Kerim abinin babası, bizi getirdiği gibi götürmek istedi eve kadar. Kerim abiyi eve götürecekti. Doktoru, ameliyat tarihini vermiş ve eve yollamıştı onu babasının dediğine göre. Bizi de beraberinde götürmeyi ummuştu ancak ablam, yarı yolda inip bir banka oturdu. Yarım saat, bir saat... Birbirini kovalayan zaman silsilesince bu bankta oturarak bekledik. Kol saatime bakmaya gerek kalmamıştı. Şafak sökmek üzereydi. Annemin bizi nasıl merak ettiğini düşündükçe geriliyordum. Fakat donup kalan ablamı nasıl hareket ettireceğimi bilmiyordum. O an... Melih abi ve Biricik'i el ele gören ablam titreyerek geriye doğru sendeledi. Panik içinde tuttum kollarımda ağırlaşan bedenini. Bu oydu. Melih abiydi. Ve ellerini tutan kişi ablam değildi. Verdiği onca söz, toz olup uçmuştu. Öylesine samimiydi ki

