu kesin. Babası annesine Ayçayı odasına götürmesini söyleyince denilene riayet etti . Odaya girince Ayça -Anne Halil dediği kim , yoksa.. değildir o de mi anne dedi inanamayarak. Annesi gözyaşlarını silip -Hakkında hayırlısı buymuş kızım yaşına bakma babandan küçük ama seni sever sayar he dedi inandırmaya çalışarak,kızına ağlıyordu. Ama elinden de birşey de gelmiyordu. Ayça geçen bir günün ardından babasının kendi yaşındaki adama acımadan vereceğini ve fikrinin değişmeyeceğini anlamıştı. Akşama gelecek ve dini nikah kıyacak sonra resmi nikah işlemlerine başvurulacaktı. Ayça artık bu saçma evlilik oyununa katlanamıyordu. Göz göre göre babası yaşındaki adamla evlenecekti ve çevresindeki herkes annesinden akrabalarına kadar bunun çok normal olduğunu ve elinde sonunda birbirlerini seveceklerini söylüyorlardı. Akrabalar o kadar gürültüyü duyunca eve gelmiş duyanlarda diğerlerine söylemişti. Tuvalete gidecek iken çocukların dış kapıda durduklarını görünce fırsat bu fırsat diye düşünüp hızla ayakkabılarını ayağına geçirdi ve koşarak evinden uzaklaştı. Nereye gideceğini bilmiyordu sadece koşuyordu. Sonunda bir bankta oturdu. Oturdu . Ve oturdu. Ne süre oturduğunu bilmiyordu? Ama güneş batmış ve sokak yavaş yavaş tenhalaşıyordu. Yerinden kalktı. Son bir umut yardım istemek için kapısına gitmeye karar verdi? Geldiği barda yine kapı sırası vardı. İçeri girmek istedi ama üstündeki pantolon ve penyeden dolayı kapıdaki güvenlik dikkate bile almamıştı. Yavaş yavaş ilerler iken çöp kovalarının olduğu ara sokağı gözüne kestirip gelen geçenin göremeyeceği şekilde oturdu. Müzik sesleri kulağına gelse de ne yapacağını düşünüyordu. Nerede kalacaktı? Artık evi yoktu ortada kalmıştı. Gözyaşları yavaş yavaş süzülür iken duyduğu kapı sesiyle başını kaldırdı. Karşında gördüğü barmen ile bakışlarını kaçırdı. Barmen endişe ve merakla-İyi misin bir sorunun mu var? dedi.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD