10.Bölüm

520 Words
Gözlerini açtığında kendisini dejavu yaşarken hissetti. Olamazdı ,tekrar aynısı olamazdı. Tanımadığı bir tavan , başındaki ağrı aynı hisler çöreklenmişti. Yutkunup dikkatle üstüne baktığında dünkü giydiği lacivert bir penye ve siyah kot pantolonunun üzerinde olduğunu gördü. Derin bir mefes verip yataktan kalktı. Odadan çıkmak için açtığı kapıdan lavoboyu bulmuştu. Girip elini yüzünü yıkadı. Aynada kendine baktığında Gözleri ve dudaklarının şiştiğini gördü. Karnının gurultusuyla odadaki diğer kapıda merdivenleri bulmuştu. Aşağı inerken geniş ve açık hava konsepti oturma alanı gördü. Bahçeye açılan kapının perdeleri uçuşuyor bahçeyi görmesini engelliyordu. Hizmetli kıyafetli insanların ellerindeki eşyalarla bahçeye çıkışları ile onları takip etti. Bahçeye girdiğin heryerde çiçekler ve modern dokunuşlarla bir kataloğun içinde sandı kendini , karnı tekrar guruldayınca masaya çevirdi bakışlarını , masada oturan Ali görünce masaya gidip oturdu. Ali elindeki tableti bırakıp-Günaydın umarım sese uyanmadın dedi gamzellerini göstererek. Ayça bakışlarını Ali den kaçırıp-Yok kendim uyandım. Beni dün taşımışsın teşekkür ederim dedi çekinerek. Ali masada duran Ayça nın elinin üstüne kendi elini koyup- Teşekkür etmek için henüz çok erken ve ordada teşekkür edilecek birşey yok bence , önce kahvaltımızı yapalım sonra deniz manzarası eşliğinde kahvelerimizi içerken konuşuruz acele etmeyelim dedi. Ayça hayranlık ve öfke ile bakıp onayladı. Hayrandı çünkü Enes denen mahlukdan ve çevresindeki bir çok insandan farklı olarak başına gelenleri için kendisini suçlamıyordu. Öfkeliydi kendisi hatalıysa da Ali de hatalıydı. Arkadaşlarının ne yaptığından haberi yok muydu neden uyarmamıştı ?diye içinden geçiriyordu. Sessiz bir şekilde kahvaltı ettiler. Ayça ilk başta çekinse de sonra umursamamıştı. Çünkü Ali de onu sokağa atabilirdi ve rahat yemek yiyeceği son an olabilirdi. Kahvaltı faslı bitince köşedeki oturma grubuna geçtiler . Ayça stresle ellerindeki etleri soyulmuş kısımlarını çekiştirmeye başlamıştı. Ve çektikçe akan her kanda rahatladığını hissediyordu. Kahveler gelince o da sessizce içildi. Bu sırada Ali ikinci şubesinin müdürüyle konuşmuş ve rapor almıştı. Sonunda konuşması bitince Ayça kendini tutamamış evde en son yaşadıklarını anlatmak için derin bir nefes aldı. Ayça içinden 'Ne olacaksa olsun bitsin' diye geçirip bir çırpıda anlatmıştı. Ayça sonunda gözlerinden yaşlar akarken - Sizden nefret ediyorum. Senden de diyerek hıçkırmaya başlayıp elleriyle yüzünü kapattı. Ali derin bir nefes verip ellerini tutup kendine çekti -Bak son kez söyleyeceğim benim onların ne yaptığı hakkında en ufak bir fikrim yoktu tamam mi? Onlar benim aile dostlarım , küçüklük arkadaşlarım onlarla uzun hir aradan sonra takılmaya başlamıştım . Alakam bile yok senin olayda. Hem benim için gerek bile yok genelde kızlar bana yani karşılık olur işlerim de neyse .Öncelikle ne yapmayı düşünüyorsun? dedi merakla. Ayça ne söylese de inanmıyordu. Ali sütten çıkmış ak kaşık değildi. Ama ona tek yardım edecekte oydu. Ayça - Ben ne yapacağımı bilmiyorum . Eve dönemem. Okulumun bitmesine az var ama zaten okuyamam da.. Ne yapacağım bilmiyorum dedi. Ali kısa bir süre susup - İstersen burda yanımda kalabilirsin? dedi . Ayça- Ben ne zamana kadar kalabilirim ki çalışmam lazım iş bulana kadar sadece yanında kalsam olur mu? Dedi heyecanla. Ali dudaklarını büzüp- İş bulmak kolay değil yaşadığın şeyin tekrar başına gelmeyeceği ne malum bir de ailen olmadığını bilirlerse .. Olmaz benimle çalış ama bar olmaz pek tekin bir yer değil. Restoranlar da olmaz okul saatin , ödemelerin varken çalışamazsın. Eğer sana da uyarsa benim evde çalış olmaz mı ? dedi.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD