Mert, öğle arasında ekibiyle birlikte yeni açılan İtalyan restoranına adım attığında gözleri, farkında olmadan içeriyi taradı. Onu görmeyi beklemiyordu… ama işte, oradaydı. Beşinci kattaki yazılım ekibinin yeni yüzü… Rana. Yana dönük oturmuş, kahverengi saçları omuzlarından düşmüş, elleri çatal bıçakla oynuyor. Masadaki gülüşmelere katılırken yüzünde hem sıcak hem de dikkatli bir ifade var. Mert, onun bu halini izlerken zihninde istemsiz bir sessizlik oluştu. Konuşmalar, garsonun tabak sesleri… hepsi geriye çekildi. Oysa sabah ofiste gördüğünde sadece kısa bir selamlaşmayla yetinmişti. “Çok çalışkan… fazla da dikkat çekiyor.” diye düşündü kendi kendine. Ama dikkatini çeken sadece başarısı değildi. Yanındaki ekip arkadaşları şakalaşıyordu; özellikle kısa saçlı kız, Simay, ona laf atıy

