Annemin çeyizi dokunmamızın hatta bakmamızın yasak olduğu bir sandık içinde yüz yıllık uykuya dalmış, fanusun içindeki gül kadar özenle bakılan nadide parçalarla doluydu. Her yıl ceviz sandığının içini açar, büyük bir merasim eşliğinde bütün eşyaları dışarı çıkartır, vitrinleri boşaltır ve her parçayı elinde özenle yıkardı. Meşhur temizlik günlerinde beni ve kardeşlerimi evden kovar çünkü herhangi bir kavgaya kurban gitmelerini istemez. Onları özenle yıkayıp kuruttuktan sonra bir süre oturup seyreder, eski zamanları düşünür ve yine hiçbir şey söylemeden yuvalarına geri gönderirdi. Nadir zamanlarda bu seremoniye katılmama hatta çok iyi günündeyse birkaç tabak tutmama dahi izin verirdi. Envai çeşit parçanın içinde bir tabak takımı vardı ki değil biz, Kraliçe Elizabeth gelse o tabaklarda yeme

