Düşmanın Karısı Sevdam (Kuma) +18Güncellenme zamanı Jul 14, 2026, 14:50
Mezapotamyanın acımasızlığına boyun eğmeyen bir kadın; Rojda. Üzerine gelen kumayı kabul etmeyerek, kocasını bütün ailesinin önünde boşayan ve arkasına bakmadan çekip giden genç kadının yolu, üniversite zamanında kendisine takıntılı zannettiği adamla yeniden kesişir. Peki her şey gerçekten göründüğü gibi midir? Yoksa hayatı en başından beri bir oyunun içine mi çekilmiştir? Kimin sevgisi, kimin söyledikleri gerçektir? **************“Ben sana takıntılı bir adam değildim, Rojda. Ben sadece düşmanım olan birine rahatsızlık vermek istedim. Sana takıntılı olduğum, doğru değil.” Gözlerinin içine dikkatlice baktım. Kesinlikle samimi bir ifade vardı gözlerinde. Demek ki Agir beni o zaman da kandırmıştı. Dudaklarıma hafif bir gülümseme yerleştirdim ve gözlerinin içine baktım. “Tamam, sana inanıyorum. Agir beni en başından beri aldatmış ama ben kocaman bir kör olduğum için anlamamışım bunu. Özür dilerim senden Hazar. Bir pisliğe inanıp, seni yargıladığım için.” Başını sallayıp gülümsemeden önce gözleri bir anlık dudaklarıma kaydı. Ama hemen toparlandı. Bir adım attı bana doğru. Attığı adımla yerimde dikleştim. Korkmuyordum ama nedense gerilmiştim. Kımıldanmamı görünce olduğu yerde durdu. Gözlerimin en derinine baktı. “Agir’den intikam almak ister misin? Ben zaten onun ve aşiretinin hayatını bitireceğim. Sende bu süreçte yanımda olmak ister misin?” Dedikleriyle ağzım açıldı. Ne cevap vereceğimi bilemedim bir an. O pislikten intikam almak ister miydim? İsterdim, hem de çok. Ama bunu Hazar’la nasıl yapacaktım ki? Kaşlarım çatılırken, ona baktım. “Bunu nasıl yapacağız ki? Yani ben senin yanında nasıl duracağım?” Gülümsedi önce. Sonra da yutkunup, ciddi bir ifadeyle bana baktı. “Karım olarak elbette. Agir’i sana olan aşkıyla yerle bir etmek için, mükemmel bir yol.” Gözlerim kısıldı. Alayvari bir gülme çıktı dudaklarımdan. “O beni sevmiyor Hazar. Sevseydi üzerime kuma getirmezdi.” Gülerek başını sağa sola salladı. “Agir güç için her şeyi yapar Rojda. Ama hiçbir şeyinden emin olmadığım adamın, bir şeyinden çok eminim. Sana çok fena aşık ve bunu da seni kaybettikten sonra anladı. Şimdi sen benim yanımda olursan, karım olarak, bu onun yenilmesi için en büyük adım olur.” Sözlerine kısa bir ara verip, bir adım daha attı bana. “Şimdi benimle misin bu yolda, değil misin?” Kısacık bir an düşündüm. Şu bir ayda bana yaşatılanı, hayatımın mahvolmasını, hayallerimin üzerine basılıp geçilmesini, kuru vaatler ve seviyorum laflarıyla benimle dalga geçilmesini. Ben her gece ölürken hemen yan odamda, bana gelip beni ne kadar çok sevdiğini söyledikten sonra başka bir kadının teninde kaybolan adamın hayatının mahvolmasını ne kadar çok istediğimi kısacık olan düşüncemden anladım. Hazar’ın simsiyah gözlerinin içine baktım. Başımı uysalca salladım. “Varım Hazar Kanberan. İntikam için seninle evlenemeye de, yanında durmaya da varım. Yapalım şu işi.”