Ayça'yı güldürme girişimlerimiz hep hüsranla sonuçlanmıştı. Daha ne yapabilirdik bilmiyordum. Güzel olması için zayıf olmasına gerek olmadığını ona daha ne kadar açıklayabilirdik bilmiyordum. Ama onu anlayabiliyordum. Beş kilo alsam kendimi dünyanın en çirkin insanı gibi hissederken onun 78 kiloya bu kadar can sıkması çok normaldi. Ya da değildi bilmiyorum. Toplumdaki güzellik anlayışı yüzünden bu haldeydik hepimiz. Her insan birbirine benzer olmuştu. İç çektim ve ayağa kalkıp mutfağa gittim. Buzdolabının üstünde gördüğüm fotoğrafla gülümseyerek içeri doğru sürükledim adımlarımı. Dördümüzün olduğu bir fotoğraftı. Benim ve Ege'nin her zamanki gibi saçları dağınıktı. Muhtemelen saç çekme seansımızdan sonra çekilmiş bir fotoğraftı. Giray ise Ayça'ya dondurma yediriyordu. Yutkundum

