Artık Geri Dönemem (+21)

1617 Words
Eğilip beni yeni evli çiftlerin balayı gecesi odaya giriş pozisyonunda kucağına aldı. Sırtımdaki eliyle beni yükseltip hala öpmeye devam ediyordu. Kollarımı boynuna dolayıp ona karşılık vermek için elimden geleni yapıyordum. Yatağa geldiğinde yavaşça yatağa beni bıraktı. Ellerini iki yanımdan yatağa yaslayıp üzerime doğru eğilerek "Şimdi kaldığın yerden devam edelim" dedi ve sadece tek bir cümleyle beni başladığım noktaya döndürdü. Zaten hazırda bekleyen ve yarım kalan orgazmımdan gelen ateş vücudumu tekrar geri sardı. Her şey o kadar yoğun ve hızlıydı ki bu kadar duygu karşısında zihnim, kalbim, vücudum arasında kontrolü sağlayamıyordum. Yatağın boy değil en tarafına doğru yatırmıştı beni. Kalcamdan aşağısı yataktan sarkıyordu. Bacaklarımın arasına girdi dizlerinin üzerine çöktü ve bacaklarımı kaldırıp beline doladı. Erkekliğini bana bastırınca ikimiz de inledik. Kendimi durduramıyor kasıklarımla altında kıvranıyordum. Tısslarak nefes verdi. "Yavrummm. Delirmek üzereyim. Kıvranma ve sabit dur" dedi. Atletimi aşağı çekince göğüslerim bu anı bekliyormuşçasına atletin yakasından fırladı. "Üüüüüffff. Bunlar ne? Her yerini ayrı ayrı sikicem" dedirken biri ellerini vücudumda gezdirmeye başladı. Gözlerim şokla açılarak ona baktı, bana büyük bir açıklıkla baktığını gördüğümde kıpkırmızı oldum ellerimi göğüslerimin üstüne koyup avuçlayarak kapatmaya çalıştım. Utancımından ellerimi o kadar sıkıyordum ki parmaklarım arasından göğüsümün dolgunluğu fışkırıyordu. Ellerim tam olarak kavrayıp kapatmamı sağlayamayacak kadar küçüktü. Kendimi ondan saklamam hoşuna gitmemiş olacak ki kaşları çatıldı. Gözlerime bakıp “Açççç” diye uyardı. Gözlerimi kapatıp başımı yatağa geri bıraktım. Hayır dercesine kafamı sağa sola sallıyordum. Eğildi ve memelerimi sakladığım ellerimin parmaklarını diliyle boydan boya yalamaya başladı. Arada parmaklarımın arasından çıkan göğüslerime de dili değiyordu. İnledim ve gözlerimi açıp baktığımda dudaklarının kenarlarının hafifçe kıvrıldığını gördüm. Her hareketi bilinçli, her teması benim aklımı kaybetmem için özenli ve planlıydı. Parmak uçlarımdan birini ağzına alıp emmeye başladığında hafif kirli sakalı göğüslerime batıyordu. Hassaslaşan tenim vücudumdaki her teması ayrı ayrı hissediyordu. Yavaş yavaş kendini bana sürtmeye başladı. Belinin hareketleri ile kadınlığıma sonunda istediği ilgiyi vermeye başlamıştı. Ama yeterince yaklaşmıyordu. Biraz daha bastırsa biraz daha hızlansa hemen oracıkta gelecektim. Daha fazla dayanamayıp göğüslerini bıraktım ve ellerimi beline atıp kendime çekmeye çalıştım. Ben ellerimi çözünce hemen üzerime kapandı. İki eliyle iki göğsümü de alttan kavradı. Eğilip kocaman ağzına sağ göğsümün neredeyse yarısını aldı ve hepsini birden emmeye başlayıp ağzını ve emişini durdurmadan göğsümü eliyle bir anda çekti. Vakum etkisiyle "AAahhh" diye bir inilti koptu boğazımdan. Yine kandırılmıştım çünkü bana sürtünmesini durdurmuştu. Ona uzanmam için benim tatlı tatlı kandırıp göğüslerimi bırakmamı sağlamıştı. Bu adamla baş etme şansım olamazdı. "Şşşş. Sessiz ol" dedi. Beni taş mı sanıyordu? Önce delirtip sonra sabit durmamı ve sessiz olmamı istiyordu. Hızlı hızlı her iki göğsümü de ağzına alıyor, uçlarını emiyor. Dondurma yalar gibi uzun uzun dil atıyor, sonra küçük ısırıklar bırakıyordu. "Bu diri yavruları ayrı ayrı sevicem" dedi boğuk sesiyle. Şehveti sesini daha da seksileştirmişti. Haykırışlarımın sesi kısılmıştı. Boğazımdan kaçan sessiz inlemeler dışında sabit kalmak için tüm gücümü kullanmıştım. Ama artık olmuyordu. Tekrar kıvranmaya başladım. Kasıklarımı ona sürtüyor artık geciktirilmiş rahatlama arzumu dizginleyemiyordum. Kafasını kaldırıp, "Eğer uslu durmazsan bugün bu yataktan sikilmeden çıkamazsın" dedi. Gözlerine bakarak sesli bir şekilde yutkundum. Donup kalmıştım. "Aferin işte böyle" der demez bu sefer boynuma gömüldü. Nefes seslerinden oda yankılanıyordu. Boynumda çalışmaya devam ederken bir yırtılma sesi duydum. Başımı aşağı indirdiğinde atletimin yırtılıp yelek gibi sadece kollarındaki ince askıları ile bana tutunduğunu ve iki yana ayrıldığını gördüm. Üzerini çıkaracak kadar bile benden kopmaya sabrının kalmaması beni iyice coşturdu. Boynumdan ayrılmadan üzerime doğru uzanınca o muhteşem kaslı gövdesini hissettim. Bana daha önce de sarılmıştı ama şu an aramızda hiç bir kumaş parçasının yarattığı engel yokken. “Oooohhh” diye derin bir nefes bıraktım. Boynumu emer, ısırır ve yalayıp yutarken aralarda "Bu nasıl koku anasını satım" "Hissediyor musun yavrum ne halde geldim bacaklarının arasında" gibi çıldırtıcı şeyler söylüyordu. Ben çılgınca inlemekten çarşafları çekiştirmekten ve başımı çılgınca sağa sola çevirmekten başka hiçbir şey yapamıyordum. Bir anda geri kalkıp başparmağını ağzıma doğru uzattı. Şaşkınlıkla ona baktım. “O çok bilmiş ağzınla emmm” diye dudaklarıma bastırdı. Hemen görevimi yaptım ve barmağını kocaman parmağını ağzımın içine alıp emmeye içerde de ucuna dilimle darbeler attım. Tısslayarak “O dilini her yerimde istiyorum. Bakalım daha büyük şeylerin de böyle tamamını alabilecek misin” dedi neyi kastettiğini biliyordum ve onu her şekilde tatmin etmeyi ben de istiyordum. Parmağını ağzımda emmeye devam ederken aşağı yukarı kafamı salladım parmağını çekip görüş uçaklarını parmakları arasında işaret ve baş parmağıyla ıslatmaya başladı. Sızı dayanılmazdı kendimi yatakda savurmaya başladım. Kıvranışım tüm vücuduma yayılmıştı. Elleriyle birden göğüslerimi tekrar kavradı ve birbirine bastırdı. Aralarına kafasını gömüp bir taraftan yoğururken bir tarafdan emmeye devam ediyordu. Kafasını kaldırıp bıraktığı izlere baktı. "Nerene dokunsam izim çıkıyor, parmak izlerim bile üzerinde kalıyor harita gibi oldu amına koyıyım." dedi. Bu sefer kafasını göbeğime bastırdığında kalçamı yatağa bastırıp belimi yukarı kaldırdım. İki eliyle birden belimi yatağa geri bastırdı. "Şşşşş." dedi "Uslu duracaksın. Sen beni kaç kere dikip bıraktın. Klüpten sonra sordun mu ne haldeydin diye, bahçede sordun mu nasıl dayandın diye. 31 bile fayda etmiyor. Günlerdir boşalamıyorum. Kimseyi canım istemiyor senden başka. Bizim ufaklığa söz geçiyor mu senle tanıştığından beri? Az mı kıvrandırdın beni, şimdi de sen kıvranacaksın" Şaşkınlıkla gözlerine baktım. Demek benden intikam alıyordu. İnadına kendimi iyice ona doğru sürttüm. Aşağı yukarı gidip geliyordum kalçalarımla. Bacaklarımın arasında sanki mümkünmüş gibi daha da sertleşiyor ve büyüyordu. O sırada gözlerine bakıyor ve onu daha fazla gaza getirmek umuduyla dudaklarımı yalıyordum. Bacaklarımın arasında dizlerinin üstüne çökmüş duruyordu. Bacaklarımla belini sımsıkı kavrıyordum. Kendimi hızla geri çektip uzaklaştım ve ileri itip ona doğru vurarak bastırdım. Kafasını geriye attı ve tısladı. Ben hem küçük zaferimin hem de karşımdaki manzaranın tadını çıkarırken, utanma ve ar duygum bu odayı çoktan terketmişti. Ellerimi uzatıp karın ve göğüs kaslarını baştan aşağı ellerimle dolaştım. Sıkıyor, okşuyor her ayrıntısına ayrı ayrı dokunuyordum. Kafamın arka planında Aysel ablanın doğumgününde bana hediye esilen arabaya karşı olan sevincimi görünce "Görgüsüz." diye fısıldağını hatırladım. Gülümsedim. Şimdi beni böyle görse muhtemelen utanmaz, aç görgüsüz derdi. Yalan yoktu hayatımda ilk defa böyle bir erkek görüyor ve ona dokunuyordum. Görgüsüzlüğümle onunla bir gece de her şeyi yapmak ve kendimi de onu da her şeye doyurmak için tutuşuyordum. Pantolonunu üzerinden çıkarmamıştı. Ayaklarımı belinden yere indirdim ve oturur pozisyona geçtim. Ellerimde bel oyuntusundaki V şeklinde kasların olduğu yere dokundum. Vücudu bir anda seyirdi. Gözlerini açıp bana baktı. Cesaretimin kırılmaması için hızlı hareket etmeye çalışıyordum ama acemi heyecanım yüzünden işler pek yolunda gitmiyordu. Düğmesini açmıştım ama o kadar sertleşmişti ki pantolonun fermuarı gerilmiş aşağı inmiyordu. O sırada dudaklarımı ısırmış tüm konsantrasyonumla işime odaklanmıştım. "Senin bu hevesin… Offf… Sikip attın bütün oto kontrolümü" dedi. Sonra fermuarını gözlerime bakarak yavaşça indirdi. Pantolonunu kalçasının altına kadar sıyırdı ve ellerini tekrar beline koydu. Ne yapacağımı görmek ister gibiydi. Boxerını çıkarmamıştı. Elimi yukarıdan içine boxerının içine doğru tedirginlikle soktum. Ellerim zangır zangır titriyordu. Korkmuyor, çekinmiyor sadece şehvetin yoğun ve baskıcı yakışıyla kendimi durduramıyordum. Onu parmaklarımla kavramaya çalıştım. Dokunduğum en prüzsüz şeydi. Hem hareketli gibi hem de sabit güçlü ve kalındı. Başını geriye attı önce hırıltı gibi bir ses çıkarıp sonra nefesini tuttu. Sanırım heyecandan çok hızlı hareket ediyordum. Çünkü sertçe bileğimi kavrayıp beni durmuştu. Ben acaba beceremiyor muyum diye düşünürken. Elimi bileğimden elimi kaldırdı ve çekti. Evet kesinlikle beceremiyordum. Hoşuna girmemişti. Gözlerimi aşağı indirip ellerimi kucağımda birleştirdim. “Bu yaştan sonra sen beni bi dokunuşla boşaltmaya mı çalışıyorsun" dedi. Çenemi kaldırıp dudaklarıma bir öpücük kondurdu. Onun kadar çok deneyimi olan biri bir dokunuşumla boşalmaktan bahsediyorsa, şeeeyyyy belki de çok iyi beceriyorumdur diye düşündüm. İçimdeki yargılayıcı ses hemen “Bravo sana. Beyler, bayanlar tanıştırayım. Karşınızda tek dokunuşuyla erkekleri boşaltma becerisi ile ödüle layık görülmüş hafif meşrep Aydan.” Diye konuşmaya başladı. Neyseki benim o sesi susturmama ve hesap yapmama gerek kalmadan Ateş bir anda boxerını aşağı indirdi. Yaydan çıkmayı bekleyen bir ok fırladı penisi aramızda. Şeyy.. Tamam.. Bu işe başlarken ne düşünüyordum bilmiyorum ama bu şeyin içime girme ihtimali sıfırdı. Benim de esneyebileceğimi biliyordum ama bu esnemek kadın fizyolojisinin yeniden yaratılmasını gerektiren özel bir durumdu. Ellerimle yüzümü kapattım tekrar. Büyük bir kahkaha attı. "Yavrum az önce neredeyse parçalar gibi elinle oynuyordun. Neden utandın şimdi?" " Ateşşşş! “ dedim yüzümü kapamaya devam ederek. Bileklerimden tutup ellerimi yüzümden çekti. Bu sefer gözlerimi sımsıkı kapattım. "Bana bak" dedi demesine ama bakmak ne mümkün? "Aydan o güzel gözlerini gizleme benden." dedi. Buyurgan ses tonu karşısında iradem yıkıldı. Gözlerimi açtım. Hala orda aramızda beni işaret bana bakar gibi uzanmış dimdik duruyordu. “Hadiii" dedi eliyle kendini kavrayıp ileri geri hareket ettiyordu gözlerine bakarak. Beni teşvik etmek istediğini anlamıştım ama o kadar seksi ve karşı konuşmaz görünüyordu şu an kitlenmiştim. "Sen dokunmak istemiyor musun yoksa" dedi. Yutkunup tekrar elimle kavradım. "Senin o küçük ellerini sikerim." dedi dişlerinin arasından tıslayarak ve başını tekrar geri attı. Bu edepsizliği beni hem şaşırtıyor hem de gaza getiriyordu. Başını geriye atmışken çok merak ettiğim bir şeyi denemek için fırsat bulmuştum. Dudaklarımı iyice ıslattım. Başımı eğdim. Nefesimi tutuyordum bilerek onu şaşırtmak istiyordum yaklaştığımı hissetmemeliydi. Tam ucunda su damlası şeklinde zevk suyunu gördüm. Heryeri muhteşem kokuyordu. Temizdi ve bakımlıydı hiç tereddüt etmeden dilimi o suya daldırdım. Bir an yerinden sıçradı başını kaldırdı. "ŞŞŞŞ!!! Diyerek beni omuzlarımdan hafifte itmeye çalıştı. İsterse beni anında yatağa yatıracağını biliyordum. O hafif itişi ile onun da istediğini anlamıştım. Hemen ucunu dudaklarımın arasına aldım. Tadı o kadar güzeldi ki "ımmmhh" diye inledim. Şu aşama da o da çok hassaslaşmış olmadıydı. İnlememin dudaklarımda yarattığı titreşimi bile hissetmiş olmalıydı ki hemen "İnleyen ağzını sikerim Aydan Siktin belamı, öldür de kurtar lan beni" dedi ve saçlarımı kavrayıp kendine doğru bastırdı. Ağzıma sığan kısmını ağzıma alıyor, sığmayan kısmını da elimle kavramaya çalışıyordum. Tükürüklerim o kadar yoğun akıyordu ki ağzımın kenarlarından aşağıya sarkan uzun damlalar oluşuyor o kayganlık etkisiyle ağzımın içinde kayıp ucu kayıp boğazıma kadar dayanıyordu. "Köküne kadar alacak mısın bakıyım?" dedi. Ne isteğini anlayınca ellerimi çekip var gücümle denedim. Son 1-2 cm ye kadar gelebilmiştim. " "UUFFF!!" diye dişlerinin arasından çıkardığı seslerle beni daha fazlası için heveslendiriyordu. Tam kendimi geri çekmiş tekrar deneyecektim ki "Yook öyle boşaltıp hemen kurtulmak" deyip beni tekrar yatağa itti.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD