2-Kader

1085 Kelimeler
Salih Ağa, Halime’nin söylediklerini sessizce dinledi. Gözlerini tekrar Aslı’ya çevirdi. Kız hâlâ başını eğmişti, ama yüzündeki solgunluk ve duruşundaki kırılganlık her şeyi anlatıyordu. İçinde tuhaf bir öfke kabardı. Bir anda sesi sertleşti: “Aslı bir çalışan olabilir ama bu sana ona eziyet etme hakkı vermez, Halime! Dokunmayacaksın ona! Bundan sonra Aslı’ya el kaldırdığını duyarsam, seni bu konaktan kovarım!” Halime’nin yüzü bir anda gerildi. Böyle bir tepki beklemiyordu. Her zaman bu evin işlerini çekip çeviren o olmuştu, Salih Ağa da ona karışmazdı. Ama şimdi, sırf torunları bir şey söyledi diye böyle mi oluyordu? “Ağa, ben sadece—” “Benim dediğim yeter! Bundan sonra Aslı’ya bağırmayacaksın, onu dövmeyeceksin. O burada çalışıyor, işini yapıyor. Ama senin oyuncağın değil!” Fatma ve Kaan sevinçle birbirlerine baktılar. Nihayet dedeleri Aslı’yı korumuştu. Ama Halime’nin gözlerindeki öfke sönmemişti. İçinde biriken kinle Aslı’ya kaçamak bir bakış attı. Bu iş burada bitmemişti…. Salih Ağa, Halime’ye karşı sert sözlerini söyledikten sonra bir süre sessiz kaldı. Aslı’nın hâlâ başı eğikti, ama yüzündeki korku biraz olsun azalmıştı. Salih Ağa, bu kızı uzun zamandır görmezden gelmişti, ama o an içinde bir farkındalık doğmuştu. Gözlerini tekrar Aslı’ya çevirdi, ama bu kez bakışları yumuşaktı. “Aslı,” dedi, sesinde hiç olmadığı kadar nazik bir ton vardı. “ Merak etme kimse sana bundan sonra dokunmayacak." Aslı, gözlerini Salih Ağa’ya kaldırdı, ama hala ne diyeceğini bilemiyordu. Bu tür sözleri hiç duymamıştı. Salih Ağa, biraz durakladıktan sonra devam etti: “Bundan sonra her sabah kahvemi sen getireceksin. Biliyorsun, ben sabahları kahvemi içerken çok huzurluyum. Yavaşça, sakin bir şekilde bana kahve getireceksin, böylece hem işlerimi düzgün yaparsın, hem de evdeki huzur korunur.” Aslı şaşkın bir şekilde Salih Ağa’ya bakarken, gözlerindeki şaşkınlık her şeyden daha fazla belli oluyordu. O kadar zaman sonra, ilk defa biri ona nazik davranıyordu. Halime ise bu duruma tamamen öfkelenmişti. Ne olursa olsun, Salih Ağa’nın tavrını kabul etmek zorundaydı, ama Aslı'nın her sabah ona kahve getirmesi fikri onu fazlasıyla rahatsız etmişti. Salih Ağa'nın buna neden karar verdiğini anlamasa da, başka bir şey yapmaya cesaret edemedi. Aslı, yine sessizce başını salladı, ama bu sefer minnettarlıkla. Halime, o akşam eve gidince sinirinden ne yapacağını bilemez bir haldeydi. Salih Ağa'nın Aslı'ya olan tavrı, onu büsbütün çıldırtmıştı. Evde her şey normale dönmüş gibi görünse de Halime'nin içinde biriken öfke, sonunda patlayacaktı. O gece, Salih Ağa’nın Aslı'ya nazik davranışlarını, ona kahve getirme talimatı verdiğini duyduğunda, gözlerinde kıskanlık ve hırs vardı. Eve vardığında, kocasının yanına hemen oturdu ve öfkesini kusmaya başladı. “Kızın Salih ağanı baştan çıkarmış!” dedi Halime sinirle, sesi titriyordu. “Kızın aklında ne var anlamıyorum. Ağa karısımı olmayı planlıyor ? Salih Ağa’ya da ona kahvesini bundan sonra Aslının götürmesini istiyor. Ne yaptı ne etdi çeldi adamın aklını.Aslı için bana bir bağırdı görmen lazım. Kocası şaşkın bir şekilde ona bakarken, Halime sinirinden ellerini ovuşturuyordu." Ağa’yı etkisi altına almak için her yolu deniyor. O kadar iyi görünmeye çalışıyor ki, herkes ona acıyıp yardımcı olmak istiyor. Ama o sadece planını gerçekleştiriyor." Kocası, kaşlarını çatarak “Yani demek istiyorsun ki,Aslı ağanı baştan çıkarmış onunla oynaşıyor ha ? Hem de dedesi yaşında herifle?!" Halime, sinirle başını sallayarak, “Evet! Kesinlikle! Ağanın buna bir bakışı var kim görse hemen anlar. Yardım etsin diye götürdük namusumuzu ayaklar altına aldı" Kocası,Halime'nin söylediklerinden sonra, sinirle ayağa kalktı. O kadar öfkelenmişti ki, gözleri neredeyse ateş saçıyordu. Halime'nin anlatımları, ona gerçekten inanmıştı ve kızının Salih Ağa'yı baştan çıkarmaya çalıştığına ikna olmuştu. Gözleri kararmış, zihninde bir tek düşünce vardı: O kızı cezalandırmak. Hızla evin içinden çıkıp, Aslı’nın odasına yöneldi. Kapıyı sertçe açarak içeri girdi. Aslı, hiçbir şey anlamadan babasının ani öfkesine maruz kaldı. “Nedir bu yaptığın, ha? Herifleri baştan çıkarıyorsun, Salih Ağa’yı mı kandırıyorsun? Ne sanıyorsun kendini?” diye bağırarak, Aslı’yı tutup savurdu. Aslı bir anda ne olduğunu anlamadan yere düştü. Yüzü korku ve şaşkınlık içinde olan Aslı, yalvarmaya başladı "Baba ne olursun vurma bana vallahi ben birşey yapmadım.Hiç sana lf getirirmiyim hem o benim dedem yaşında kim sana söylüyor bu lafları" Babası sanki onun söylediklerini duymuyormuş gibi konuşmaya başladı “Seni aşşağıık pislik.Namusu mu kirletmeye çalışıyorsun?Ne yaptında kandırdın herifi söylee ?! Aslı, hiçbir şey söyleyemedi. Babasının sözleri ve şiddeti, onu daha da derin bir korkuya sürüklüyordu. İçindeki çaresizlik her geçen dakika daha da büyüyordu.Gözlerindenyaşlar akiyor babasına gerçeyi nasıl isbatlaya bileceğini düşünüyordu. Halime, kocasının Aslı’ya şiddet uygulamasını izlerken, bir yandan da içindeki öfkeyi tatmin etmenin verdiği bir tür garip haz duyuyordu. Bu durum, onun gözünde Aslı'yı ezmenin bir yolu gibi görünüyordu. Ertesi sabah, Halime, Aslı’yı işe götürmekten kaçındı. Aslı, her zamanki gibi kahvaltısını yaparken Halime'nin ona bakışları daha önce hiç olmadığı kadar sertti. Ne söyleyeceğini, ne yapacağını bilmiyordu. Ancak Halime, Aslı’yı evden dışarı çıkarmayacağını, onu evde tutacağını net bir şekilde belirtti. “Bugün gitmiyorsun, kalacaksın evde,” dedi Halime, yüzünde bir gülümseme bile olmadan. “İş yok, sana ihtiyacım yok.” Aslı, şaşkın bir şekilde Halime’ye bakarken, dilinden tek bir kelime bile çıkmadı. Halime’nin tavrı tamamen değişmişti ve Aslı buna anlam veremiyordu. Eve gitmek için Salih Ağa’nın konağına doğru ilerlerken, Salih Ağa, Aslı’nın evde olduğunu ve Halime’nin onu işe götürmediğini fark etti. Gözleri bir anda sinirle parladı. Halime’nin ona karşı tavrı, artık sabır sınırlarını zorluyordu. Bir süre sonra, Salih Ağa konağa geldi ve Halime’ye sert bir şekilde yaklaştı. “Neden Aslı’yı getirmedin?” diye bağırdı. “Sen benim lafımdan nasıl çıkarsın ?Her sabah kahvemi Aslı getirecek dedim." Halime, Salih Ağa’nın bu tepkisi karşısında şok olmuştu. Ne yapacağını bilemedi. Ancak içindeki öfkeyi daha fazla gizleyemed. "Ağam babası izin vermiyor ben kızın kolundan tutup nasıl getireyim ?" Salih Ağa, Halime’nin bu söylediklerine dayanamayarak daha da kızgın bir şekilde cevap verdi. "O işe yaramaz kocana söyle Salih ağa böyle istiyor yoksa onunla farklı konuşurum." Halime, Salih Ağa’nın sözleri karşısında ne diyeceğini bilemedi. Gözlerindeki öfke daha da arttı.Sinirle.. "Tamam ağam emrin olur ben hemen gidip kocama söyler Aslıyı buraya getirirm." Evin kapısından geri dönen halime bir hışımla eve doğru gitdi olanları kocasına anlatınca dün yeri göğü inleten adam kedi kibi oturub Halimeyi dinliyordu... "Olan oldu artık işimi kayb etmek istemiyorum.Kız benimle gelecek ağa öyle istiyor.Yüzü gözü ne halde bu şekilde de görse beni paralar ama yapacak birşey yok." Adm Salih ağanən korkusundan birşey demedi hafifçe başını sallayrak götürmesine izin verdi. Halime Aslının odasını kapısını açarak odaya daldı.Uyuduğunu görse de aldırış etmeden omzundan silkeleyerek uyandırmaya başladı. "Kalk kıız uyan hadi hazırlan Salih ağa seni istiyor." Kız gözlerini açmış şaşkınlıkla bakıyordu. "Ne bakıyorsun kalk demedim ki sana? Yüzünün halini sorarsada düştüm dersin anladın mı ??". "Anladım ana hazırlanıp geliyorum" Aslı düşünceli şekilde hazırlanıp Halimeyle yola koyuldu aklında o kadar düşünce vardı ki.Ama yinede içinde Salih ağaya karşı bir minnet vardı içinden ne iyi insan diye düşünüyordu.....
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE