Yazarın Anlatımından Kemal, Sude'nin annesi ile konuşmasında sonra o manzarada Sude'nin yanına oturup bir süre şehre baktı. Onunla şuanı yaşayabilmek için neler neler feda etmişti ama şuan hepsine değdiğini hissediyordu. Sude'yi kolunun altına çekip göğsüne yatırdı. Sude ise bir kolunu beline sardı. "Kemal!" dedi, nazlı nazlı. Kemal, bakışını manzaradan çekip onun sarı saçlarına dikti. Saçlarını öpüp: "Hıım?" dedi. "Ben acıktım. " dedi Sude, gayet masum bir tondan. Onun bu basit ve temel ihtiyaçlarını söylemesi bile Kemal'e büyüleyici birşey gibi geldi. Ona bakarken her seferinde yüzünde istemsiz bir gülümseme beliriyordu. "Kalk bakalım, o zaman. Sana buranın en ünlü ve en güzel yemeklerini yedireyim. Zürcher geschnetzeltes ve rösti yedireyim, sana. Sonra da senin çok sevdiğin o

