andromedayolu; insta hesabım. takip ederseniz çok sevinirim
Kuzey ile eve girdiğimizde içeriden sesler geliyordu.
" sen geç, ben şu malzemeleri bırakıp geleyim "
" tamam abi "
Kuzey ayakkabılarını çıkartıp terlik giyinirken bende mutfağa ilerlemiştim.
Arkamdan miray mutfağa girdiğinde alnından öptüm
" sen geç içeri, bende çerezleri hazırlayıp geleyim " dedi.
" birlikte hazırlayalım, çabuk bitsin. "
" yalnız kalmasınlar ayıp olur, git sen "
" yardım, "
" alaz, git hadii "
Başımı sallayıp içeriye geçtim.
Kuzey ve yusuf birlikte konuşurken tekin bey ve züleyha hanım kendi aralarında heyecanla konuşuyorlardı.
Kerim ve tuğrul telefon ile uğraşırken balkonda telefonda konuşan turgut ile oraya doğru gittim.
" tamam kardeşim, hallettiğin için teşekkür ederim, kusura bakma bu saatte uğraştırdım seni... tamam sabah ben müvekkilim ile konuşacağım, uzaklaştırma kararı çıkartacağız... tamam, tekrar teşekkür ederim. Sizinkilere selam söyle, iyi geceler..."
Telefonu kapatıp bana bakınca göz kırpıp 'hayırdır' işareti yaptı.
" bir sorun mu var " diye sordum.
" müvekkilim ile ilgili bir durum, boşver. Eviniz çok güzel. "
" eyvallah, ufak bir ev işte. "
" ama huzur var. "
" sizin evde de huzur var, normalde büyük evlerde huzur olmaz ama sizin evde huzur var, sıcaklık var. Aile sevgisi var, şanslısın "
" burada da var, sevgi var, mutluluk var. Aile sıcaklığı var. "
" bilmiyorum belkide vardır, salih amcalar dışında gerçek bir ailem olmadı. "
" ama olabilir, istersen olur. "
" bilmiyorum ama bu yaştan sonra hayatımda değişen bir şey olurmu, emin değilim "
" istersen neden olmasın, bak... bilmiyorum, o, sana nasıl davrandı, nasıl büyüttü, ama onun gibi değilsin. Yani nasıl desem- "
" onun gibi ailenize zarar vermem, huzursuzluk yapmam, diyorsun anladım, ama sende şunu bil. Beni o büyütmedi, ben kendimi büyütmek zorunda kaldım. "
" demek istediğim aslında o değildi, bak. Senin öldüğünü zannettik, ailemiz dağıldı. Annem toparlanamadı, her doğum gününde, yas tutuyorduk. Belli etmiyorduk fakat hepimiz o günün burukluğunu yaşıyoruz, yani artık değil. Tugay... yapma be, bırak en azından bundan sonra birlikte yaşayalım "
" alaz, hadi içeri gelin "
" tamam güzelim geliyoruz... sonra konuşuruz "
Başını sallayıp içeriye ilerledi, bende içeriye girdiğimde kuzey yoktu.
" kuzey nereye kayboldu. "
" lavaboya gitti " başımı sallayıp oturdum.
Yusuf," eviniz çok güzelmiş "
" eyvallah. "
Y, " eyvallah bizden... pardon ya, okuduğum kitaplara kendimi çok kaptırıyorum."
Miray ile göz göze gelip güldük.
" sıkıntı yok, bizde okuyoruz "
Y, " nasıl yani. Ne tür kitap okuyorsunuz"
" wattpat "
Y, " oha, vallahi deyin "
" düştün değilmi, düştün düştün "
Y, " yemin etmeden yemin ettin. Allahım sana şükürler olsun, artık kitap konuşabileceğim birisi var "
" kuzeyde okuyor, hatta iki arkadaşım var onlarda bağımlı, okuma odamız var, istersen göz atabilirsin "
Y, " gerçekten mi, bakabilirmiyim "
" gel götüreyim seni. "
Yusuf ile salondan çıktık.
Yatak odasının yanındaki odaya girdiğimizde adımları durmuştu.
Y, " oha, burası çok güzel "
bir odanın içinde iki kat vardı, altta klasik kitaplar ve okuma koltukları varken üst katlar r******r vardı.
" öyle ufak bir yer işte "
Y, " sensin ufak, buraya ufak mı denilir"
" yani bize göre ufak "
Y, " ne tür kitaplar var "
" aradığın her tür, yukarıda zaten konuları yazıyor. Özel w*****d bölümüde var, keyfine bak "
Y, " tamam teşekkür ederim "
Kapıyı aralık bırakıp odadan çıktım. Salona girdiğimde miray bir şeyler anlatıyordu.
" neler konuşuyorsunuz bakalım. "
Mirayın yanına oturdum, masanın üzerinden çerez alıp ağzıma attım.
İçeriye kuzey girdiğinde etrafa baktı.
" yusufi nere kayboldu "
" okuma odasında, git yanına "
" taamdır patron "
Kuzey içeriye gittiğinde kerimin sesiyle ona döndüm.
Kerim, " kuzey ile iyi anlaşıyorsunuz "
" kardeşim gibidir "
Turgut, " oda seni abisi gibi görüyor "
" öyle, "
Kerim, " açık bir şekilde söylüyorum, yusufa herhangi bir ters davranışını veya ters lafını duyarsam, "
" eeee, ne olur "
Kerim, " o zaman görürsün, sakın kuzey ile kıskandırmaya çalışma, "
" niye böyle bir şey yapayım ki. Ayrıca yusufu kısıtlarsan ona yaklaşamam, ki bu şekilde kıskanması çok doğal. Siz onu kısıtlamayın, bende kuzeye nasıl davranıyorsam yusufa iki katını davranayım. Yine iş sizden başlıyor yani, ayrıca bana ahkam keseceğine kardeşine abilik yap. Onun kararlarına saygı duyarak "
Kerim, " bana bak, senden ders alacak değilim, ne yapıp yapmayacağımı sana soracak da değilim. "
" o zaman benim ne yapıp yapmayacağıma sen karar veremezsin "
Kerim, " bana bak, sen kimsin- "
Tekin, " benim oğlum. Sen nasıl oğlumsan, o da benim oğlum kerim. Seninde kardeşin hatırlatırım. "
Kerim, " hatırlatmana gerek yok baba, benim kardeşimde abimde belli, ne olduğu belirsiz birisine kardeşim demem "
" ay ne olur bana kardeşim de kerem..."
Alaycı ses tonum ile daha fazla kızdırmıştım.
Kerim, " ulan, ayağını denk al, dua et aynı soy adını taşıyoruz, yoksa bizim eve zor girerdin. "
" yoo taşımıyoruz, ben hala öncü soy adındayım. Bu arada ne yapmamı bekliyorsun. 'Ne olur, beni bırakmayın, benim size çok ihtiyacım var, ailem olun' dememi mi bekliyorsunuz. Öyleyse biraz daha beklersiniz, bir aileye ihtiyacım yok, olsa da merak etme senden dilenmem. "
Turgut, " tamam biraz sakin olun "
Kerim, " diyeceğin günler gelecek, ve o zaman kapımız sana kapalı olacak "
" bu zamana kadar siz yoktunuz, bundan sonra olun olmayın pek bir şey değişmez benim için. Bunca zaman yokluğumda olan sizdiniz ben değildim. Ben kendimi bildim bileli yalnızdım, ailem öncülerdi, sizi tanımıyordum, ama siz hep benim yokluğumla birlikteymişsiniz. Bir bakalım, benim size ihtiyacım var mı, evim de var, hayatım da var. Şuan hayatını değiştirecek olan sadece siz değilsiniz, siz hayatınızda ufak tefek değişiklik yapıp bana zaman ayırıyorsunuz, çünkü temelden bir düzeniniz var, ama ben. Tırnaklarımı kazıyarak bir düzen kurdum ve bu düzeni bozup size ayak uydurmaya çalışıyorum. Niye...! "
" canım sakin ol, tamam "
Derin nefes alıp sakinleşmeye çalıştım ama zordu.
Kerim, " biz sanki sana çok meraklıyız, çok istiyormuşuz gibi laflara bak. Mecbur olmasak seni istermiyiz biz "
Züleyha, " çocuklar yeter! "
Tekin, " kerim kes sesini "
" değilsiniz zaten, istemeyin, daha iki gün olmadı, tanışmamış gibi davranın, benim için değişen bir şey olmaz emin ol. "
Kerim, " tamam, öyle olsun "
" olur, bana uyar "
Turgut, " kerim yeter, sana soran yok. Siktir git şu evden asabımı bozma "
Kerim, " ne oldu şimdi abi, iki gün önce dön dolaş araştıran kimdi. "
Turgut, " bendim ama- "
" beni araştırmasında bir sorun yok, temiz çıkmamda mı sorun oldu şimdi, ne bu şimdi, araştırmış. Ayrıca komiser. Baban amir hatırlatırım, bir sorun olsa sana kalmaz baban keserdi ipimi, senin benimle başka bir derdin var "
Kerim, " evet var, tufanın elinde büyümüş birisinin güvenilir olduğunu düşünmüyorum "
" 13 yaşıma kadar büyüdüm, ki emin ol ona büyümek denmezdi "
Kerim, " ne fark eder, ha 13 ha 23, yine de ondan babalık gördün mü- "
" görmedim.! Ya sen ne zannediyorsun! Kendi çocuğunu intikam uğruna öldürmüş birisi düşmanının çocuğuna mı babalık yapacaktı.! Ne b*k zannediyorsun sen. Güle oynaya çocukluk mu geçirdim ben. "
Kerim, " boşa dram kasma "
Kerimin telefonu çaldığında telefonu açtı.
K." efendim başkomiserim... hemen geliyorum "
Telefonu kapatıp salondan çıktı.
K." görev var, gece geç gelirim "
Tekin, " dikkatli ol- "
Kapının çarpma sesi geldiğinde tekin bey derin bir of çekti.
Turgut, " sen onun dediklerine takılma, boş boş konuşuyor "
" kusura bakmayın ama onu artık mabad yerime bile takmam "
Tekin bey güldü.
Züleyha, " küfür etmeden küfür etme yeteneğini bile senden almış tekin, bari cinsiyetleri bana çekseydi. "
Tekin, " bir dahaki sefere sana çeker güzelim "
Turgut, " yeter... vallaahi yeter, baba olacak yaşımda bir daha abi olamam yeter. "
Miray kıkırdadığında bende otomatik olarak güldüm.
Konudan konuya geçiş aşırı iyiydi.
La havlee.
" anne abim nereye gitti " diyen bir adet yusuf salona giriş yapmıştı.
Ama onu geçiyorum elindeki kitap ile geçiş yapmıştı.
İcebreaker
" sana o kitabı neden okuduğunu sorabilirmiyim yusufçuk "
Y, " soramazsın çünkü bende bilmiyorum. Kuzey verdi elime, çok güzel diye. "
" kuzey " sesimin tonunu bilen bilirdi.
" sen o kitabı nereden biliyorsun da öneriyorsun " dedi miray.
" hiiiç abla, öyle "
Çaresiz bir balığın yersiz çırpınışları.
Oynat bakalım.
Y, " ne varki. Patenciler işte "
" yok okuma sen onu "
Y, " niye ama "
Kuzey yusufun kulağına bir şeyler dedikten sonra yusuf, kitabı göz hizasında kaldırıp kapağına baktı.
Y, " bundamı var "
Kuzey başını sallayıp güldüğünde yusuf da güldü.
Y, " o zaman kesin okuyorum "
" yusuf "
Y, " hiç kusura bakma ben ateşpare, vaveyla, ihtilal fan'ıyım, hiç bir kitap beni durduramaz "
Aynı ben
Vallaha ben
Tekin, " biz kalkalım, geç oldu. Hem ağzımızında tadı kaçtı, her şey için teşekkür ederiz. "
" biz teşekkür ederiz, "
Züleyha, " kızım telefon numaram var sende, sık sık ara, konuşalım görüşelim. Bizim eve de bekliyorum, siz kerimi takmayın, doktor kendi haline bırakın dedi. "
Hepimiz güldüğümüzde yusufa döndüm.
" kitap sende kalsın, bir dahaki ne teslim edersin, iyi bak kitabıma "
Y, " merak etme, kitaplar canımdır, "
" aferin "
Yusufu kendime çekip saçlarını yumruğumla karıştırdım.
En sonunda öptüğümde ayrıldım.
Züleyha, " pikniğe gidelim bu hafta, bütün aile. Amcanlar falanda gelirler, tanışırsınız olur mu. "
" olur, ama bu hafta olmaz, okul var, bir de spor salonuyla ilgileniyorum. Bu hafta yoğunum. "
Yusuf," haftaya gitsek, hem benim cuma günü mat sınavım var, onun kutlaması olarak. "
" bak o olur, "
Tekin, " tamam o zaman haberleşiriz "
" tamam, "
Züleyha, " hadi allaha emanet olun "
Turgut, " kerimi boş ver benim dediklerime odaklan sen, "
" peki tamam, "
Hoşçakal faslından sonra yolcu etmiştik.
Miray anında kucağıma atlayarak bacaklarını belime doladı ve sevinçten çığlık attı.
" ben anneni çok sevdiimm "
Elimle kalçalarından destek verdim ve kahkaha atarak koltuğa oturdum.
" onlarda seni çok sevdiler "
" alaz, çok mutluyum "
" sayende bende çok mutluyum. "
" hadi gel burayı toplayalım sonra yatalım, çok yorgunum "
" bende, "
Tabakları kaldırıp poşetlere boşalttık, daha sonra makineyi yerleştirip tezgahı topladık, çaydanlığı boşaltıp yıkadıktan sonra üzerimizi değiştirip yatmıştık.
Miray, göğsümdeki yerine yerleştikten sonra benim elim,saçlarındaki yerini almıştı.
O şekilde uykuya dalarken içimde anlamdıramadığım bir his vardı.
Ama kötü bir his değildi...