Bölüm 6

762 Words
Fredy evdeki erzaklar azaldığı için, markete gerekli şeyleri almaya gittiğinde ona güzel görünmek için yeni aldığımız kıyafetlerden birisini giydim. Fredy genelde bu tarz giyimlerden hoşlanıyor ve daha sert olması konusunda onu şehvetlendiriyor ve benimde tam istediğim şey bu. Kapının sesinden Fred'nin geldiğini anlayıp hemen koşarak kapıya gittim, beni baştan aşşağı süzdükten sonra elindeki eşyaları mutfağa götürdü ve yanıma geri geldi. Boynumdaki zincire, yan koltukta duran tasmayı alıp bağladı. Tasmayı bağlar bağlamaz bir köpek gibi dizlerimin üzerine çöküp beklemeye başladım. Beni tasmamdan tutarak en yakınımızdaki koltuğa kadar götürdü. Koltuğa oturup, ellinin birisi ile dizine bir kaç kere vurdu, hemen dizine oturmam gerektiğini anlayıp yerimden fırladım ve Fred'nin dizine oturdum. Saçlarımı okşamaya başladığında içimde titreyen şeyler ve heyecan. Diğer eli ile de bacaklarımı okşamaya başladı. Yavaş gidiyordu bu sefer, normalde bu kadar yavaş ve sakin olmazdı, hem hoşuma gidiyor hemde devamında neler olacağı konusunda içimde oluşan korkuyuda belli etmemeye çalışıyordum. Elleri bacak aramdan ıslanmış şeyime kadar ilerlerledi, külodumun üzerinden baş parmağı ile oval çizerek okşuyor, dudakları ile dudaklarımı ve boynumu hafifi ısısıklar eşliğinde emiyordu. Üzerimdeki şeyleri çıkarttı bir hamlede ve odadan ağız topunu alıp geri geldi. Ağız topunu ağzıma yerleştirdikten sonra önünde diz çökmemi emredip, pantolonunu çıkardı. Ağzımı tam aletinin üzerine getirdi, ağzımdan akmaya başlayan salyalar onun aletinin üzerine damlıyordu. 10 dakika kadar hiç kıpırdamadan olduğum yerde bekledim, ağzımdan akan salyalar ile onun penisini yıkıyordum adete ama yorulmaya başlamıştım, dur gibi bir emirde gelmemişti acaba sabrımımı deniyordu. Kafam uyuştuğu için hafifçe kafamı sallamam ile saçlarımda onun ellerini hissetmem bir oldu, sertçe çektiği saçlarımı yüzüne kadar getirdi, göz göze geldiğimizde bana sinirlendiğini anlayabildim. - Sana hareket edebilirsin dedim mi ben! Hayır şeklinde kafamı sağa sola sallayıp, özür diler gibi gözlerine bakıp kafamı eğdim. Elinin birisi ile çenemden tutup kafamı kaldırdı, her attığı tokattan sonra yüzüme tükürüyordu. Tokatların şiddeti artmaya başladığında gözlerim dolmaya başladı. -Şimdide ağlayacakmısın, beceriksiz fahişe. Tekrar saçlarımdan tutup kafesime kadar sürükledi, hızlıca kafesin içerisine fırlattı kafamı demirlere vurmamın acısını hissetmedim bile korkudan. Hiç bu kadar korktuğumu hatırlamıyorum. Kafesin içine girdikten sonra kafamı çıkardığım delikten kafamı çıkartmamı isteyip kafamı ve ellerimi sabitledi. Köpek gibi durduğum bu pozisyonda, kafesimin üzerini açıp, eline aldığı mumu yukarıda ki ipe sabitledi ve yaktı. -Mum bitene kadar cezalısın, bu bir daha emirsiz hareket etmemen gerektiğini öğretir sana. Sıcak mum damlaları sırtıma doğru tek tek düşüyor, düştüğü anda yaşadığım o sıcaklık canımı pek fazla yakmasada, bana olan siniri yüzünden, içimde oluşan o korku bana yetiyordu. Her mum damlası belime değdiğinde kalbim daha hızlı atmaya başlıyordu. Saatler boyunca hiç kıpırdamadan aynı pozisyonda kaldıktan sonra, Fredy yanıma geldi, ellerinin arasına aldığı yüzüme bakıp. -Artık akıllanmış olmalısın. Sakin konuşma tarzı, içimi biraz rahatlatmıştı, kafamı aşşağı yukarı salladıktan sonra kilitlediği yerden çıkarttı beni. Beni kucağına alıp banyoya doğru götürdü, jakuzinin suyunu hazırlamıştı. Önce kendisi jakuziye uzandı sonra beni yanına çağırdı, yavaşça onun üzerinde doğru uzandım kafamı göğsüne koydum bacaklarımı bacaklarına uzattım hissettiğim o tüm acılar bir anda yok olmuştu. Saçlarımı okşuyor, küçük öpücükler konduruyordu. Uzun süre o şekilde ona sarılarak geçirdim, muhteşem bir histi. Daha sonrasında üzerime şık şeyler giymemi isteyip kendiside mutfağa doğru gitti. Sanırım bugün çektiğim cezadan sonra, bu gece bana güzel bir hediye verecek, kendi elleri ile bana yemek hazırlayacaktı. Onun için olduğunca iyi giyinmeli ve onu mutlu etmeliydim. Kırmızılar içerisinde giyinip hazırlandım. Fredy mutfaktan bana sesleniyordu, gelmem için yanına. Yavaş yavaş mutfağa doğru gittiğimde ellerimden tuttu ve öpücük kondurdu, sandalyemi çekip oturmamı istedi. Bugün ki sert adam gitmiş yerine aşırı kibar ve nazik bir adam gelmişti. Bu yönünüde çok sevdiğimi söyleyebilirim. Hazırladığı yemekleri tek tek servis edip beni izliyordu, hayranlıkla. Onun bakışları beni tahrik etmeye fazlası ile yetmişti bile. Yemeklerimizi yedikten sonra şaraplarımızı içerken slov bir müzik açıp beni dansa davet etti. Ayağa kalkıp dans etmeye başladık, ellerini belime kavrayıp dudaklarını kulağıma getirip ne kadar güzel olduğumu, bana ne kadar olduğunu defalarca söyleyip durdu. Bu durum hiç bitmesin istiyordum, onun bu hali o kadar hoşuma gitmişti ki. Daha sonra sana bir teklifim var diyerek koltuğa oturduk birlikte. -Sana bu gece bir fırsat vereceğim, bu gecelik sen ne dersen o olacak. Sahibe sen köle ben olacağım ve bu olayı her sene sadece 1 gece yapacağız o yüzden bu fırsatı iyi değerlendir. Ben: Sen ciddimisin? Daha önce hiç böyle birşey düşünmemiştim. Ya sana yaptıracağım şeyler yüzünden ceza alırsam. Fredy: Bu gece yaşanan hiç bişey senin köleliğini etkilemeyecek. Bu gece işlenen tüm günahlar bu gecede kalacak. Ben:- O zaman bunu seve seve kabul ediyorum. Fredy: Emrinizdeyim sahibem. Sahibem mi? Bir anda kendimi çok yükseklerde hissettim. Bu gece sabaha kadar Fredy kölem olacaktı ve bu geceyi dolu dolu geçirmemem gerektiğini düşünüyordum. Tek gecelik, kölenin sahibe oluşu. Bu köleye verilmiş en büyük hediye. Devam edecek...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD