Ne olduğunu anlamamıştım ki! Daha iki hafta olmamıştı bu liseye nakil olalı ama şimdiden etrafımızı sarmıştı bu densizler. Evet, abimin böyle bir şansı vardı işte! Bela gördü mü? Muhakkak mıknatıs gibi çekmesi gerekiyordu."Seni bir şartla affederiz Seçkin. Güzel kardeşine bir kahve ısmarlayalım. O da hangimizle görüşmek istediğine karar versin."Gözlerimi devirdim. Bu kötü çocuk tavırları filan... Belli ki çok fazla lise dizisi izliyorlardı."Senin o ağzını sikerim lan! Puşt!"Abimin sinirden kaynayan sesi kulağıma ulaştığımda içim daha da sıkılmıştı. Bu işten yırtamayacaktık. Babam, abimi okulda kavga ettiği için yine dövecekti, disiplin cezası alacaktık ve saçma sapan daha bir sürü şey...Dingiller abimin üzerine doğru çullanırken çığlık atmaya başladım. Elimden geldiğince mücadele etmeye çalışıyordum ama dört kişilerdi. Biri çoktan abimin kollarını arkasından tutmuştu. Etrafımızdaki kalabalık git gide çoğalıyor, meraklılar bu kavgayı izlemek için duraklıyorlardı. Ama ayırmaya çalışan yoktu. Bu Barış denen pislikten hepsi çok çekiniyordu. Sonra onu gördüm. Kalabalığın içinden buraya doğru bağırarak koşuyordu. Yüzü hırs doluydu. Önce abimle aramda engel olan Koray'ı kıpırdayamaz hale getirdi. Sonra Barış'ı, Ferit'i, Hakan'ı... Hiç tanışmıyorduk bile! O gün o kavgaya niye müdahale etti, bizi nasıl tek başına o kargaşanın içinden çekip aldı anlamamıştık. Ama kader tam olarak o gün yollarımızı kesiştirmişti işte. Ona 15 yaşımdayken aşık oldum. Kahramanım olduğu için. O, o gün abimin can yoldaşı, en samimi dostu oldu. Bu aşkı imkansız kılmak için.***Kapak: @kedipatisigibi
Daha önce kalbinin böyle attığını hiç hatırlamıyordu. Öfkeden patlayacak gibiydi! Sakinleşmek için o kadar derin nefesler alıyordu ki geniş omuzları süratle yükselip alçalıyordu. Mavi gözleri fırtınalı bir deniz gibi bakıyordu. Bu nasıl olabilirdi ki? Onca yıl sonra... Nasıl hala unutmamış olabilirdi? Nasıl hala bu kadar kıskanıyor olabilirdi? Hala bu kadar... Hırsla bir nefes daha aldı. Kadının nefes kesiciliğine inat ediyor gibiydi. Pişmanlığı, kıskançlığı, tutkusu ve kafa karışıklığıyla kuşanmıştı. Yine de en kötüsünün özlem olduğunu, kimse reddedemezdi. Tanrı, ona ikinci bir şans vermek istemiş olabilir miydi?*** Ruhu resmen akışkan bir hâl almış, ona doğru akmıştı. Çektiği tonlarca acının hiçbirinden ders almamış gibi, aradan yıllar geçmemiş gibi, bir başına ortada bırakılmamış gibi heyecanlanması kalbinin kendisine ihanetinden başka bir şey değildi. Kader gerçekten böyle bir şey miydi? Onu bir kez daha görmek için varını yoğunu vereceği zamanlardan sonra tam unutmuşken, unuttuğunu sanırken, tekrar karşısına çıkmasının başka nasıl bir açıklaması olabilirdi ki?Kapak: @NDilaraKesgin
Kendimi ayran gönüllü olarak değerlendirsem, yalan olmazdı. Onun şefkatine, gücüne, aşkına sığınmaya hakkım var mıydı? İlk göz göze geldiğimiz günden bugüne, bana her bakışında dizlerimi titrettiği bir gerçekti. Bana ne istese yapabilir, benden ne istese alabilir gibi geliyordu bazen. Olur muydu ki?
Yeniden, aynı topa girmeye hazır mıydım?