Nerde Kalmıştın?(+18)

1228 Words
Sırtımı döndüm. "Lütfen git. Daha fazla utandırma beni" kollarımı kendime sardım. Artık görmeye tahammülüm yoktu. Utançtan bir insan ölebilirse ben tam şu an ölmeliydim. Yatağıma doğru yürüdü ne yaptığını görmek için kafamı hafifçe çevirdim. Yavaşça eğilip bir şeyi aldı ne yapıyor diye görmeye çalışırken döndü ve dudağının kenarınızdaki kıvrılmayla birlikte elindekini havaya kaldırdı. Esin'in pembe küçük hediyesi onun kocaman parmakları arasında mini minnacık duruyordu. "Benim yerime bunu mu tercih ediyorsun?" dedi kaşlarını kaldırarak. Bir taraftan sırıtıyordu resmen bana gülüyordu. Ver onu bana diye atıldım ona doğru. Yüzüne bakmıyordum. Sanki o vibratörü yakalayıp ortadan kaldırırsam tüm sorunlarım çözülecekti. Elini havaya kaldırdı. Tavana kadar uzanıyordu boyumun yetişme şansı yoktu hemen yatağa fırlayıp ayağa kalkarak uzanmaya çalıştım. Kaçmıyordu ama gülerek kolunu daha da yukarı kaldırıyordu. Ben zıplayıp uzanmaya çalışırken ayağım boşluğa gelince düştüm. Daha ayaklarım yere değmeden beni belimden kavradı. Havada yakaladığı için havada asılı bir şekilde vücuduna yapışıp kalmıştım. Gözlerine baktığımda yukarıdan başını eğmiş bana bakıyordu. "Aydan bebeğim, inan bu minik pembe oyuncağınla yaptıkların sana yaşatabileceklerimle kıyaslanamaz bile" Utançtan ve arzudan gözüm dönmüştü. Gözlerim doldu. Tekrar uzandığımda "Peki madem bu kadar çok istiyorsun" dedi ve gülümseyerek onu elime bıraktı. Hemen ellerimle arkama sakladım. İçten uzun genizden bir kahkaha attı. "Şimdi sen istediğine kavuştuğuna göre sıra bende" dediğinde ben daha cevap veremeden dudaklarıma yapıştı. Bu seferki önceki öpüşlerine asla benzemiyordu. Aynı yakıcılık ve sertlik vardı evet. Ama bu sefer daha yoğun daha, daha içten ve daha duygusaldı. Bu sefer klüpte arzuladığı rastgale bir kadını öpüyor gibi değildi. Sevdiği bir kadını öpüyor gibiydi. Kendimi ona bırakmak istesem de bahçede söyledikleri aklıma geldi. "Benimle bir gece geçirip sabahına pişman uyanan bir kadın olmadı" evet böyle demişti. Kendimi geri çektim, şaşkınlıkla yüzüme baktı. "Bak" söyleyeceklerimi toparlamaya çalışırken dudağımı ısırıyordum. "Ben senin fetihlerinden biri olamam. Senin için öyle değil biliyorum ama benim için bazı şeyler..." kocaman bir offf döküldü dudaklarımdan "ilk kez oluyor" Düşünür gibi kaşlarını çattı. "Hangi şeyler" diye sordu. "Açıkçası" dedim gözlerimi kaçırarak. "Seninle yaşadıklarımızın hepsi" Kaşlarını kaldırdı."Kollarını bana sıkıca sararken arkada avucumun içinde tuttuğum vibratöre işaret parmağıyla vurarak "Yani, bu da mı?" dedi. Gözlerimi kapattım bir kaç saniye bekledim ve açtım artık dürüst olmanın zamanı gelmişti. "Eğer bitirmeme izin verseydin, evet o da ilk olacaktı." Önce şaşırdı, sonra yüzüne kocaman bir gülümseme yayıldı. Bana sarılmaya devam ederken "Hmmm demek öyle" dedi. "O zaman burada olduğuma sevindim. Çünkü ilk orgazmını pilli bir oyuncağa vermene izin veremem. Pekiiii..." dedi. Elimden tutup beni kanepeye yönlendirdi oturdu ve bacaklarımı iki yana açarak beni de üzerine oturttu." Ellerini yüzüme koyup gözlerimi gözlerine sabitledi. "Bugün bahçede seni delirten neydi? Başka kadınlar olması mı yoksa senin ilk seferine talip olmam mı? "Başka kadınlar benim umrumda bile değil." dedim. Aşık değildim ona sonuçta değil mi? Beni sinirlendiren beni tek gecelik kadınlarla aynı kefeye koymasıydı. Gözlerimin içine o kadar derinlere bakıyordu ki orda bir şeyler aradığını hissedebiliyordum. "O zaman dedi seninle tek gecelik bir ilişkimiz olmasa ve sana saygı göstersem diğer kadınlar da olabilir?" Çenemi sıktım. Dişlerim patlayacaktı ama şu an tepkilerimi izlediğini biliyordum. "Hem beni hem de başka kadınları istiyorsun öyle mi?" dedim. Umursamazca omuz silkti. "Yani, bak beni ilgilendirmez eğer başka kadınlarla olmak istiyorsan ol, sadece beni karıştırma" kalkmaya yeltendim. Beni sıkıca tuttu. Sakince kafasını aşağı yukarı sallayarak "Anladım." dedi. İnkar etmiyordu demek ki başka kadınları da istiyordu. "Yani eğer istediğin buysa sen yetişkin bir insansın. Ben bu ilişki sarmalına dahil olmam" dedim kesin bir kararlılıkla. "Tabii. Sen de yetişkin bir kadın olarak istediğin türden bir ilişki içinde olmakta özgürsün." diyerek tekrar omuz silkti. Gözlerini gözlerimden ayırmıyordu. Sinirden titriyordum. "Evet özgürüm. Ama şunu da söylemeliyim ki bu.. bu çok.. iğrenç yani senin tüm kadınları aynı anda istemen" dedim. Gözlerine dikkatle bakıyor ondan bir cevap istiyordum. Hayır saçmalama sadece seni istiyorum demesi gerekmez miydi? "Ama ben senin kimseyi yargılamayan, medeni bir insan olduğunu düşünüyordum" dedi. "Yani inkar etmiyorsun" diye sordum. Tekrar omuz silkince artık bardak taştı. "O zaman git ve onlarla ol umumda değil." dedim. Kalkmak için tüm gücümle mücadele ettim. Beni sıkıca yerime sabitledi. "O zaman her gece başka bir kadının yatağına koşsam" duraksadı "senin için sorun olmaz" değil mi? Dişlerimi sıkmaktan çenem tutulmuştu. Dişlerimin arasından "Hayır" diye tısladım. "Peki mesela onlara böyle dokunsam..." diyerek elini yanağımda dolaştırdı. "Beni ilgiledirmez" dedim bastırarak. "Peki ya onları böyle... cümlesini bitirmeden beni yakıcı bir yoğunlukla öptü. Dudaklarımı dünyanın en lezzetli şeyiymişçesine emiyor, tadını çıkarıyor dilini her yerinde dolaştırıyordu. kendini geri çekti ve daha boğuk bir sesle devam etti "...öpsem. yine de rahatsız olmazsın herhalde dimi?" Bu sefer elim ayağım başım gövdem ve tüm vücudumla çırpındım. "Bırak beni Allah’ın cezası" dedim. Kımıldamama bile izin vermedi. Başını kanepenin arkasına yaslamış kahkaha atıyordu. Ben çırpınmaya devam ettikçe bir taraftan da benimle rahatça mücadele ediyordu. "İstemiyorum bırak" dedim. başını kaldırdı ensemden tutup beni dudaklarına yönlendirdi dudaklarımız birbirine dokunma mesafesindeyken. "Seni küçük kıskanç yalancı" dedi. "Kıskanıyorsun. Kıskandığın için delirdin. Beni başkalarıyla düşünmek bile seni delirtiyor. Demek benimle oyun oynuyordu. İyice sinirlendim. Otokontrolümü kaybetmiştim. Çırpındım, direndiğim bağırınca parmağını dudaklarına götürdü "şşşşş akıllı ol güzelim. Baban ya da abin duyacak" dedi gülümseyerek. O an aklıma geldi bu oyun iki kişilikti. Yarışmada Tankut bana sarıldığında ona nasıl hırladığını hatırladım. "Tankut benim abim sayılmaz ki bi kere” dedim. “Annemiz babamız ayrı kişiler. Ayrıca onun da beni kardeşi olarak gördüğünü hiç sanmıyorum" Saçımı hafifçe savurdum. Bir anda ciddileşti. Bileklerimi tutan elleri sıkılaştı. "O senin abin. Ayrıca aklı varsa benim olana düşüncelerinde bile dokunamaz." Uvvv çok iddialıydı. Üstelik benim gibi inkar etmeye bile çabalamamıştı. Hala içim soğumadığından devam ettim. "Yarışmada sen bizi bölmeseydin bana tam da eğer onun olsaydım..." dediğim gibi ayağa fırladı. Yüzü tamamen renk değiştirdi. Dişlerini gösteriyordu. “Onu şimdi bitiricem” dedi ve kapıya yöneldi. Kolunu tuttum. "Nereye gidiyorsun?" diye sordum. "Benim olana kimle dokunamaz. benim olanın üzerinden kimse hayal bile kuramaz." dedi. "Senin mi? Biraz yavaşla istersen şampiyon" deyince iki kolumu birden dirseklerimin üstünden kavradı beni sarsarak. "Benimle oynama. Az önce gözlerinde gördüm. Başta bunu sadece ten uyuşması gibi bir şey sandım. O rüya anlamlandıramadığım bir detaydı. Ama senden vazgeçemiyorum. Dün akşam bahçede seni bıraktıktan sonra kendime gelemedim. Artık senden uzak kalmak gibi bir seçenek yok benim için. Senin için de yok. Bu basit bir cinsel çekim değil." Ağzımı açtığımda beni sarstı. "Yalan söylemeye devam edeceksen sakın konuşma. Senin ilk seferini bi klüpte karşılaştığın herhangi bir adama verecek bir kadın olmadığının farkındayım. O tuvalette neredeyse seni becermem için yalvaracaktın. Bunun sebebi sadece arzu değil daha derin henüz farkında değilsin. Ben de yeni yeni anlıyorum ama sen benim EŞİMSİN!" Bu adam az önce başka kadınların ihtimaliyle beni delirtmeye çalışmıyor muydu? Şimdi nasıl eşimsin diyebilirdi bana. Evet ona yoğun duygular besliyordum ve belli ki bu sadece fiziksel bir çekim değildi. Ama eş? Gözlerini gözlerime dikti. Az önceki sevimli havası gitmişti. Aramızdaki hava resmen çatırdıyordu. Az önce söyledikleri aşırı olsa da bu ani duygu paylaması karşısında şok içindeydim. Onun gibi bir adam bana nasıl bu kadar kısa sürede böyle yoğun duygular besleyebilirdi ki? "Eğer yanına, değil yanına aklına bile başka bir adam gelirse onu öldürürüm" dedi. Dudaklarıma kapandı. Baskısının gücüyle başım geriye gitti. Elleriyle önce belimi iki yandan avuçladı. O kadar büyüktü ki neredeyse beni geriye doğru ikiye katlamış ve üzerime yay gibi eğilmişti. Bu ateşli ve yoğun öpüşmeye karşılık ellerimi saçlarına dolaştırdım ve ben de onu öptüm. Söyledikleri tehlikeliydi, yoğundu, ağırdı ama ona ait olan ney hafifti ki zaten. Öpüşümüz seyir değiştirirken sakinleştiğini ve sinirini bir kenara bırakıp kendini arzuya bıraktığını anladım. Öpüşüne kısa bir ara verdi gözlerime baktı o kadar karanlıktı ki "Aydan. Artık geri dönemem" diye fısıldadı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD