Hikayesi safsak59
author-avatar

safsak59

HAKKINDAquote
------------------------------------‐-----------------------------------------------------------------
bc
Silahlar ve Lipglosslar!
Güncellenme zamanı Aug 19, 2025, 09:36
Tanıtım “Demek seni sadece para olarak görmemi istemiyorsun?” dedim masanın etrafını geçerek. Oturduğu yerden bana dönerek kafasını kaldırdı. Bu adamla parası için evlenmiştim ama kabul etmeliyim ki kocam dehşet yakışıklıydı. Hani böyle girdiği her yerde devleşen insanlar vardır ya, onları hemen fark edersiniz çünkü diğer herkes onların yanında küçücük kalıverirdi. İşte benim kocam tam öyle biriydi. Zaten onunla birazda bu yüzden evlenmedim mi? Kanatlarının altına saklanabileceğim kadar büyük olduğu için. Ama yine de… Ona böyle üsten baktığım anlarda müthiş güçlü hissediyordum. Sanki bir aslanı önümde diz çöktürmüşüm gibi. Oturduğu yerden bana öyle bir öz güvenle bakıyordu ki bu beni ona meydan okumaya itiyordu. “Demek çok sevgili kocam artık daha fazlasını istiyor?” dedim yaklaşmaya devam ederek. Önünde durduğumda omuzlarına tutunup sandalyeye yaslanmasını sağladım ve kucağına oturdum. O kadar yavaştım ki bunun bir meydan okuma olduğunu anlayan kocam oyunumu hiç bozmuyordu. Çünkü biliyordum ki en sevdiği yanım buydu. Herkesin bırak meydan okumayı konuşmaya bile çekindiği bir adama yarısı kadar bir kadın her fırsatta karşı koyuyordu. Bunun ona komik gelmesi gerekmez mi? Çünkü bence bu çok komikti ama bir şekilde bunun kocama çok ateşli geldiğine eminim. Kucağına yerleştikten sonra kollarımı boynuna doladım ve “O zaman sende bana fazlasını ver.” Dedim. Söylediğim şeyle kaşlarını çattı. Hoşuna gitmeyeceğini biliyordum. Çünkü o herkesin ona istediği her şeyi vermesine alışkındı. Koşulsuz bir şekilde. Şimdi ben ondan istediğini alması için bir şey istiyordum ve söylemeliyim ki bende istediğim her şeyi almaya alışkındım. Yüzünde alaycı bir gülüş belirdi. “Daha fazla çanta, elbise ya da araba işini görür mü karıcığım?” derken elleri kalçalarımı sarmıştı bile. Şimdi oda bana meydan okumaya başlamıştı. Kanmamalıydım çünkü bu onun silahıydı. Aklımı bulandırarak hile yapıyordu. Yani gerçi bende onun kucağına oturmuştum ama benimki sayılmazdı. Benim onu yenmem için biraz hile yapmaya hakkım vardı. Çünkü söyledim ya kocamın yanında herkes küçücük hissederdi ve biraz özgüven için gözlerinde beni arzuladığını görmem gerekliydi. Bu yüzden ona birazcık sürtündüm ve ellerimden birini göğsüne indirdim. Anında bakışları kararırken ben oyunuma devam ettim. “Gördün mü? Bana her seferinde daha fazla çanta ya da daha fazla para vermeye çalışan bir adamı nasıl bunlardan daha fazlası görebilirim ki?” dedim. Beni dinlediğine emin değildim çünkü kararmış bakışlarıyla doğrudan dudaklarıma bakıyordu ve elleri kalçalarımı okşarken bana her an saldırabilecek gibi duruyordu ama biliyordum ki şovumu yarıda kesmeyecek ve her anının tadını çıkartacaktı. Kocamı şu an pusuya yatmış vahşi bir hayvana benzetmem tuhaf olur mu? Elleri kalçalarımı okşuyorken dikkatimi vermem zaten oldukça zordu ve bana biraz daha bu şekilde bakmaya devam ederse kesinlikle ben ona saldıracaktım. Bu yüzden göğsünde dolaşan elimi tekrar boynuna çıkardım ve kulağına yaklaştım. Ben yaklaşırken elleri kalçalarımı daha sıkı kavradı. Belki birazcık da sürtünmüş olabilirdim ama söyledim ya hile yapmaya hakkım vardı. Acaba oda beni pusuya yatmış bir hayvana benzetiyor muydu? “Eğer seni daha fazlası olarak görmemi istiyorsan kocacığım bana her fırsatta pahalı çantalar ya da arabalar almayı bırak. Ben buradayım o kadar istiyorsan biraz erkek olursun ve gelip alırsın.” Dedim ve boynuyla kulağı arasına bir öpücük kondurdum. Şu an aşırı seksiydim ve eteğimin altına giren ellere bakılırsa doğru yoldaydım ama son bir vuruş yapmam lazımdı. Birkaç gün önce bana söylediği şeyin aynısını söyleyerek o günün rövanşını alacaktım. Sonra biraz keyfime bakabilirdim. Çünkü çıplak kalçamda ve bacaklarımda dolaşan ellerle benim de aklım uçmaya başlamıştı. Bir de şu küçük hilelerden etkilenen sadece bu dev adam değildi. Öpücükten sonra geri çekildim simsiyah olmuş gözlerine bakarak son vuruşu yaptım ve şovumu bitirdim. “Tabi götün yiyorsa!” Sonra mı? Sonra biraz keyfime baktım işte!
like
bc
Ölümcül Şeyler: Bir Psikopatın Doğuşu
Güncellenme zamanı Aug 11, 2025, 08:23
TANITIM Aşk? Aşk mı? Evet sana aşıktım belki de hala öyleyim ama içimde senin aşkından daha büyük bir şey var. Daha güçlü bir şey. Beni her gün daha fazla tüketen bir şey. Nefret gibi ama değil daha büyük daha şiddetli bir şey. Nefretle aşk arasında çok ince bir çizgi vardı ve sen hep o çizginin üzerinde dolaştın. Belki de defalarca sınırı geçtin ama ben görmemeyi seçtim. Sonra bir gün bende bu oyundan sıkıldım. Çizginin üzerinde dolanmandan da buna gözlerimi kapatmaktan da sıkıldım. Sorunumuz sana aşık olmam değil o kısmı geçeli o kadar çok oluyor ki. Sorunumuz senin beni dönüştürdüğün şey, çünkü aşkım(!) Ben ilk tanıştığımızda bir çiçektim beni öpebilirdin koklayabilirdin sevebilirdin ama sen benim yapraklarımı koparmayı seçtin. Benimle beni parçalayarak oynadın. Sonra ben bir ateş oldum. Artık beni öpemezdin koklayamazdın sevemezdin. Seni yakardım. Bu bana yaklaşma demekti. Bu ben sessizce zarar vermeden yanıyorum demekti ama sen, sen beni yok etmek istedin. Sen yanmama bile izin vermedin. Yarattığın acıya bile saygın yoktu. Şimdi ben git gide büyüyen bir alev topuyum. Durmayacağım. Ta ki seni yakalayana kadar. Seni yakaladığımda etinin kemiğinden ayrıldığını hissedeceksin canın öyle yanacak ki yok olmak isteyeceksin ama ben buna izin vermeyeceğim. Seni yakıyor olmamın her anını zevkle izleyeceğim. Çünkü sevgilim, sen aşkın değerini bilemedin. Ama acının yaşattığı hissi hiç unutamayacaksın. Acı, seni bana tutsak edecek. Acı olduğu sürece hep benimle kalacaksın.
like
bc
Tanrıyı Oynayanlar
Güncellenme zamanı Feb 25, 2022, 02:58
Farkındalık var oluşun başından beri çok az kişiye huzuru getirmiştir. Farkındalığı yaşadığın ilk anda saf bir korku da onunla beraber gelir. O korku bir eşikten geçmek demektir. Korkuyu hissettiğin ilk an sonsuza dek süreceğini düşünürsün bir saniye öncesinde hayatının anlamsız olduğuna inanırken korku o anlamsızlığı özletir. Anlamsız hayatını geri istersin. Çünkü hayatının bir anlamı olması demek bir hedef yaratır ve o hedefe giden uzun dar korkunç bir yol... kimse o yolda yürümek istemez, yani yolu gördükten sonra istemez. Var olduğum ilk andan beri içimde koca bir boşluk taşıyordum. Bir şeylerin ters gittiğini her zaman biliyordum. Her şey olması gerektiği gibiydi ama beni rahatsız eden bir boşluk vardı. Görmezden geldiğim bir boşluk. O boşluğu o kadar görmezden geldim ki var olduğunu bile unuttum. Diğerleri gibi olmama düşüncesiyle baş edemedim içimdeki utanç ve korkuyla başa çıkamadım. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmaması düşüncesi içimdeki boşluğa sırt çevirmeme sebep oldu. Sırtımı çevirdim kulaklarımı ve gözleri kapattım. Bana yazılan rolü oynadım üstelik hiç fakında olmadan. Ta ki o güne kadar... Artık o rolü oynayamazdım. Yolu görüyorum ,korkuyorum. Hissettiğim ilk şeyin bu olması çok acayip olsa da korkudan daha gerçek ne var ki? şimdi çılgınca bir şey yapma zamanı. O eşikten geçme zamanı. Özgür kalma ve tüm köleleri özgür bırakma zamanı. "Sadece Tanrıyı öldürenler özgürdür. Çünkü özgürlük ancak Tanrıyı öldürünce gelir."
like