VURGUN ücretsiz ( Yüzbaşı Alparslan Pusatlı ve Leyla'nın Hikayesidir...)Güncellenme zamanı Nov 20, 2025, 05:36
🇹🇷VURGUN 🇹🇷
Bu nasıl iştir? diye söylendi genç adam. Zaten her an göreve gidebilirdi. Ama ailesi ısrarla yanlarına çagırmış, Alparslan'ı zora sokmuştu. Telefon da babannesinin sesi kötü gelmeseydi genede gitmezdi. Ama bu zamana kadar Hanife sultanın hiç boş yere gel demişligi yoktu. Gidip ne olduguna bakacaktı.Yoksa böyle göreve giderse adı gibi biliyordu ki bu mesele kafasına takılacaktı. Onu neyin beklediginden habersiz baba evine gelmişti, ama duyduklarıyla kan beynine sıçradı. Onu böyle birşey için ailesi nasıl çagırabilmişti? Önce babannesine baktı. Gerçekten delirecekti. Bir köşede tepkisini ölçen annesi ve babasına dönüp "Allah için kafam almıyor. Babannem ne diyor? "dedi. Sakin olmalıydı ailesine hürmeti sonsuzdu. Özellikle babasının yanında sesini yükseltmiş degildi. Ama şimdi bunlar ne demekti? Seni nişanladık mı demişlerdi? Bu nasıl saçma işti? Yüzünü dagda silah tutmaktan sertleşmiş elleriyle sıvazlayıp, sıkıntıyla nefes verdi. Sinirden çenesi kasılmıştı resmen "Yaa sabır!" dedi. Tekrar babaannesine dönüp "Bu nasıl iştir babaanne? Kime sordunuz da bir de nişanladık ne demek? Kafanıza göre böyle bir şey nasıl yaparsınız? Üstelik benim asker oldugumu bildiginiz halde bunun için mi beni apar topar çagırdınız? Benim yoklugumda timdeki arkadaşlarıma görevde bir şey olursa hesabını nasıl verecegim? " dedi. Şuan onun için sakin kalmak çok zordu. Çünkü gerçekten şaşkındı. Oglunun ilk şoku atlatmasını bekleyen Mustafa Bey "Alparslan oglum durum bildigin gibi degil, anlatacagım önce bir sakinleş! Hele geç otur karşıma!" Ogluna güveniyordu. Oglu herşeyi ögrenince o kız çocugunun elini bırakmazdı. Ne de olsa o askerdi. Herkesden daha iyi korurdu. Derince bir soluk çekip anlatmaya başladı "Oglum bir kız çocugunun hayatı söz konusu. Üstelik ablamın emaneti. Zaten bu gerçek bir evlilik olmayacak. Kızı yanımıza almak için çok ugraştım olmadı. Babası engel oluyor. Gerçi baba demeye de bin şahit lazımda neyse şimdi. Zamanında kaçarak evlendikleri için deden Zeynep halanı red etmişti. Zeynep'i kaçıran adam uzaktan akrabamız olur. İpe sapa uymazın tekiydi. Ben o zamanlar daha toy yeni yetme delikanlıydım. Babam ablama çok düşkündü. Öyle bir zoruna gittiki...Ne ablamın adını etti. Ne de kocası olacak it ablamı birdaha bize getirdi. Dede'nin malı mülkü için halanı alıp götürmüş. Biz o zaman Halan'da sevdi zannettik. Halan aslında doğru düzgün görmemiş bile ki sevsin. Herşeyi oglanın anası ayarlamış. Halan da kan çıkmasın diye susmuş, evlilige razı gelmiş. Babam Ablama çok düşkündü okumasını istiyordu. Okuya bilseydi ögretmen olacaktı ablam. Bu olaydan sonra babam ablamın hakkı olan mallarını ve çeyizini gönderdi. Ne dügüne gitti ne de ablamın bir daha adını etti. Abla'mın uzun zaman çocugu olmadı. Zaten kocasını da sevemedi. Kaynanasından çektiklerini söylemiyorum bile. Mal mülk ellerinden gitmesin diye baba kapısına da göndermediler. En son on üç sene üstüne ablamın bir çocugu oldu. Çocuk kız olunca kocası hepten zivanadan çıktı. Ablam çok çekti oglum. Babamdan gizli anamı yanına götürürdüm. Yigenime ve ablama el altından hep sahip çıkıyorduk. Deden de anlıyordu aslında, bilmiyormuş gibi görmezden geliyordu yardım ettigimizi. Ablam deseydi beni zorla kaçırdılar, onu orda brakırmıydık? Babam taş üstüne taş bırakmazdı gene alırdı. Sustu demedi...En son ablam gögüs kanserine yakalandı. Kızı çok küçüktü ama herşeyi anlar haldeydi. Babasından sevgi görmemiş. Anasının eteginin dibinde ahu gözlü ürkek bir ceylandı Leyla. Ablam fazla dayanamadı. Ölmeden bir mektup yazmış. Annesi durumu agırlaşınca Leyla'ya bizi aratmış. Koştuk...Yetiştik ki ne görelim. Leyla çaresizlikten iki gözü iki çeşme aglıyor. Babası olacak it tuttugu metresinin evinden gelmeye tenezzül bile etmemiş. Leyla'yı ablam bize emanet etti. Bütün acıları bitmişti ama geriye öksüz Leyla'sı kaldı. Deden halanı son nefesinde bile göremeden kızını kaybetmiş oldu. Leyla'yı almayı çok denedik. Baba'sının sülalesi " Bizim kanımızdır. "dediler engel oldular. Leyla'nın babannesi kızı aldı, küçük oglunun evine yerleştirdi. Leyla'nın amcası abisinin tam tersi oldugu için Leyla'yı metresin eline kalmasın diye sahip çıktı. Deden de halanın mektubundan sonra canlı cenazeye döndü. Ne yedi ne de içti. Pişmanlık içini yaktı kavurdu oglum! Zaten halandan beş sene sonra da dedeni kaybettik. Mustafa Bey geçmişi anlatırken annesine baktı. Hanife Hanım'ın kızına olanları hatırladıkça beti benzi atıyor, sessiz sessiz aglıyordu. Onu üzmeyi hiç istemezdi ama Alparslan'a herseyi anlatması lazımdı. Sıkıntıyla nefes alıp anlatmaya devam etti. "Biz Leyla'yı takip etmeyi hiç bırakmadık. Amcasına maddi destektede bulunuyoruz ki kızı babasının eline bırakmasın diye. Gel gör ki kızın zaten okuldan yana yolunu kesti babası. Şimdi de tutturmuş kızı ortagının ogluna verecekmiş. Adam dulmuş oglum! Karısı durmamış gitmiş. İçkicinin kumarbazın teki. Adam otuzbeş bizim Leyla ondokuz yaşında! " Alparslan'ın sinir beynine hücum etti. Çenesi sinirden iyice gerilmeye başlamıştı...