Mete Yola çıkmadan önce minik meleğim ile annesine ziyarete geldik. Bir sürü şakhayık aldık renk renk. Elime bir poşet alıp karımın toprağından doldurdum. En sevdiği çiçeği ekecektim içine. Minik prenses mezarlığa girmeden önce ağlıyordu ama annesinin yanına gelince sustu, o bildik gülücüklerini atmaya başladı, her gülümsemesi ile gamzeleri daha da ortaya çıkıyordu güzel kızımın. Elimde olsa çok daha uzun alırdım karımın yanında ama bizim ufaklık üşüyebilirdi, ona iyi bakmalıydım, ona çok iyi bakmalıyıdım. Kızımı da alıp koltuğa yerleştirip araca geçtim. Normalde hep kendim kullanırım ama şirketin şoförünü istemiştim. Kızımın üstünden bir saniye bile gözümü çekmek istemiyordum. Nazlı ile Cenk Ankara'da evi temizleyip düzenlediler, bebeğin odasını halletttiler. Kızım evine girdiği

