Bacaklarımı tekrar kaldırıp beline saracakken ayak bileklerimden tuttu.
Başının iki yanına getirip önce bileklerimden öpücüklere başladı. Bacağım boyunca dil darbeleri atıyor uyluklarıma geldiğinde aklımı kaçırmama neden oluyordu.
Bacağımın en hassas iç kısımlarını dişleyerek beni çıldırttı. Söyleyecek hiçbir şey bulamıyor sadece "Lütfen, lü-lütfen" diye inlemelerime karışan yalvarışlarımla onun insafını bekliyordum. Daha fazla dayanamayıp kafamı kaldırdığımda yüzünde bir sırıtışla tam nefesini bana verirken tekrar kandırıp bacaklarıma geçtiğini gördüm. Benimle oynuyordu. Benim için fazla tecrübeliydi. “Ahh.. At-ateş..” diye seslendim. Hiç oralı olmadı. “Ateeşşşş, ııııınmnh..” dediğimdeyse. “Burdayım söyle güzelim” diyerek devam etti. Kıs kıs güldüğünü dil darbeleri arasında ki duraksamalarında tenime çarpan nefesi sayesinde hissediyordum.
O sırada aklıma gelen tek şeyi yaptım ve bir elimi kendime doğru uzatarak işaret ve orta parmağımla kadınlığımın ddudaklarını iki yana doğru açtırdım.
Bu hareketimi görür görmez "Siktir" diye tıslayıp ağzıyla bir anda içime gömüldü. “Aaaaaaaaaahhhhh, evetttt, evettt” diye kıvranıyordum.
Ayak bileklerimden tutup dizlerimi kırarak iki yana açtı. Her şeyimle karşısındaydım. Bu sınırsız erişimin hakkını veriyor. Beni istediği gibi yiyor yalayıp yutuyordu.
"Siktiğimin bal küpü" deyip tekrar gömülüyor sanki kadınlığımla konuşur gibi kafasını kaldırıp "Am değil şekerpare" deyip kafasını tekrar daldırıyordu.
Her sınıra geldiğimde bırakıp böyle cümlelerle beni çıldırtıp tekrar başa sarıyordu. Artık zevkten yorulmuş ama hala doruğa ulaşamamıştım. İzin vermiyordu vermeyecekti.
Son hamlesinde tam kafasını kaldıracaktı ki ellerimi saçına geçirip onu kendime bastırdım. Bacaklarımı o kadar açmış ve o kadar sıkı sabitlemişti kendimi ona sürtemiyordum. Tek umudum oydu. Beni kendi inisiyatifinin sınırlarında dolaştırıyordu. Onu kendime bastırmamla bir taraftan gömülürken bir taraftan gülümsedi. Ne halde olduğumu çok iyi biliyordu. Benimle oynadığı için kızamıyordum bile. Bir kere rahatlasam sonra gösterecektim ona gününü. Ah bi gelmeme izin verseydi..
Ellerimle başını o kadar bastırıyordumki zorlanacak bir şeyler söylemeye çalışıp homurdansa da bırakamıyordum.
Çok yakındım ve nihayet artık oynamayı bıraktı. Son hamlesini yapmaya başladı. Klitorisimi dudaklarının arasına alıp emzik gibi sömürmeye başladı. İstemsizce dirseklerimin üstünde yarı doğrulur hale geldim.
Elimle çekiştirmekten yataktan ayırdığım beyaz çarşaf da avuçlarımla benimle birlikte havalandı. Refleksle çığlık atma korkusuyla çarşafı ağzıma götürüp ısırdım ve inlemeye başladım.
Derin, uzun ciğerlerimdeki son nefesi tüketen, soluksuz bir inlemeydi ve o inleme ile aynı solukta ilk orgazmım vücudumu imkansız olacağını düşündüğüm kadar yoğun bir zevkin içine daldırdı.
Orgazmım bitse de vücudum kendini düzenli saat gibi atıyordu. Tüm vücudum nabız gibi seyiriyordu. Bu nasıl bir histi böyle gözlerim karardı yatağa düştüm. Ne kadar öyle durdum bilmiyorum.
Ateşe bakmak onun nasıl hissettiğini görmek istiyorum ama şu an bencil zevkim beni içine hapsetmişti. Havada süzülüyor gibiydim.
Ateş’in kadınlığıma bıraktığı ufak öpücükler kendimi sakinleştirmeme yardımcı olmuyor, vücudumdaki artçı sarsıntıları besliyordu. Nihayet soluğum ciğerlerime geri döndüğünde başımı kaldırıp baktım.
Dudakları zevk suyumla parıl parıl parlarken kafasını kaldırdı. Gözlerimin içine bakarak dudaklarını az önce beni tatmin ettiği diliyle yalayıp gözlerini kapatarak. "Tadın güzelmiş" dedi.
Bana yaşattığı bu muhteşem duyguya teşekkür sırası bendeydi.
Ben onu izlemeye devam ederken doğruldu ve penisini eline alıp kavradı. İleri geri elini ettirerek yavaşça kendini kadınlığıma doğru yaklaştırdı. Korkup refleksle bacaklarımı kapattım. Bir an şaşırsa da yüzüme bakıp gülmeye başladı.
"Demek beni kullandın ve işin bitti. Koskoca Ateş Ağa'yı kandırdın demek" dedi gülerek.
Kendine ilk defa ağa olarak hitap etmişti. Çok tuhaf bulmuştum.
"Bu.. biraz.. hızlı" gibi bir şeyler geveledim.
"Amına koyıyım az öncekiler yavaş mıydı" deyip kahkahaya devam etti.
Ağaya doğrularak "O zaman bugün başka yerlerini sikicem." diye söylenerek üzerime çıktı. Karnımın üzerine bacaklarını iki yana açıp oturdu. Ağırlıyla yatak epey çökmüştü. Göğüslerimi birleştirdi. Penisini göğüslerimin arasına yerleştirdi ve git gel yapmaya başladı. Kendinden geçmişti. "Ben böyle meme görmedim." derken hızlanıyordu. "Hem...ıhhh.. diri hem...uffff... dolu" diye nefes nefese söyleniyordu.
Odağı kaymış gibiydi yüzündeki ifadeyi keyifle izliyordum. Az önce bana ilk orgazmımı yaşatan ve ben hızlı gittiğimizi söyleyince beni ikiletmeyen bu adama zevk vermek beni çıldırtmıştı.
Çok yakın olduğu hızından ve nefesinden anlayabiliyordum. O sırada git gel yaparken ben de ona destek olmak için onun hızına göre dilimi çıkarıp başını yalamaya çalıştım. Ucunu yakalayıp emmeye çalışıyordum. Bunu görünce
"Aydannn.. Siktin belamı... Ihhhhh. Sen varyaaaaa.." derken bir anda kendini göğüslerimin altında sabitledi ve boşalmaya başladı.
Göğüslerimin arasında sıcak menisini hissediyordum. Sanırım ben rahatsız olurum diye korkarak kontrollü bir şekilde boşalmış yüzüme sıçramamasını sağlamıştı. Aslında o anı hem yüzünde hem vücudunda görmek istiyordum ama bir dahaki sefere diye düşündüm.
Bir dahaki sefere? Oha Aydan henüz yeni yedi bitirdi adam seni diye düşünüp utanarak gülümsedim.
Bir süre nefessiz yaşam belirtisi göstermeden öyle kaldı. Gözlerini açtı. Bana hayranlıkla baktıktan sonra göğüslerimi bıraktı. Her yerim kıpkırmızıydı. Şimdi zevk vücudumu terkederken hoyrat davrandığı bölgelerimdeki ince sızıları hissetmeye başlamıştım.
Dudaklarıma kısa bir öpücük kondurup hemen banyoya yöneldi. O yürürken arkadan kalçasını ve sırtını görünce şok içinde bakakaldım. Yaratanın kadınlara hiç mi acıması olmamış da bu adamı dünyaya yollamış diye mırıldandım. Duymuş olamazdı ama dönerken elindeki ıslak mendil paketiyle utangaç bir şekilde yere bakarak sırıtıyordu.
Güzelce temizledi göğüslerimin üzerini. Çöpleri attıktan sonra yerden boxerını aldı ve giydi. Hemen bacaklarımdan beni çevirerek uzunlamasına yağa yatırdı. Yastığımı kabarttı düzeltti.
Elimi bana yakın bir yerde olan şortuma atmak istediğimdeyse izin vermedi.
"Yırtıldı zaten giyme böyle kal tenini hissederek yatmak istiyorum" dedi. "Yani sen giyinikken ben hep çıplak mı olacağım? eşitlik istiyorum." deyip gülümsedim.
"Tüm pijamalarının yırtılmasını istersen sen bilirsin." diye tehdidini de yapıştırdı ve perdeleri kapatıp geri döndü.
Yatağa girip sırt üstü yattı. Yatak onun boyutlarına göre değildi ama biraz dik bir şekilde kendini ayarladı. Beni de yan yatırıp göğsüne çekti. Boynumun altından kolunu geçirip sırtımı okşamaya başladı daha az önce boşalmıştım ama onun parmak uçları omurgamda dolaşırken vücudumun hafifçe atmasına engel olamıyordum. Bacağımı onun bacaklarının üzerine atıp başımı göğsüne yasladım.
"Sen hep böyle sıcak mısındır?" dedim. "Siz küçük hanımını memnun tutmak için ateşimi hep korumak zorundayım." deyince güldüm.
Gözlerini bana çevirdi. "Eee, Nasıl?" diye sordu. Kaşlarımı çattım uykuluydum. "Anlamadım ney nasıl?"
"Yani demek istediğim nasıldı. Bu gece?
"Kendini insanüstü olarak tanımlayan ve mucizevi bir şekilde genç bakirelerin rüyasına girip onları baştan çıkarmayı başararak mahsumiyetlerini çalan Koskoca Ateş Ağa kendinden şüphe mi ediyor yoksa?" deyip gözlerine bakınca çocuk gibi dudak büktüğünü gördüm. Tamam bu yeni bir şeydi. Demek ki beyefendi duymak istiyor.
"Kafamı kaldırıp göğsüdeki dövmelerini öptüm. En iyi orgazmımdı" dedim.
"Zaten ilkti" deyip tekrar dudak büktü.
"Evet sen bir sonrakini verene kadar. İkincisinden sonra hangisi daha iyiydi söylerim ama seçim yapabileceğimi sanmıyorum" dedim.
Beni iyice sıkı sardı. bir gözümü açıp yüzüne baktım. Keyifli görünüyordu. "Uyu yoksa ikinciyi hemen şimdi yaşayacaksın" dedi başımın üstünü öptü. "Babamlar seni görürse sabah" diye mırıldandım. "Ben istemedikçe beni kimse göremez. Görse de baban bana asla karşı gelemez." derken deliksiz bir uyuya yenik düştüm.