Dreame Hikayeleri | Müthiş Hikayeler Burada Başlar
Bahrimil de kızların kaderi kendi elleriyle değil, başkalarının sözüyle yazılırken bir söz daha verildi. O sözle bir kız daha defa edildi. Elvan, iki ailenin arasındaki arsa davasının kana dönmemesi için feda edilirken Karanşah ailesinin ağası Aras Karanşah’a eş gitti. Kimse bilmiyordu ama ölüm onun ensesinde kol geziyordu. Yeniden sözler söylendiğinde bu defa hüküm Elvan’ın kardeşi Nehir için verilmişti. Ölüm döşeğine düşen kadın, ömrünün son anlarında öz kardeşinin üzerine kuma gelmesine şahit olurken taşlar yerinden bir bir oynuyordu. Demirsoy'ların küçük kızı Nehir ablasının kocasına kuma gideceğini öğrendiğinde yıkıldı. İsyan etti. Reddetti. Ölürüm dedi de kimse onu dinlemedi. Odasına yediği dayak sonrası kapatıldığında yere diz çöküp taş zemini yumrukları ile döverken yemin etti. Her sözü bir kırbaç gibiydi. Hava da sertçe şaklıyor resmen zamanı kesiyordu. “Ablamın ölüsü topraktan çıkıp yanıma gelse bile, bu kalbi o adama açmayacağım. Onu kalbime koymayacağım. Yasak ettim kendime… Yemin ettim.” Töre onu Aras’a bağladı; Nehir ise kalbini Aras’tan mühürledi. Ama Karanşah Konağı’nda nefretle sınanmak kolay aynı çatının altında kalbi diri tutmak zordur. Aras Karanşah, yükünü öfkeyle taşıyan bir adamdı. Nehir ne kadar uzak durursa dursun ne kadar nefret dolu bakarsa baksın, her geçen gün töre değil, kalbinin kendisi sınamaya başladı onu. Bir konakta iki yürek... Bir yemin, bir töre, bir yasak kader. Ve en acı soru dudaklardan dökülürken herkes suskun. “İnsan kalbi bir kez yemin ettiğinde o yemini diri tutabilir miydi?” KUMANIN YEMİNİ Nefretle başlayan, töreyle mühürlenen ama kalbin sınavından asla kaçamayan iki insanın hikâyesi.
“Gördüğüm en güzel köylüsün Damla,” dedi. “Tarık Ağam, en yakın arkadaşınla seviştim, buna rağmen beni istiyor musun?” “Seni becerdikten sonra benim aletimi düşüneceksin sadece,” dedi. Dudakları boynuma indi. Hafif öpücükler konduruyordu. Ürperdim. Vücudum gerildi. Ellerim saçlarına dolandı. Saç tellerini avuçluyordum. Tarık tişörtümü yukarı sıyırdı. Kumaş tenimden ayrıldı. Göğüslerim özgür kaldı. Başını indirdi. Dudakları meme ucuma değdi. Emmeye başladı. Dili çevremde dolaşıyordu. “Seks istiyorum Damla.” “Ah…” İnledim. Ses samanlıkta yankılandı. Ellerim sırtına indi. Tırnaklarım iz bırakıyordu. Tarık diğer meme ucumu parmaklarıyla ovuşturuyordu. Sıkıca. Nefesim hızlandı. Vücudum ateşleniyordu. Tarık’ın pantolonunun düğmesini açtım. Fermuarı indirdim. Kumaş yere düştü. Sertliği özgür kaldı. Elimi uzattım. Avuçladım. Yavaşça sıktım. Tarık inledi. Gözleri kapandı. Hareket etmeye başladım. Yukarı aşağı. Ritmik. Tarık’ın eli kalçama indi. Sıkıca tuttu. Beni kendine çekti. Dudaklarımız tekrar buluştu. Öpücük derinleşti. Dillerimiz birbirine dolandı. “Dayanamıyorum sana,” dedi. Tarık beni samanlığa yatırdı. Üstüme çıktı. Bacaklarımın arasına yerleşti. Sertliği ıslaklığıma değdi. Yavaşça girdi. İnledim. Vücudum açıldı. Tarık hareket etmeye başladı. “Bana neden yasaksın?” dedi. Her itişte inlemelerim yükseliyordu. Tarık hızlandı. Vuruşları sertleşti. Bacaklarım beline dolandı. Topuklarım sırtına bastı. Zevk dalgaları yayılıyordu. “Geliyorum,” dedim. Sesim titrekti. Tarık anladı. Daha derin vuruyordu. Vücudum kasıldı. “Ah…” Nefeslerimiz yavaşladı. Tarık üstümden indi. Yanına uzandı. Kolunu belime doladı. Başımı göğsüne yasladım. “En yakın arkadaşının sevdiği kız olmam seni üzmüyor mu?” diye sordum. “Hayır çünkü az önce seni ilk ben becerdim.”
Ağabeyinin borçları yüzünden, berdel olarak kuma verilen, genç bir kız; Asmin. Kuma gitmek istemeyen, yalvarıp yakaran ama sözü geçiremeyen üstüne bir de dayağa maruz kalan gencecik bir kız. Sertliği ve zalimliği ile bilinen; Agrej Borotan. Önüne geleni ezip geçen, kimseye merhamet göstermeyen bir adamın elinde çürüyüp gideceğini düşünerek ağlayan, zorla imamın karşısına oturtulan, Asmin. Onu nelerin beklediğini bilmeden, korku dolu yüreği ile evlenmeye mecbur bırakılan, Asmin. Bu yaralı kalplerle dolu insanların hikayesi.
(+21) Yaş Uyarısı: Öykümüz ayrıntılı cinsel sahneler ve travmatik cinsel durumlar içermektedir. 21 yaşın altındaki okurlar için kesinlikle uygun değildir. Mirzas Kutlubey, tüm ailesini ve aşiretini tek başına yöneten bir ağadır. Tüm hayatı gözü gibi baktığı kızkardeşinin ifşa videosunun internette dolaşıma sokulmasıyla alt üst olur. Kızkardeşiyle videoda yer alan genci öldürmemesi karşılığında, aynı zamanda kızkardeşinin en yakın arkadaşı olan Fidan’la berdel yoluyla evlenmek zorunda kalır. Kızkardeşine duyduğu öfkeyi Fidan’dan çıkarabilecek midir?
"Ben senin sadece kocan değil, seni para karşılığında satın alan sahibinim. Bu odada töre susar, sadece benim sesim ve senin iniltilerin yankılanır!" Dilan için hayat, babasının ağzından çıkan iki kelimeyle son bulmuştu: "Verdim gitti." Kendi öz yuvasında bir hizmetçi gibi ezilen genç kız, bilmediği bir cehenneme, Urfa’nın en korkulan adamı Baran Miroğlu’na bedel olarak gönderildi. Ancak onu bekleyen cellat, beklediği gibi biri değildi. Tekerlekli sandalyesine hapsolmuş ama heybetiyle dünyayı titreten, öfkesiyle yakan, arzusuyla yıkan bir adam vardı karşısında. Miroğlu konağının o sağır duvarları, o gece sadece bir nikaha değil, sınırları zorlayan bir şehvet savaşına tanıklık edecekti. Baran, bacaklarındaki cansızlığın intikamını Dilan’ın taze teninden, masumiyetinden ve çığlıklarından alacaktı. "Dizlerinin üzerine çök Dilan! Bakireliğini kanıtlaman yetmez; bu gece her zerrenle bana ait olduğunu, sakat bir adamın seni nasıl dize getirebileceğini öğreneceksin. Soyun ve sadece sahibini izle..." Kırmızı ipeklerin teni yaktığı, ellerin hoyratça sahiplendiği, nefeslerin haram bir tutkuyla birleştiği o karanlık odada; Dilan ya bu yakıcı şehvete teslim olacak ya da bu karanlıkta yok olup gidecekti. Törenin kanlı gölgesinde, sakat bir ağanın doyumsuz arzularına kurban giden bir kadının hikayesi...
Azad Şahinbey ; Bilişim Teknolojileri Uzmanı. Zeki, Kurnaz ve Oldukça Soğukkanlı Bir Ağa. Buse Seçkin ; İsviçre'de Doğup Büyüyen Kariyerinde Başarılı Bir Avukat. Yolu Şırnak'a Düştü Ancak Orada Onu Demir Yürek Lakaplı Bir Sürpriz Bekliyordu. Sözleşmeli Berdel Kurgumda Çok Sevilen Azad & Buse Çiftinin Çekişmeli Aşk Hayatı. Okuduğunuz Tüm Berdel ve Ağa Kurgularını Ters Köşe Edecek Berdel Serisinin İkinci Kitabı. Keyifle Okuyun. 🌸💌
Lidya Akay peşine takılan örgütden kurtulmak için babasının yakın arkadaşı Albay amcasından yardım ister. Fakat karşısına çıkacak olan Yüzbaşı Kerimle yaşayacağı aşkı bilmeden onunla inatlaşmaya başlar.
Kocası Ender tarafından, kendi yatağında, geçmişte nikah şahidi seçtiği en yakın arkadaşıyla aldatılan Esra, oğlunu kucaklayıp evden kaçarken hayatının en büyük darbesini yemeye hazırladığından habersizdir. Onu ihanetten bile daha büyük bir yıkım beklemektedir: Karadeniz’in falezleri kadar sert, soğuk ve hükmedici bir adam. Adı duyulduğunda herkesin titrediği, Karadenizli mafya Bozkurt Ağasar. Bozkurt’un şirketinden sızdırılan bilgilerin sorumlusu olarak görülen Esra, otoparkın karanlığında diz çökerken, hayatı geri dönülmez biçimde değişir. Oysa gerçek bambaşkadır: Ender, karısının kimliğini kullanarak parayı çalmış ve suçu Esra’nın üzerine yıkmıştır! Bozkurt Ağasar için bunun hiçbir önemi yoktur. O önce borcunu ister. Sonra itaatini. Ve Esra; titreyen nefesinden, aldatılmasından, alnındaki kandan daha tehlikeli bir koku alır: Saplantı. • “Eğer sende paradan daha değerli bir ödeme şekli varsa, şimdiden kendini hazırlasan iyi edersin. Benim yöntemlerim, senin alıştıklarından çok daha farklıdır. Son kuruşunu ödeyene kadar, seni ebedi bırakmam.”
Güzeller güzeli bir Adana'ya nam salmış Kızıl Afet denilen terzi kız Züleyha.. Karanlıklar kralı Aslan Keskin ...Züleyhaaaa züleyhaaaa kız nerde bu kız kız kızıl Afet nerdesin sen ? + Geldim geldim yengelerin güzeli geldim - Kız nerdesin iki saattir hadi bak geç kalacan al bunları bir şeyler yaptım yersin . + Güzel kalplim benim için mi bunlar - kız kime yapacam o abine değil herhalde dedi güldü Ayşe . + yengem sen olmasan ne yapardım bu evde ben dedi Züleyha -Canim dedi sarıldı kıza Ayşe , . O sırada kapı çaldı Ayşe açtı kayınbabasi ve kocası yine beş karış sürat ile geldiler . Ayşe ne oldu yine size dedi tiksinir gibi baktı , kocası sus lan dedi yemek hazırla bize dedi . Züleyha baktı ve çıktı dışarı nefes aldı terziye doğru yürüdü Terzi dükkanında çalışan 23 yaşında bir kızdı liseden sonra okutmadı babası para gidiyor git çalış dedi. Terzi dükkanının yan tarafında araba yıkama dükkanın da gençler oturuyordu Burak dizi ile dürttü senin ki geliyor dedi Seyit başını kaldırdı baktı offf yine çok güzel lan dedi saçları gözleri dudakları her şeyi çok güzel bir kızdı Burak saçlari boyamı acaba dedi Seyit küçükken de böyleydi dedi aynı mahalledeydi küçüklükten Burak harbi güzel dedi Seyit sokarım o ağzına dedi dönün lan önünüze dedi ! Züleyha geçiyordu Seyit baktı günaydın Züleyha dedi diğerleri de döndü baktı, Züleyha sadece günaydın dedi ve geçti gitti hiç hoşlanmıyordu bu adamdan .Seyit bir kerede bak lan yüzüme dedi bir kere çay bardağıni sıktı diğerleri sıkma canını dediler . Seyit bu böyle olmaz benim bu kizi almam lazım dedi duramıyorum lan artık yüz vermiyor bana diğer çocuk kimseye yüz vermiyor dedi sırıttı Seyit tuttu yakasından sikerim senin belanı lan dedi Züleyha benim kimse yan gözle bakmayacak dedi tamam lan bırak dedi adam , Seyit o zman adam gibi konuş dedi . Çocuk sırıttı bak dedi yüz vermek istediğine veriyor dedi Seyit dönüp baktı Seyitin kuzeni Ahmet' ile konuşuyordu Züleyha hemde gülümseyerek Ahmet de aynı şekilde Ahmet öğretmendi temiz bir çocuktu ,Seyit yumruğunu sıktı yaklaştı Ahmet dedi Ahmet döndü baktı Seyit abi dedi gülerek Seyit de Ahmet koçum nasılsın dedi gözü Züleyhadadyı İyiyim abi sen nasılsın okula gidiyorum Zuleyha ile karşılaştık dedi . Seyit kafa salladı ne güzel dedi ne güzel Züleyha görüşüruz Ahmet dedi ben gideyim Feride abla bekler beni dedi gülümseyerek baktı Seyite döndü kafa ile selam verdi gitti Seyit baktı Ahmet' dedi tanışmışsın benim kızla dedi bilerek Ahmet nasıl abi dedi senin kız ? Seyit ha koçum senin haberin yok tabi ben yanığım bu kıza kaç zamandır dedi yakında istetirim anama düğün yakındır dedi sırıtarak Ahmet şok oldu Züleyha demedi hiç dedi ama Seyit henüz haberi yok be oğlum ama gönlü var bende belli ediyor dedi Ahmet bozuldu ama bir şey demedi hayırlı olsun abim dedi Seyit vurdu sırtına eyvallah Koç dedi hadi eyvallah dedi geçti dükkana. Züleyha dedi sıktı elindeki bezi seni kimseye yar etmem benimsin kızıl Afet dedi ! Seyit 29 yaşında oto yıkama işi yapıyordu yakışıklı bir adamdı ama Züleyha ağzı bozuk ve kıskanç biri diye hiç yüz vermedi ona Züleyha Ahmet'ten hoşlanıyordu aşık değildi ama seviyordu adamı efendi bir adamdı öğretmendi temiz bir çocuktu. Züleyhanin babası tam bir pislikti abisi ile birlikte kumar içki hırsızlık ne desen vardı . Yengesini abisi kacırmıstı daha küçük yaşta evlenmiş iki de çocuklari olmuştu Bir kız Bir erkek . Züleyhanin annesi o küçükken terk etmiş yani babası öyle demişti . Gerçeği bilmiyordu babasının doğru söylediğini de düşünmüyordu açıkçası . Dükkana girdi Feridem dedi sarıldı Feride kız nerdesin sen kızıl Afet dedi ona herkes öyle derdi uzun kızıl saçlari mavi gözleri ince beli uzun zayıf bir kızdı gören her erkek bir daha bakardı . Geldim Geldim feridemmm dedi üstüne önlük alıp başladı oturdu dikiş makinasınin önüne bir siyah Jeep geçti sonra bir daha gecti Feride kim bunlar acaba dedi ne işleri var burda dedi Züleyha bilmiyorum ki dedi dikti bitirdi elindeki işi ben bunu teslim edeyim geleyim abla dedi . Feride tamam gülüm dedi.Zuleyha çıktı elinde poşet yürüdü Seyit bakıyordu yine ah ulan züleyha dedi sana Yusuf ben olacam dedi . Züleyha geçti gitti karşıdan karşıya geçerken siyah bir jeep kıza çarptı düştü Züleyha yere dizi kanamıştı ve yanı ağrımıştı ahhh dedi yerde saclari yüzünü kapatmışti Jeep durdu şoför ve yanındaki indi iyimisiniz dedi Züleyha saçlarını çekti sizce dedi kendini gösterdi adam baktı hafifçe gülümsedi bayağı iyisin dedi adam Züleyha baktı zevzek adam dedi ahh dedi yerden kalkmaya çalıştı adam tutayım ben dedi seni tuttu kaldırdı kıza dikkatle baktı arabadan bir adam indi arkadan esmer kalıplı yakışıklı sert mizahli biri soğuk ve sert bir şekilde ne oldu Neco dedi Neco denilen adam Aslan abi kıza çarptık yanına vurduk galiba ona bakıyordum dedi Aslan denilen adam yaklaştı kıza baktı Züleyha eteğini düzeltti saçlarını geriye attı dudağını yaladı başını kaldırdı adama baktı adam mimiksiz bir ifade ile bakıyordu kıza soğukça iyi görünüyor dedi hadi dedi Neco baktı başta
#2026TR/İLLE DE SEN ❤ ⚠️ ÖNEMLİ OKUYUCU UYARISI ⚠️ Bu hikaye, yetişkin okuyucular için tasarlanmıştır ve +21 yaş sınırı içeren detaylı içeriklere sahiptir. Hikayenin ilerleyen bölümlerinde; 🔞 Yoğun ve betimleyici cinsel sahneler, 🔥 Arzu ve tutkunun sınırlarını zorlayan temalar, ⛓️ Sert ve müstehcen dil kullanımı yer almaktadır. Eğer bu tür içeriklerden rahatsızlık duyuyorsanız veya yaş sınırının altındaysanız, okumaya devam etmemeniz önemle rica olunur. Hikayedeki karakterler ve olaylar tamamen kurgusaldır. 🚫🔞⚡ Keyifli ve heyecan dolu okumalar! 😉🔥 Bazı kadınlar kaderlerini seçmez. Ama bazıları, kendileri için çizilen kaderi paramparça eder. Nilüfer, İstanbul’da kendi ayakları üzerinde duran, geleceğini emeğiyle kurmuş genç bir kadındır. Ancak bir gecede, aşkın, törenin ve kanla yazılmış kuralların hüküm sürdüğü Antep’e geri sürüklenir. Bir kaçış… Bir berdel… Ve pazarlık masasına yatırılan bir hayat. Aşiretler hesap yaparken, ağalar güç tartarken, anneler kızlarını korumak için başka kızları ateşe atarken… Nilüfer, kurban olmayı reddeder. Karşısında iki yol vardır: Ya zalimin karısı olacak… Ya da herkesin sustuğu yerde, aklıyla oyunu bozacaktır. Aslan Hançer… Bir aşkın ardından kendine mezar sessizliği seçmiş bir ağa. Gücün zirvesinde ama kalbi geçmişte kalmış bir adam. Nilüfer için bir sığınak mı, yoksa başka bir sınav mı? Bir anlaşma… Bir sahte evlilik… Ve abi–kardeş kalmaya yemin eden iki insan. Peki ya evlilik… Bu yemini taşıyabilecek mi? Birbirlerini abi ve kardeş olarak gören Nilüfer ve Aslan, aynı çatı altında kalmaya devam ederken gerçekten öyle kalabilecekler mi? Yoksa suskunluk, mesafe ve kaçılan bakışlar, yerini tehlikeli bir çekime mi bırakacak? Verdikleri söz ne olacak? Sözlerini tutabilecekler mi? Yoksa asıl savaş, birbirlerine değil… kendi kalplerine karşı mı verilecek? Ağanın Nilüfer Çiçeği, töre ile vicdanın, güç ile özgürlüğün, kadın bedeni üzerinden kurulan düzen ile bir kadının iradesi arasındaki ölümcül çatışmayı anlatıyor. Bu bir aşk hikâyesi değil sadece. Bu, hayatta kalma, direnme ve kendi duygularından bile kaçmak zorunda kalan iki insanın hikâyesi. Ve unutma: Nilüfer, koparıldığı yerde solmaz. Kök saldığı yerde… düzeni değiştirir.