Dreame Hikayeleri | Müthiş Hikayeler Burada Başlar
Tuana, çocukluğundan bu yana abisinin en yakın arkadaşı Doğan’a aşıktır. Onu hep 'küçük kız' olarak gördüğünü düşünse de durum sandığı gibi değildir. Doğan da çocukluğundan bu yana Tuana'ya aşıktır. Doğan, bu aşkı kalbine gömer ve asker olur. Gözü kara olan Yüzbaşı Doğan, operasyon sırasında askerlerini kaybeder, onlardan geriye kalan küçük Mert’i kendi evladı gibi sahiplenir. Tuana hem gizli görev için hem de öğretmen olmak için Doğan'ın görev yaptığı yere gider. Her şey o günden sonra başlar. Küçük Mert için anlaşmalı evlilik yaparlar. Sırlar, düşmanlar, görevler... her şeye rağmen aşk... Bazı savaşlar cephede verilir, bazılarıysa kalpte kazanılır. “Benim kalbimin sahibi sensin. Ya senin kalbinin sahibi kim?” “Hep sendin. Sen olarak kalacaksın, Doğan.”
(+21) Yaş Uyarısı: Öykümüz ayrıntılı cinsel sahneler ve travmatik cinsel durumlar içermektedir. 21 yaşın altındaki okurlar için kesinlikle uygun değildir. Mirzas Kutlubey, tüm ailesini ve aşiretini tek başına yöneten bir ağadır. Tüm hayatı gözü gibi baktığı kızkardeşinin ifşa videosunun internette dolaşıma sokulmasıyla alt üst olur. Kızkardeşiyle videoda yer alan genci öldürmemesi karşılığında, aynı zamanda kızkardeşinin en yakın arkadaşı olan Fidan’la berdel yoluyla evlenmek zorunda kalır. Kızkardeşine duyduğu öfkeyi Fidan’dan çıkarabilecek midir?
"Sen nişanlımı becerirken bizi mi izledin yoksa bana mı öyle geldi?" sesi hem alaycı hem de öfkeliydi. "B-ben yanlışlıkla izledim." Onun karısıydım ama o sevdiği kadınla yatıp kalkmayı seviyordu. İşte bu, ne yazık ki en iğrenç olanıydı. .... “O kız bugün ölecek Zerdeşt Ağa!” diye gür sesiyle bağıran adam ile dudaklarım titremeye başladı. Gözlerimden dökülen yaşların haddi hesabı yoktu. Ben bitmiştim. Ben mahvolmuştum. “Ağam, gözünü seveyim sakin ol. Ne etmiştir benim kızım da böyle dersin?” “Kendisi ne ettiğini gayet iyi bilir. Getirin onu buraya yoksa bu konağı da, Dilşad aşiretini de yerle bir ederim!”
🚫Bu kitabım; haddinden fazla +18 sahneler içerebilir. Ona göre okumak isteyenler başlasın.❗🔞 +18 sahneleri ve şiddet içerikleri detaylıca anlatılacaktır. Okumak isteyenlere şimdiden teşekkürler.Babasının tefeciye olan borcu yüzünden, mafya varisi Murat Han Kadiroğlu'na satılan Hayat Kınalı'nın hayatını kaleme alacağım. Annesi küçük yaşta vefat eden Hayat'ın sorumsuz, içkici ve kumarbaz olan babasına ve 14 yaşındaki kardeşi Derya'ya bakması ile başlayacak bir hikaye. Umarım beğenirsiniz. iyi okurlar.
Hikayede +18 öğeler olacak ve sahneler detaylı anlatılacaktır. Bilginize... Mavi çelikten yaratılmış bir adam, Yüzbaşı Gökdeniz Kılıç. S.A.T. komandoları arasında lakabı Kılıç Balığı. Denize ve ülkesine hizmet etmeye aşık bir asker. Başarılı, zeki ve yetenekli. Çünkü hayatta kalmak için başka şansı yok. Hamile eşi bir trafik kazasında ölünce kalbinin acısını dindirmek için işine daha da çok sarıldı. Bir göl çiçeği kadar nahif ve güzel bir kadın, Nilüfer Özsu. Ama kaderi, bedeni kadar güzel miydi tartışılırdı. Kocasından boşanmak ve 4 yaşındaki oğluyla hayata yeniden başlamak zorundaydı. Üstelik tek başınaydı. Sudan çıkmış balık gibiydi ve hayatı yeniden öğrenmesi gerekecekti. Ama bu kez doğru öğrenmeye niyetliydi. İkilinin kaderinde birbirini tanımak vardı. Birbirini en derin yaralarından tanımak ve sevmek. Ama kılıcın keskin tarafına dayanabilecek miydi narin nilüfer çiçeği? Ya diğeri, bir çiçeği incitmeden tutabilecek miydi çelikten elleri?
Karısı için hizmetçi mi olacaktım? Beni bunun için mi satın almıştı? ... “Kardeşin için ne kadar ileri gideceksin, Yağmur?” diye fısıldadı. Nefesi, içki ve gücün küstah kokusunu taşıyordu. “Her şeyi yaparım,” diye karşılık verdim sesim bir parça titrekti ama kararlı bir tondaydı. “Irmak her şeyim.”
ASLAN KARHANLI..Babam akşam üstü beni cağırdı gittim yanına oturdum.Babam başını eğmiş bişey diyecek ama diyemiyordu. "Baba bir sıkıntı mı var. Ayşe'nin kaçmasıyla mı ilgili.. Dedim "Evet oğlum konu o ve berdel... "Baba olmaz o kız 14 yaşında başka türlü bir yol bul.. Diye direttim.. "Buldum oğlum! Amcasının kızı Azem Ağa'nın kızı Arjin'i istedim Mirza'ya dedi sıkıntılı bir halde.... "Peki kız kabul ettimi bunu.." "Amcası kalp krizi geçirmiş.. Amcası için mecbur kalmış.. Tamam demiş." "O kaç yaşında baba bana sakın yirminin altında bir yaş deme.." dedim korkuyla.. "Yirmi beş yaşında okumuş savcı olmuş ama bir sıkıntı var.." şaşkınlıkla babama baktım.. "Sıkıntı olan ne peki !! Babası senin yakın arkadaşın. O mu kabul etmedi.. Dedim merakla.." Babam başını eğdi birşey diyecek ama diyemiyordu.. En sonunda konuştu.. "Oğlum böyle şeylere karşı olduğunu biliyorum Senden bu güne kadar hiç bir şey istemedim.. Her zaman da beni gururlandırdın.. Koskoca avukat oldun.. Oğlum Azem Mirza'nın vukaatkarını bildiği için kızımı sadece Aslan'a veririm dedi.. Kızımı Mirza'ya emanet edemem dedi.. Benim kızım dik başlı asidir.. Onu anca, Aslan dizginler, yanına Aslan yakışır dedi... Hem Mirza'da evlenmek istemiyor.. sevdiğiU varmış.. Babam neves verip tekrar konuştu.. "Oğlum Azem benim yakın dostum.. Mîrza kıza hayatı zehir eder beni de dostuma düşman eder...
#2026TR/İLLE DE SEN ❤ ⚠️ ÖNEMLİ OKUYUCU UYARISI ⚠️ Bu hikaye, yetişkin okuyucular için tasarlanmıştır ve +21 yaş sınırı içeren detaylı içeriklere sahiptir. Hikayenin ilerleyen bölümlerinde; 🔞 Yoğun ve betimleyici cinsel sahneler, 🔥 Arzu ve tutkunun sınırlarını zorlayan temalar, ⛓️ Sert ve müstehcen dil kullanımı yer almaktadır. Eğer bu tür içeriklerden rahatsızlık duyuyorsanız veya yaş sınırının altındaysanız, okumaya devam etmemeniz önemle rica olunur. Hikayedeki karakterler ve olaylar tamamen kurgusaldır. 🚫🔞⚡ Keyifli ve heyecan dolu okumalar! 😉🔥 Bazı kadınlar kaderlerini seçmez. Ama bazıları, kendileri için çizilen kaderi paramparça eder. Nilüfer, İstanbul’da kendi ayakları üzerinde duran, geleceğini emeğiyle kurmuş genç bir kadındır. Ancak bir gecede, aşkın, törenin ve kanla yazılmış kuralların hüküm sürdüğü Antep’e geri sürüklenir. Bir kaçış… Bir berdel… Ve pazarlık masasına yatırılan bir hayat. Aşiretler hesap yaparken, ağalar güç tartarken, anneler kızlarını korumak için başka kızları ateşe atarken… Nilüfer, kurban olmayı reddeder. Karşısında iki yol vardır: Ya zalimin karısı olacak… Ya da herkesin sustuğu yerde, aklıyla oyunu bozacaktır. Aslan Hançer… Bir aşkın ardından kendine mezar sessizliği seçmiş bir ağa. Gücün zirvesinde ama kalbi geçmişte kalmış bir adam. Nilüfer için bir sığınak mı, yoksa başka bir sınav mı? Bir anlaşma… Bir sahte evlilik… Ve abi–kardeş kalmaya yemin eden iki insan. Peki ya evlilik… Bu yemini taşıyabilecek mi? Birbirlerini abi ve kardeş olarak gören Nilüfer ve Aslan, aynı çatı altında kalmaya devam ederken gerçekten öyle kalabilecekler mi? Yoksa suskunluk, mesafe ve kaçılan bakışlar, yerini tehlikeli bir çekime mi bırakacak? Verdikleri söz ne olacak? Sözlerini tutabilecekler mi? Yoksa asıl savaş, birbirlerine değil… kendi kalplerine karşı mı verilecek? Ağanın Nilüfer Çiçeği, töre ile vicdanın, güç ile özgürlüğün, kadın bedeni üzerinden kurulan düzen ile bir kadının iradesi arasındaki ölümcül çatışmayı anlatıyor. Bu bir aşk hikâyesi değil sadece. Bu, hayatta kalma, direnme ve kendi duygularından bile kaçmak zorunda kalan iki insanın hikâyesi. Ve unutma: Nilüfer, koparıldığı yerde solmaz. Kök saldığı yerde… düzeni değiştirir.
“Sen ne dersin evladım. Bir babaya yavrularından vazgeç nasıl dersin. Ben hangi evladımdan cayayım, bu dediğin hangi vicdana sığar?” “Vicdanı falan boşver Osman bey. Oğlun benim kuzenimi öldürdü, karımı komaya soktu. Doktorlar bile uyanacağına umut vermiyor. Madem o benden karımı aldı. Bende kızını karım yapacağım.” “Benim bu adamla evlenmeye rızam yok. Rızasız iş olmaz. “ “Sen bilirsin” Serhat silahını çekip Ali’yi omzundan vurdu. Herkes korku içinde yere yatarken Gülay sinirli gözlerle Serhat’a bakıyordu. “Şimdi rızan var mı küçük hanım?” “Pisliğin tekisin seninle evlenmektense ölürüm daha iyi.” “Olur bana farketmez.” Bir silah sesi daha duyuldu. Serhat bu sefer Ali’nin bacağına sıktı. Ali kanlar içinde yere serildi. “Allah’ın hakkı üçtür. Sana son kez soruyorum, hala rızan olmadıysa üçüncü kurşunu kafasına sıkacağım. Sonrada bütün ailene şarjör boşalana kadar Allah ne verdiyse. “ “Hayır, hayır, hayır…” “Hala yok mu? E günah benden gitti o halde.” Serhat silahını Ali’nin tam anlına doğrulttu son kez Gülay’ baktı ve tetiği çekti…
B.D.S.M ve Yetişkin İçeriklidir Sancak Bozok, düşmanının diplomat olan kızı Eylül'ü kaçırır. Tek bir hedefi vardır. Evlenmek ve ülkeden deport edilmesine sebep olan adamın kızıyla ülkesine geri dönmek.