Yağmur önündeki dosyalarla ilgilenirken, arkama yaslanıp bacak bacak üstüne attıktan sonra elime aldığım kalemi çevirmeye başladım. Kalemi bilmem kaçıncı kez düşürürken, Yağmur'un gülüşüyle beraber ona doğru döndüm. "Ne?" "Yapamıyorsun, bari belli etme." "Deniyorum." diyerek tek kaşımı kaldırdım. "Tabi senin her şey önüne hazır konduğu için bilemezsin, ama azmetmeden bir şeyleri başaramazsın bu hayatta." "Bugünkü hayat dersimi de aldığıma göre." deyip gözlüklerini taktı. "Gönül rahatlığıyla işime devam edebilirim." Gözlerimi kısıp ona bakmakla yetindim sadece. O değil de gözlük neden bu kadar yakışıyordu buna ya! Ama haksızlıktı bu. Yağmur "Bir şey mi var?" diyerek bana dönünce mal mal ona baktığımı fark ettim. "Sıkıldım ben." dedim, aklıma gelen ilk yalanı söyleyerek. "Gideyim mi?

