Sıcaktı. Bedenim sanki bir sobanın kenarındaydı, öyle kavurucu bir sıcaktı ki nefesimin sıcaklığı bile beni bunaltıyordu artık. Uykumdan sıyrılmamın sebebi de buydu. Bedenimi hafifçe kıpırdattığımda, kemiklerimin sızlaması ile yüzümü hafifçe buruşturdum. Uykuya mıhlanmış gözlerimi aralamak için kirpiklerimi bir iki defa kıpırdatarak araladım. Hava tamamen aydınlık değildi, hatta karanlıktı diyebilirdim. Pencereden içeri dolan ışık apartmanın önündeki sokak lambasının ışığıydı. Gözüme ilk çarpan şey, kumral saçlar oldu. Bilincim tamamen açıldığında ne halde olduğumuzun yeni farkına varıyordum. Korhan, bedenimin üzerine uzanmıştı. Kolları belimi iki yandan kavramış, avucunu bel boşluğuma yaslamıştı. Göğsü, sertçe göğüslerimin üzerine ağrılığını vermişti. Nefes aldığımda gövdesinin ağırlığ

