Selin sabaha karşı, otel odasının tavanına bakarak uyandı. Gece boyunca rüya görmemişti. Ya da görmüştü ama Murat’ın varlığı, rüyayla gerçeğin arasındaki o ince çizgiyi tamamen silmişti. Yatağın kenarına oturdu. Oda sessizdi. Ama bu sessizlik artık güven vermiyordu. Murat’ın sessizliği, hareketinden daha tehditkârdı. Yan odadan Kerem’in kapıyı açma sesi geldi. Selin irkildi. Kapı çalındı. “Selin?” dedi Kerem. “İyi misin?” Selin ayağa kalktı, kapıyı açtı. Kerem’in yüzü yorgundu ama sakindi. “İyiyim,” dedi Selin. Bu kez yalan söylemediğinden emin değildi. “Biraz hava almak istiyorum.” Kasabanın içinden yürüdüler. Sabah erken olduğu için sokaklar boştu. Selin çevresine bakınıyordu; aynalar, camlar, gölgeler… Murat görünmüyordu. Ama Selin onun yokluğunu hissetmiyordu. Aksine, Murat her zama

