Evren tüm dağınıklığıyla karşımda sendeleyerek dururken tek düşündüğüm hiçbir şey anlamamasıydı. Biz arkadaştık, aynı evde kalabilirdik değil mi? Bunda yanlış anlaşılacak durum yoktu. Ortada yanlış anlaşılacak durum da yoktu ya neyse. Gayet her şey doğruydu. Biz arkadaştık ama dün gece yaşananlar hiçte arkadaşça değildi. Gönül isterdi ki yaşananlardan sonra o da beni seviyor olsun, el ele mutlu bir geleceğe yürüyelim. Lakin sizde biliyorsunuz, bu olay bizi sarsmakla kalmayacak yıkacak. Osmanlı böyle yıkılmadı arkadaşlar. "Evren," dedim başparmağımla damağımı hoplatırken. İkimizin de bu saatte eve dönüyor olması büyük tesadüftü. Başka saat mi yoktu eve gelecek arkadaşım? Ne diye benimle aynı saatte dönüyorsun ki? "Sina." Gözlerini iş üstünde yakalanmış gibi kocaman açıp yutkundu. En az

