"Bastım sizi!" Diye pat odaya dalan görümcemle Berzan'dan ayrılmıştım.
"Bastın bizi , olamaz!" Dedim alayla gülümseyerek. Kahkaha atıp bana sarıldı.
"Biraz da bana abiciğim. Artık evlendiginizde onu bize göstermeyeceksin diye şüphe etmeye başladım." Dedi. Berzan'sa o aşığı olduğum belediye çukurlarını gösterip gülümseyerek.
"Ben onu görsem yeterli Zişan" Dedi. Gülümseyerek gözlerine baktim. Şuan gözlerimle gülümsüyordum yemin edebilirdim ama kanitlayamazdim . Kalbimden geliyordu hissediyordum...
"Geldiğin iyi oldu Zişan. Gelinlik almaya gideceğiz Papatya'ma..."
"Ahey Ahey Ahey düğünümüz vardır çekilin agalar " dedi. Kendince komik oldugunu düşünüyordu. Tamam belki biraz :D.
"Hemen mi Berzan?"
"10 gün sonra düğünümüz var güzelim" dedi .
Az kalmıştı, cok az.. Ben sonsuza dek mutlu olacaktım. Sevdigim adamla. Bütün kötülere bütün kötülüklere rağmen olacaktım...
Arabaya binip gelinlikçilerin oldugu kapali çarşıya sürdü bizi.
15 dakikalık yolun ardından varmıştık. Durgundum biraz..
Neden bilmiyorum..
Aklimi kurcalıyordu poyraz bey.Duygularindan emin olmayacak yaşı coktan gecmisti. Umarim bana bela olmazdı.
"Papatyam?"
"Hı?"
"Iyi misin? Yorgun duruyorsun, istemezsen başka zaman bakarız, yada eve göndeririz "
"Yok hayır sadece biraz duygu karmaşası yaşıyorum ondan olsa gerek. Almak istiyorum bugün. "
Yüzlerce gelinliğin icinden bir kaç tane seçip Zişanla kabine girdik.
Üzerimdeki bluzu ve atleti çıkarıp sadece iç çamaşırımla kaldim. Pantolonumu çıkarma gereksimi duymadım.
"Ayy yenge bembeyaz tenin var. Birayemı bı ter xene bi" dedi anlamamıştım.
"Ne?" Dedim kahkaha atıp.
"Yok bir şey yengecigim. Hadi abim bizi bekliyordur. " diyip gelinliği kafamdan geçirdi. Gözümün önündeki saçları cekip ona baktim
"Abine sorarım o zaman " dedim hızla gelinliği giydim. Ve kabından çıktım. Cümleyi içimden tekrar edip edip durdum. Zişan'nın arkamdan kahkaha atışıni duymuştum
"Berzan! Birayemı bı te xene bir ne demek." Dedim. Berzan şaşkın bakışlarla bana bakıp.
"Ne ?"
"Zişan'a sor ne olduğunu soruyorum söylemiyor ne dedi " dedim . Meraklı yanımı bastıramamak beni yaşayan anlar.
Arkama döndüğümde Zişan iki eli havada bize dogru geliyodu.
"Abi yanlışlıkla kaçtı ağzımdan aslında ben öyle demicektim. " dedi . Yanlışlıkla demediğini biliyorduk tabi ki. En cokta Berzan biliyordu.
"Sonra söylerim ben sana papatyam. Bakalim hangisini giymişsin. Melek gibi olmuşsun.." Dedi beni elimden tutup etrafimda çevirdi.
Zişan yanimiza gelip alıcı gözle baktı. Burun kıvırtip.
"Olmamış ben beğenmedim. Çok fazla kabarık. Artı kol kısmı bol kalmış değiş. " dedi ve Berzan'ın yanina oturdu.
Kabine geri dönüp ikici üçüncü ve besinci gelinliği görevliyle denedim. Artık bunalmak üzereydim. Önümdeki perdeyi çekip ofalayarak dışarı çıktım. Berzanda sıkılmıştı yine de yanima gelip
"Mükkemel olmussun" dedi gülümseyerek bende ona tebbesum ettim. Zişan'nin elimizi ayırıp .
"Abi gerçekten bu zevksizlikle bu güzelligi nasil yakaladın bilmiyorum. Giydiği sekiz gelinligede çok güzel olmuş dedin. "
Demek sekizmis neyse aksama kadar otuz olurdu.
"Git kendin giy o zaman Zişan. Ben hangi kafayla bunu çağırdım. Benim sevdiğime hersey yakışıyor." Dedi. Ah canım benim...
"Evet Zişan'ın sectigi gelinliklerin hepsini denediğime göre artik ben seçebilirim kendi gelinliğimi. " dedim askılardaki gelinlikeleri elimle yokladım. Aklima yatan bir şey bulamamıştım. Gözlerim başından beridir yanı başımızda duran vitrindeki gelinliğe çarptı. Nasil görememiştim hayallerimi yansıtıyordu...
"Onu istiyorum"
♧♧♧
Kına gecesinde giyeceğim elbiseyi de seçmiştim. Berzan'a göstermemiştim. Biraz açık olabilirdi, zaten kına kız kıza olacaktı.
Ben istemiştim kızlar arasında olmasını. Yoksa burda torunundan tutun amcasından dedesine kadar geliyordu. Bir kaç düğünde şahit olmuştum. 'Ton ton dedem senin ne işin var burada ya' demiştim adama . Allah'tan türkçe bilmeyenlerdenmis.
Merve onu götürmedigim icin beni öldürecekti. Aman neyse canım düğün gününe kadar gideriz canim bir gün derim bende.
Yemezdi tabi:)
5 gün sonra
Günler üstüne günler geçti çabucak. Evlilik telaşesinden kısacık süren nişanlılık donemimizin tadını bile çıkaramamıştık.
Makyaj masamın sandalyesini cekip oturdum. Son zamanlarda yaşadığım stresten ötürü cildimin kirlendiğini hissediyordum. Güneş kremimi yüzüme sürüp iyice yedirdim. Doğu, Batıya kıyasla çok daha sıcaktı. Öğlen sıcağın da dışarı çıkabileceğini düşünemiyorum bile. Dondurma gibi erir kalırım.
Saçımı kurutmama gerek kalmadan klimadan gelen havayla kurumuştu saçlarım. Basit bir elbise giyinip saçlarımın ön tutamlarını arkaya sabitledim. .
Saat daha 07.00 geçmek bilmiyordu bu. Odadan çıkıp yan odaya girdiğimde Merve yüz üstü uzanmış ağır bir uykudaydı.
"Merve.. şşşt Merve. Uyansana hadi " başını yastığa daha da gömüp dürtmeme ragmen uyanmıyordu.
"5 dakika daha aşkım. " mirildanmasiyla gözlerim fal taşı gibi açıldı. Ayni anda o da hızla gözlerini açtı ve yataktan fırladı.
"Ne dedim ben az önce?"
"Hiç ..." kahkaha atıp kapıya yöneldim.
"Nereye gidiyorsun?"
"5 dakika daha aşkım" dil çıkarıp odadan kaçtım. Arkadan gelen sese bakılırsa yastık atmıştı kapıya.
Kimmiş bakalim o aşkı yakın zamanda öğrenecektim. Kendimden daha cok isterdim mutluluğun onun olmasını. Az şey yaşamamıştı Merve. Babasi içkici sarhoşun, kumarbazın tekiydi. Zamanında çok şiddet görmüş. Liseyi bitirince kurtuldu o evden. Şimdi avukat oldu yılda 1 yada 2 defa ya gider ya gitmez. Annesi olmazsa adım atmazdı ama melek gibi bir annesi vardi . Bana hep mesleğini kazanınca annesini yanina alacağını söylerdi. Umarim bundan sonra hersey guzel olurdu. Aklima gelen şahane fikirle salonda kahvesini içen dedemin yanina gittim.
"Günaydın dedem." Elindeki kahvesini yudumlayıp önündeki masaya birakti. Kollarını bana açtığında beklemeden sarıldım güven kokan bağrına. Başıma öpücük bırakıp.
"Günaydın papatyam. "
"Dedem seninle konuşalım mı biraz ? Artık ben evleniyorum, bir süre eskisi gibi şirkete devamlı gidip gelemeyecegim . Ben düşündüm ki Merve üniversiteyi yeni bitirdi iş arıyor. Onu bizim şirkete alsak senin yanında bir süre çalışsa bütün işi kavrar hatta benden daha da iyi yapar. " umutla dedeme gözlerimi belertip tabiri caizse küçük masum köpek bakışları atip heyecanla cevabını bekledim.
"Getirsin bakalim özlük dosyasını bir sorun yoksa neden olmasın. "
"Çok teşekkür ederim dedem."
Merve cok sevinecekti. Umarim yeni işi ona uğurlu gelir ve annesini o pislikten kurtarırdi..
Evden çıkıp arabama şoförle bindim. Zelihayla olanları duyunca dedem cok üzülmüştü. Bizim icin almıştı oturduğumuz evi. Hemen Berzanların karşı konağı. Fazla büyük değildi zaten biz kac kişiydik. Ben de uçup gidiyordum.
Yuvamı bırakmadan önce gitmem gereken bir yerim vardı...
♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡
Buraya en son ne zaman gelmiştim...
Düğün günümde...
Neler söylemiştim anneme, babama hic hak etmedikleri kelimeleri dile dökmüştüm. Elimi, annemin kurumuş toprağına sürdüm. Acıyla tebessüm edip.
"Anneciğim... ne kadar uzun zaman oldu görüşmeyeli... Mardin'e taşındım yoksa her g*n gelirdim yanınıza..sizi çok özledim. Benimle abimi goruyor musunuz? Babacığım... sen nasılsın , umarim ikiniz de iyisinizdir. Ben evleniyorum, bu defa doğru adamla evleniyorum biliyorum. Yaşadığım hersey benim onu bulmam için yaşandı belki... Size saatlerce anlatabilirim onu, sayfalarca bitiremem... Ama siz? Sizi anlatamam... Hatrımda yoksunuz.. sizinle guzel anılarım olmasını ne çok isterdim. Sizsiz Kalbimdeki sızı kanayıp duruyor..."
Bir süre sessizce gözyaşlarımı akıttım annemle babamın kuru toprağına. Mutlu günlerimde onlar da olsaydi yanim da ne olurdu... Burukca tebessüm edip , ellerimle göz yaşlarını sildim.
"Ama olsun siz üzülmeyin olur mu? Kızınız cok mutlu , abim de mutlu. E nasıl olsa en yakin arkadaşı ona damat oluyor... Merak etmeyin en yakin zaman da cadı kızınız, oğlunuzun da basını bağlayacak..." dedim gülerek.
Kolumdaki saate baktığımda 15.26 olduğunu gördüm. Bir saat sonra uçağım vardi. Kimse yokluğumu fark etmeden gitmeliydim. Gerçi dedem biliyordu benim için yeterliydi..
♡♡♡♡♡♡
Berzani on beşinci arayışımdan sonra kendimi konağın önünde buldum. Kapıdaki adamlar beni görünce kapiyi açıp.
"Hoşgeldiniz gelin hanim" dediler
"Hoşbuldum. " iceri girip avluda oturmus telefonla oynayan görümcemin yanina gittim.
"Zişan abin evde mi? Aradım ama kapalı telefonu "
"He yenge. Anamla davetiyeleri köydekilere dağıtmaya götürdüler. Şebeke çekmiyordur. "
"Yakın mi köyünüz? Birlikte gidelim mi?"
"Bakıyimde abimin hasretine dayanamiyen "
"Ne alakası var canim sende" dedim gülerek. Birlikte arabaya binip, köye gitmek üzere yola çıktık.
1 saatlik yolculuğun ardından bozuk köy yoluna girdik. Evler gözükmeye başlamıştı. Köylerinin adı Ayma'ydı. Demek tüm köy aşiretleriydi. Vay be !
Köyün girişine varmıştık, evler yavaş yavaş görünür olmuştu.
"Yenge abim orda değildir. O suya gitmiştir. "
"Göl mü var köyünüzde?" Dedim şaşırarak. Doğu 'da sulak alan iki elin parmaklarını geçmezdi bildiğim kadarıyla.
"Ilahi sen yenge, ne göli. Ağacın altından su gelir. Köylüler de oraya havuz yapmış. Suyu da şifalıdır derler." Dedi. Arabayı girişe bırakıp onunla tarla yollarından birine girdik. Doğu da gördüğüm en yeşillikli köy burasıydı. Tabi gorduklerim arasında. Orman gibi bir sürü kavak ağacın ortasındaki yoldan çıktık. Buyuk değildi orası kesindi.
Ağaçlık bitmeden çalılarla kapı şekli verilmiş yerin önünde durduk. Zişan kafasını uzatıp baktı.
"Evet yenge abim burda. Ben anamlarin yanina gidem sende nişanlınin yanina git. Hadi görüşürüz. "
"Teşekkür ederim buraya Kdar beni getirdin. "
"Sanki sırtımda taşımışam. Hadi hadi. "
Zişan geldiğimiz yoldan geçip gözden kaybolunca bende sarmaşıkli kapidan iceri geçtim. Zişan haklıydı su vardi, ancak havuz demeye bin şahit istenirdi. Aklima fayansli lüks havuz gelmişti ama küçük her tarafi beton bir havuzdu. Suya biraz yaklaştığımda suyun berraklığı şaşırmama sebep olmuştu. Altındaki taşlar olsun tertemizdi. Ictigimiz su kadar duru ve temiz. Kocaman bir ağaç vardi Zişan 'in dedigi gibi kaynağı oydu . Yeraltı sularından geliyordu. Suyun icinde Gördüğüm hareketlilikle suya daha cok odaklandim, o yengeçmiydi ben mi hayal görüyordum. Kıskaclarini açıp benim olduğum tarafa gelince ordan kaçmayı seçtim. Tamam su derin değildi havuz cok yüksekti gelemezdi ama ya gelirse.
Az ötede suyun huzurlu sesiyle, sedirde uyuyan nişanlıma baktim.
Nasıl aşıktım anlatsam...
Gülümseyerek ona baktım. Aramızda olan kisa mesafeyi de kapatıp baş ucuna oturdum. Uyandirmamaya çalışarak ,ellerimi yavaşça saçlarına daldırdım. Yanağına küçük bir öpücük kondurdum. Suyun dalgalanma sesi ve etrafimizdaki yeşilin verdiği huzurla gözlerimi kapattim. En kötü günümüz böyle olurdu umarim.
Bu tepe pullu tepe nenni de yarim nenni
Su gelir sere serpe eskide yarim hani
Dediler yar uyumuş nenni de yarim nenni
Uyardım öpe öpe, eski de yarim hani .
Söylediğim türküyle Berzan gözlerini kısarak açtı, sonra yine kapattı. Güneşten rahatsız olmuştu sanirim.
"Rüya görüyor olmalıyım"
"Evet Berzan rüya görüyorsun " dedim gülerek.
"O zaman sende huri olmalisin. "
Güldüm
"Bilmem belki.."
Doğrulup karşıma geçti, beni kendine cekip göğsüne yasladi. Başıma kondurduğu buseyle, huzurla gözlerimi kapattim .
"Geleceğini haber verseydin seni karşılamaya gelirdim .." Sedirden yere düşmüş telefonu elime alıp ona gösterdim.
"Bu telefon yer için degil sevgilim , iletişim kurmak için icat edildi. " dedim alayla gülerek. Biraz daha yaklaşıp.
"Öyle mi..."
Yatak odası sesiyle benimle konuşma, cabuk bastan çıkarım yakışıklı.
Ah ne güzel bakışlar onlar ...
"Ihım , e - evet"
"Berzan ağa " aramızdaki aurayı bozan kiz sesiyle, hızla ondan uzaklaştım. Su'yun girişinde dikilmiş, benim yaşlarım da genç bir kiz vardi. Tebessüm ettim ona tüm iyimserliğimle, ancak karşılığı burun kıvırma olunca kaşlarımı hafif çattım.
Bakışlarını benden cekip , Berzan'a dönünce kıskançlık damarım kabardı.
"Ne oldu songül " dedi. Demek adın songül... seni kara listeye yazıyorum hayatım. Orası biraz kabarık ama tanışır kaynaşırsınız nasilsa hepiniz aynı pisliksiniz...
"Dedemler seni yemeğe bekliyorlar. " dedi. Berzan elimi tutup beni de kendiyle ayaga kaldırdı.
"Tamam sen git biz geliyoruz " dedi. Kız son bir bakış atıp gitti. Kimdi bu ne bu afra tartalar daha ilk dakikadan.
"Kim bu kiz?"
"Amcamın kızı" dedi Berzan . Onun için amca kızından ibaretti . Unutma Bahar 4 gün sonra bu adam senin kocan olacak, sadece senin!